“Bomba Gibiyim” Demekle Tehlike Geçmiyor
Nail Tikit
Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde gece saatlerinde yapılan trafik denetiminde durdurulan bir sürücünün hem ehliyetsiz hem de 1,00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edildi. Aracı trafikten men edilen, para cezası uygulanan ve karakola götürülen sürücünün rahat tavırları ise olayın kendisi kadar dikkat çekti.
Muhabirin “Nasılsınız?” sorusuna, “Bomba gibiyim çok şükür” yanıtını veren sürücü, evinin yakın olduğunu, yalnızca iki şişe içecek almak için dışarı çıktığını ve bu nedenle “hayatının kaydığını” söyledi.
Oysa burada hayatı kayan yalnızca ceza alan sürücü olmayabilirdi.
Alkollü ve ehliyetsiz şekilde direksiyon başına geçen bir kişi, sadece kendi hayatını değil, yolda bulunan herkesin yaşamını riske atar. Birkaç yüz metrelik yol, kısa bir alışveriş ya da “evim zaten yakındı” düşüncesi, ölümcül sonuçlar doğurabilecek bir davranışı masum hale getirmez.
Trafik kazalarının önemli bir bölümü, “Bir şey olmaz” anlayışıyla başlar. Sürücü kendisini iyi hisseder, yolun kısa olduğunu düşünür, trafiğin sakin olmasına güvenir. Ancak alkol; dikkati, refleksleri, karar verme yeteneğini ve mesafe algısını olumsuz etkiler. Ehliyetsiz araç kullanmak ise bu tehlikeyi daha da büyütür.
Bu olayda dikkat çeken bir başka nokta, sürücünün yaşananları adeta talihsiz bir tesadüf gibi anlatmasıdır. “İki şişe alayım dedim, hayatım kaydı” sözleri, sorumluluğun yapılan hatada değil, polis denetiminde görüldüğü izlenimini veriyor.
Oysa hayatını kaydıran denetim değildir. Asıl sorun, alkollü ve ehliyetsiz şekilde direksiyon başına geçme kararıdır.
Polisin yaptığı denetim, belki de çok daha ağır bir tablonun önüne geçti. O sürücü birkaç kilometre daha ilerleseydi bir yayaya çarpabilir, başka bir araçla çarpışabilir ya da geri dönüşü olmayan bir kazaya neden olabilirdi. Bu nedenle uygulanan ceza, yalnızca bir yaptırım değil, olası bir facianın önüne çekilen settir.
Toplum olarak trafik cezalarını çoğu zaman yalnızca maddi bir yük olarak değerlendiriyoruz. “Ne kadar ceza kesildi?”, “Araç kaç gün bağlandı?” ve “Ehliyete ne oldu?” sorularına odaklanıyoruz. Ancak asıl konuşmamız gereken, insanların neden hâlâ alkollü şekilde araç kullanmayı göze alabildiğidir.
Direksiyon başına geçmek, sorumluluk almaktır. Araç kullanırken yalnız değilsinizdir. Yan şeritteki sürücünün, kaldırımdaki yayanın, yoldan karşıya geçen çocuğun ve evine dönmeye çalışan bir ailenin hayatı sizin kararlarınıza bağlıdır.
“Bomba gibiyim” sözü belki o an için esprili bir cevap gibi görünmüş olabilir. Fakat alkollü bir sürücünün trafikte gerçekten de patlamaya hazır bir bomba kadar tehlikeli olabileceği unutulmamalıdır.
Bu olayın ucuz atlatılmış olması, yapılan hatayı küçültmez. Tam tersine, hepimize yeniden hatırlatır: Alkollü araç kullanmak hata değil, bilinçli bir tercihtir. Bu tercihin bedelini ise bazen yalnızca sürücü değil, hiçbir suçu olmayan insanlar öder.
Yorumlar