Bazen küçücük bir davranış, büyüklerin saatlerce anlattığı insanlık derslerinden çok daha fazlasını öğretir. Bazen bir çocuğun yüreği, koca bir toplumun unuttuğu değerleri yeniden hatırlatır. İşte Adıyaman’ın Kahta ilçesinde yaşanan olay da tam olarak böyle bir hikâye…

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına hazırlanan öğrenciler, okul bahçesinde prova yaparken aniden yağmur bastırıyor. Her çocuk gibi onlar da ıslanmamak için okul binasına koşuyor. Ancak o kalabalığın içinde bir çocuk var ki kendi ıslanmasını değil, arkadaşının yağmur altında kalmasını düşünüyor.

Üçüncü sınıf öğrencisi Yusuf Orman…

Yusuf, tekerlekli sandalyedeki arkadaşı Elif Güngör’ün engelli rampasından çıkmakta zorlandığını fark ediyor. Herkes yağmurdan kaçarken o, arkadaşına yardım etmek için harekete geçiyor.

İşte insanlık bazen tam da böyle bir anda kendini gösteriyor.

Küçük Bir Çocuk, Kocaman Bir Yürek

Yusuf belki yaptığı davranışın ne kadar anlamlı olduğunun farkında bile değil. Belki de ona göre yaptığı şey son derece doğal. Çünkü bir arkadaşının yardıma ihtiyacı var ve o da yardım ediyor.

Aslında olması gereken de bu değil mi?

Bir insan zor durumdayken görmezden gelmemek, ihtiyacı olduğunda yanında olmak, kendi rahatımızdan önce başkasının yaşadığı güçlüğü fark edebilmek…

Ne yazık ki bugün bazen yetişkinlerin bile yapmakta zorlandığı bu davranışı, ilkokul üçüncü sınıfa giden bir çocuk sergiliyor.

Üstelik karşılığında bir ödül beklemeden, kameraya oynama düşüncesi olmadan, yalnızca arkadaşını düşündüğü için…

Asıl Eğitim İşte Burada Başlıyor

Çocuklarımızın matematikte başarılı olmasını, sınavlardan yüksek not almasını, gelecekte iyi meslekler edinmesini istiyoruz. Elbette bunların hepsi önemli.

Peki ya vicdan? Peki ya merhamet? Peki ya yardımlaşma?

Bir çocuğun başarısını yalnızca karnesindeki notlarla ölçmek, onun sahip olduğu insani değerleri görmezden gelmek değil midir?

Yusuf'un davranışı bize eğitimin yalnızca dört duvar arasında, kitaplarla ve sınavlarla sınırlı olmadığını bir kez daha gösterdi.

Çünkü iyi bir öğrenci olmak kıymetlidir ama iyi bir insan olmak çok daha kıymetlidir.

Okul yönetiminin Yusuf'u "ayın öğrencisi" seçerek ödüllendirme kararı da bu açıdan oldukça anlamlı. Böyle davranışların takdir edilmesi, diğer çocuklara da önemli bir mesaj verecektir.

Peki, Biz Büyükler Aynı Duyarlılığı Gösterebiliyor muyuz?

Bu görüntüleri izleyip duygulanıyoruz. Küçük Yusuf'u alkışlıyor, onunla gurur duyuyoruz.

Ama kendimize de bir soru sormamız gerekiyor:

Günlük hayatımızda yardıma ihtiyacı olan kaç insanı fark ediyoruz?

Kaldırımda ilerlemekte zorlanan tekerlekli sandalyeli birini gördüğümüzde ne yapıyoruz? Toplu taşımada desteğe ihtiyaç duyan birine yardım ediyor muyuz? Yoksa çoğu zaman kendi telaşımızın içinde etrafımızda olup bitenlere kayıtsız mı kalıyoruz?

Yusuf'un hikâyesi yalnızca bir yardımlaşma örneği değil, biz yetişkinlere de tutulmuş bir ayna.

Üstelik bu olay, engelli bireylerin karşılaştığı erişilebilirlik sorunlarını da düşünmemiz gerektiğini hatırlatıyor. Yardımlaşma elbette değerli ancak herkesin başkasının yardımına ihtiyaç duymadan güvenle hareket edebildiği bir çevre oluşturmak da hepimizin sorumluluğu.

Cumhuriyet'in En Güzel Değerlerinden Biri

Bu olayın Cumhuriyet Bayramı hazırlıkları sırasında yaşanması da ayrı bir anlam taşıyor.

Cumhuriyet yalnızca törenlerle, marşlarla ve kutlamalarla yaşatılmaz. Eşitlikle, dayanışmayla, birbirimize duyduğumuz saygıyla ve kimseyi geride bırakmama anlayışıyla da yaşatılır.

Yusuf'un arkadaşına uzattığı yardım eli, işte bu değerlerin günlük hayattaki en güzel karşılıklarından biri.

O gün okul bahçesinde yağmur yağdı. Çocuklar ıslanmamak için koştu. Fakat o yağmurun altında hepimizin hatırlaması gereken bir iyilik hikâyesi doğdu.

İyi ki Varsın Yusuf!

Belki birkaç gün sonra sosyal medyada başka görüntüler konuşulacak. Başka olaylar gündem olacak. Bu görüntüler de zamanla unutulacak.

Ama umarım Yusuf'un davranışının verdiği mesaj unutulmaz.

Çünkü bu toplumun yalnızca başarılı öğrencilere değil; arkadaşını düşünen, başkasının zorluğunu fark eden, vicdanlı ve duyarlı çocuklara da ihtiyacı var.

Yusuf'un ailesini, öğretmenlerini ve bu güzel davranışı takdir eden okul yönetimini kutlamak gerekiyor.

Ve en büyük alkışı da Yusuf hak ediyor.

Herkes yağmurdan kaçarken sen arkadaşını yalnız bırakmadın Yusuf.

O gün yalnızca arkadaşına yardım etmedin, hepimize insanlığın ne kadar basit ama ne kadar kıymetli olduğunu hatırlattın.

Keşke hepimiz dünyaya biraz da senin baktığın yerden bakabilsek…