Adana’da yaşanan olay, trafikteki tahammülsüzlüğün hangi noktaya ulaştığını bir kez daha gözler önüne serdi. İddiaya göre yol verme meselesiyle başlayan tartışma, önce yumruklu kavgaya, ardından bagajdan testere çıkarılmasına kadar vardı. Düşünün; sıradan bir trafik anı… Bir araç bekliyor, diğeri ilerlemiyor ve sürücü korna çalıyor. Normal şartlarda birkaç saniye içinde unutulup gidilecek bu durum, insanların öfkelerini kontrol edememesi nedeniyle büyük bir tehlikeye dönüşüyor. Trafikte korna çalmak, yanlış anlaşılabilir. Bir sürücünün hareketi diğerini kızdırabilir. Ancak hiçbir davranış, şiddetin gerekçesi olamaz. Hele ki aracın bagajından testere çıkararak bir insanın üzerine yürümek, basit bir öfke patlaması olarak değerlendirilemez. Asıl üzerinde düşünmemiz gereken konu, bazı insanların trafikte neden bu kadar kolay kontrolünü kaybettiğidir. Günlük hayatın stresi, ekonomik sıkıntılar, yoğun trafik ve kişisel problemler insanları gerginleştirebilir. Fakat bütün bunlar, karşısındaki kişiyi darbetmenin ya da ölümcül sonuçlar doğurabilecek bir cisimle tehdit etmenin bahanesi değildir. Bugün trafikte bir korna yüzünden başlayan tartışma, yarın geri dönüşü olmayan bir faciayla sonuçlanabilir. Çünkü öfkeyle hareket eden kişi yalnızca tartıştığı sürücüyü değil, çevrede bulunan insanları, araçtaki çocukları ve diğer sürücüleri de tehlikeye atmaktadır. Olayın araç kamerası tarafından kaydedilmiş olması da ayrıca önemlidir. Kamera görüntüleri, yaşananların aydınlatılmasına yardımcı olacaktır. Ancak her olayın kayda alınmadığını unutmamak gerekir. Trafikte şiddete uğrayan pek çok insan, yaşadığını ispat etmekte zorlanabilmektedir. Bu nedenle sürücülerin araç kamerası kullanması kadar, trafikte şiddete karşı caydırıcı yaptırımların uygulanması da önem taşımaktadır. Silahla, bıçakla, sopayla veya testereyle bir sürücüyü tehdit eden kişinin yaptığı davranış, sıradan bir trafik tartışması olarak görülmemelidir. Direksiyon başına geçen herkesin bilmesi gereken çok basit bir gerçek var: Trafik, güç gösterisi yapılacak bir alan değildir. Korna savaşlarının, hakaretlerin, araçtan inerek hesap sormanın kimseye faydası yoktur. Bir anlık öfke, yıllarca sürecek pişmanlıklara neden olabilir. İnsan hayatını tehlikeye atan hiçbir tartışmanın kazananı olmaz. Adana’daki olayda daha ağır bir sonucun yaşanmamış olması teselli verici olabilir. Ancak bagajdan testere çıkan bir trafik kavgası, toplum olarak öfke kontrolü konusunda ciddi biçimde düşünmemiz gerektiğini açıkça göstermektedir. Trafikte birbirimize rakip değil, aynı yolu paylaşan insanlar olduğumuzu hatırlamak zorundayız. Bazen frene basmak, bazen yol vermek, bazen de duyduğumuz bir kornayı görmezden gelmek hayat kurtarabilir.