Eylül ayı ile birlikte sonbahara hızlı bir geçiş yaptık. Balıkesir Edremit, bu hafta o bildiğimiz güneşli ve yakıcı havasını; daha serin, rüzgarlı ve yer yer yağışlı, sonbaharın en güzel habercisi Eylül serinliğine bıraktı.
Malum, hafta içi okul koşturmacası başladı. Hafta sonu yaklaştığında "Ne yapsak?" diye düşünürken, beş yaşındaki oğlumun sinema isteği imdadımıza yetişti. Açıkçası bu fikir bizim için de harikaydı. Hem Eylül ayında vizyona giren yeni filmleri keşfedecek hem de sonbaharın o serin ve kapalı havasını, kendimiz için keyifli bir avantaja çevirecektik.
Bu haftaki sinema tercihimiz, miniklerin heyecanla beklediği "Kahraman Köpek Charlie" (orijinal adıyla Space Pups) oldu. Size, Charlie ve 9 yaşındaki sahibi Danny'nin birbirleriyle kurdukları güçlü bağdan ve bu bağın çevrelerine yaydığı mutlu yaşamdan bahsetmek istiyorum.
Danny, henüz 9 yaşında olmasına rağmen evcil hayvan beslemenin getirdiği sorumlulukları olgunlukla sırtlayan, görevlerini eksiksiz yerine getiren bir çocuk. Charlie ise çok küçük yaşta sahiplenilmiş, evin bahçesinde yaşayan, Danny’nin en iyi arkadaşı ve sırdaşı. Birlikte çok eğlenceli vakit geçiriyorlar, ta ki o güne kadar...
Hikaye, uzayda yaşayan şımarık, küçük bir uzaylı çocuğun evcil hayvan sahibi olma arzusuyla başlıyor. Ailesi, sahip oldukları üstün teknoloji ve yetenekleri kullanarak, dünyadan gözlerine kestirdikleri evcil hayvanları kaçırmaya karar veriyor. Tabii ki bu kaçırılanların başında Danny’nin can dostu Charlie ve komşunun kedisi Puding geliyor.
Uzaylılar, dünyanın dört bir yanından topladıkları hayvanları bu şımarık çocuğun beğenisine sunuyor. Fakat küçük uzaylı hiçbirinden memnun kalmıyor ve özel güçlerini kullanarak hayvanları kendi keyfine göre değiştirmeye, onlara yeni özellikler yüklemeye çalışıyor. Kimi hayvana melek gibi huylar yüklenirken, kimine kötü karakter özellikleri veriliyor. Sonunda yine tatmin olmayan uzaylı çocuk, hayvanları dünyaya geri gönderiyor.
Ancak bu uzay macerası, hayvanlar için bir dönüm noktası oluyor; çünkü dünyaya birtakım faklılıklar ve özel güçlerle dönüyorlar. Bizim ihtiyar ve yorgun Charlie; aniden konuşabilen, son derece sevimli, güçlü ve atletik bir "Süper Kahraman"a dönüşüyor. Komşu kedi Puding ise adeta "Kötü Kedi Şerafettin" misali, tüm kötü huylarla donatılmış bir şekilde kötülük yapmak üzere geri yollanıyor.
Charlie’nin özel güçleri arasında, yardıma ihtiyacı olan insanların sesini kilometrelerce öteden duyup anında yardıma koşmak var. Bu kahramanlıkları kısa sürede ülke ve dünya çapında yankı uyandırıyor.
Peki, "Kötü Kedi" Puding durur mu? Charlie'nin bu üstün başarısını kıskanıyor. Biz bu kıskançlık duygusunu sadece insanlara has sanırdık ama uzaylıların müdahalesiyle bu haslet hayvanlara da geçmiş. Kedi Puding, kahraman köpeğin başarılarını bir türlü sindiremiyor. Biz insanlar buna alışkınız aslında; birisi ne kadar başarılıysa, karşısında hemen bir düşman beliriverir. İşte filmde de aynen böyle oluyor.
Charlie sessizce ve tevazuyla bir iyilikten diğerine koşup dünya çapında takdir kazanırken, haberlere, gazetelere konu olurken; içten içe kurulan Puding, tüm kötülük tuşlarına basarak Charlie’nin yerini almaya çalışıyor. Bir nevi, insanlığın kendi içindeki o bitmek bilmez başarı savaşları ve rekabet, hayvanlar aleminde de baş gösteriyor.
Sonuçta elbette yine kazanan; halkın sevgilisi, iyilikleri ile meşhur olan Charlie oluyor.
Altı yaş ve üzeri izleyici kitlesi için uygun olan bu film; gerek sürükleyici konusu, gerek görsel içeriklerindeki kalite, gerekse içindeki ince esprilerle bizi son derece mutlu etti ve sinema salonundan yüzümüzde gülümsemeyle ayrıldık.
Eğer bu hafta sonu için henüz bir planınız yoksa, yanınıza küçük eşlikçinizi de alarak bu sıcak ve eğlenceli dostluk hikayesini izlemenizi kesinlikle tavsiye ediyorum.
İyi seyirler...