Son on senedir, gerek global ölçekte gerekse ülke olarak yüzümüzü güldüren pek az gelişme yaşanır oldu. Ekonomik krizler, iklim krizleri, savaşlar, doğal afetler, kazalar, cinayetler derken ne yazık ki liste uzayıp gidiyor.
Moralimizin yerle bir olduğu, "umut" kelimesinin adeta sözlükte kalan bir anlamdan ibaret olduğu şu günlerde imdadımıza yine bayramlarımız yetişiyor. Ülke genelinde büyük bir coşkuyla kutlanan Cumhuriyet Bayramı; hem sosyal medyada hem de sahada haftalar öncesinden başlayan hazırlıklarıyla, sokakların kırmızı-beyaz renklere bürünmesiyle ve vitrinleri süsleyen 29 Ekim kreasyonlarıyla içimizde yitip gitmeye yüz tutmuş neşemizi yeniden canlandırdı.
Milli ve dini bayramların bizim kültürümüzde bambaşka bir yeri, mukaddes bir ağırlığı olduğuna inanıyorum. Sağcısı, solcusu, apolitiği; takım tutma tutkusuyla Fenerlisi, Galatasaraylısı, Beşiktaşlısı... Hayatın her alanında birbiriyle zıt kutuplar gibi duran kalabalıklar, söz konusu bu özel günler olduğunda aynı noktada buluşuyor. Milli bayramlarda rekabet yerini kardeşliğe bırakıyor; herkesin elinde sallanan bayraklar, arkası kesilmeyen uzun kortejler oluşturuyor.
Aynı bütünleşme ruhunu, evlerimizi, sokaklarımızı ve kalplerimizi saran dini bayramlarımızda da en derin şekilde yaşıyoruz. Hayatın koşturmacası içinde birbirine küsenlerin barıştığı, büyüklerin ellerinden öpülürken çocukların gözlerindeki neşenin sofralara taştığı o müstesna günler... Komşunun kapısının çalındığı, tencerelerin en güzel yemeklerle komşu evler için kaynadığı, mahallelerin çocuk sesleriyle şenlendiği o kadim gelenekler... Dini bayramlar da tıpkı milli bayramlarımız gibi, bizi biz yapan değerlerin etrafında kenetlenmemizi sağlayan en güçlü sığınaklarımız. Bazı kurum, kuruluşlar ve sivil toplum dernekleri de ellerini taşın altına koyarak bu kutlamalara ve yardımlaşmalara ayrı bir renk, ayrı bir güzellik katıyor.
Bu hafta şahit olduğum manzaralar beni son derece gururlandırdı. Cumhuriyetimizin 103. yılı, her zamanki coşkusunun da üzerine katarak kutlandı. Akşam saatlerinde gördüğümüz o muazzam fener alayları, uzayıp giden araç konvoyları, insanların yüzünde beliren o içten "vatan gülüşü" ve geleceğe umutla bakmaya çalışan gözlerdeki o ışıltı içimizi tazeledi.
Biz millet olarak özel günlerde bir başka güzel, bir başka kardeşiz. Hepimizin ortak paydası bir; ister vatan sevgisiyle sokakları dolduralım ister inancımızın ve geleneklerimizin getirdiği o manevi huzurla kucaklaşalım, değerlerimize sımsıkı sarılarak geleceğe yürüyoruz.
Bir kez daha çok yaşa Cumhuriyet! Nesilden nesile hep coşkuyla kutlayacağımız, diniyle milliyle en güzel anılarımızı biriktireceğimiz, her geçen gün daha da yüceleceğimiz nice bayramlarımız olsun. Hep bir olalım, hep çok olalım.