Bazı insanlar vardır, yaptıkları işlerle değil, sergiledikleri duruşla toplumun hafızasında yer edinir. Ne makamları vardır ne de gösterişli unvanları. Ama öyle bir davranışta bulunurlar ki insanlığa, dürüstlüğe ve vicdana dair unutulmaya yüz tutmuş değerleri yeniden hatırlatırlar.

İşte Elazığ Belediyesi’nde temizlik görevlisi olarak çalışan Hacı Özdemir de o insanlardan biri.

Tam 10 yıldır alın teriyle ekmeğini kazanan Hacı Özdemir, her zamanki gibi görevini yaparken yolun ortasında bir çanta buldu. Çantanın içerisinde ne vardı dersiniz?

Dolar, euro, altın ve Türk lirası...

Tam 600 bin liraya yakın bir servet!

Bugünün ekonomik şartlarında birçok insanın yıllarca çalışarak biriktiremeyeceği kadar büyük bir para.

Peki, Hacı Özdemir ne yaptı?

Çantayı alıp evine mi götürdü? Kimse görmedi diye kendisine mi sakladı? Bir an olsun bu parayla neler yapabileceğinin hayalini mi kurdu?

Hayır!

Hiç tereddüt etmeden amirlerini aradı, ardından çantayı karakola götürerek polis ekiplerine teslim etti.

Çantanın sahibi bulundu, parasına kavuştu.

Hacı Özdemir ise belki de hayatının en anlamlı cümlesini kurdu:

“Biz insanlık görevimizi yaptık.”

Ne kadar sade ama ne kadar büyük bir söz!

ZENGİNLİK CÜZDANDA DEĞİL, VİCDANDADIR!

Bugün dönüp etrafımıza baktığımızda paranın insan hayatında ne kadar belirleyici hale geldiğini görüyoruz.

Daha fazlasını kazanmak, daha lüks yaşamak, daha çok şeye sahip olmak...

Ne yazık ki kimi zaman bütün bu hırsların arasında dürüstlük, vicdan ve kul hakkı gibi kavramlar ikinci plana atılabiliyor.

Ama Hacı Özdemir bize çok önemli bir gerçeği hatırlattı.

İnsanın gerçek zenginliği cebindeki para değil, sahip olduğu ahlaktır.

Çünkü herkes para kazanabilir. Herkes bir gün büyük bir servete sahip olabilir. Ancak herkes, kimsenin görmediği bir yerde doğru olanı yapabilecek karaktere sahip olmayabilir.

Hacı Özdemir'in farkı da tam olarak burada ortaya çıkıyor.

O, kendisine ait olmayan bir kuruşa bile el uzatmadı.

Üstelik bunu bir kahramanlık olarak da görmedi.

“Olması gereken budur” dedi.

İşte asıl mesele de bu!

BAZILARI MİLYONLARA DOYMAZKEN...

Bir tarafta kendisine ait olmayan 600 bin liraya dokunmayan bir temizlik işçisi...

Diğer tarafta daha fazlasına sahip olabilmek için her yolu meşru gören insanlar...

Bir tarafta emeğiyle geçinen, alın teriyle kazanan bir insan...

Diğer tarafta makamını, gücünü ve imkânlarını kişisel çıkarları için kullanmayı kendisine hak görebilenler...

Elbette insanları mesleklerine ya da maddi durumlarına göre değerlendirmek doğru değil.

Ama şu gerçeği de görmezden gelemeyiz:

Dürüstlük makamla, vicdan maaşla, insanlık da servetle ölçülmez.

Bazen en büyük insanlık dersini, toplumun en mütevazı görevlerinde çalışan insanlar verir.

Hacı Özdemir de hepimize böyle bir ders verdi.

“BELKİ BİR GARİBANIN PARASIDIR”

Hacı Özdemir'in açıklamasında beni en çok etkileyen sözlerden biri şu oldu:

“Belki bir garibanın parasıdır. O para bize haram gelirdi.”

Bu cümlenin üzerinde uzun uzun düşünmek gerekiyor.

Çünkü burada yalnızca dürüstlük yok.

Empati var.

Vicdan var.

Başkasının hakkına saygı var.

Ve en önemlisi, insanın kendi kendisine hesap verebilmesi var.

Hacı Özdemir, çantanın sahibinin kim olduğunu bilmiyordu. Zengin miydi, fakir miydi, o parayı ne için biriktirmişti, hiçbir fikri yoktu.

Ama bildiği tek bir şey vardı:

O para kendisine ait değildi.

Ve bu bilgi, doğru kararı vermesi için yeterliydi.

ASIL ALKIŞI HAK EDENLERİ UNUTMAYALIM!

Bugün toplum olarak kimi zaman yanlış insanları gündeme taşıyor, yanlış davranışları konuşuyoruz.

Oysa Hacı Özdemir gibi insanların hikâyelerini daha fazla anlatmamız gerekiyor.

Çünkü çocuklarımızın, gençlerimizin ve gelecek nesillerin böyle örneklere ihtiyacı var.

Onlara başarının yalnızca para kazanmak, makam sahibi olmak veya şöhrete ulaşmak olmadığını göstermeliyiz.

Başarının bazen kimsenin görmediği bir anda dürüst kalabilmek olduğunu anlatmalıyız.

Elazığ Belediyesi bünyesinde yıllardır görev yapan Hacı Özdemir'in sergilediği davranış, yalnızca kaybolan bir çantanın sahibine ulaştırılması değildir.

Bu olay, toplumun ihtiyaç duyduğu güven duygusunun hâlâ yaşadığının da güzel bir göstergesidir.

SENİN GİBİ İNSANLAR İYİ Kİ VAR HACI ÖZDEMİR!

Belki yarın başka haberler konuşulacak.

Belki bu olay birkaç gün sonra gündemden düşecek.

Ama Hacı Özdemir'in yaptığı davranışın taşıdığı değer değişmeyecek.

Çünkü o, yerde bulduğu 600 bin lirayı sahibine ulaştırırken aslında hepimize paha biçilemeyecek bir şey gösterdi:

Dürüstlüğün hâlâ bu topraklarda yaşadığını...

Ve son olarak şunu söylemek istiyorum:

Hacı Özdemir, sen yalnızca sokakları temizleyen bir belediye çalışanı değilsin.

Sen davranışınla hepimize tertemiz bir vicdanın nasıl olması gerektiğini hatırlattın.

Bazıları milyonların içinde insanlığını kaybederken, sen 600 bin liranın karşısında insanlığından hiçbir şey kaybetmedin.

Helal olsun sana Hacı Özdemir!

Sen çantayı sahibine teslim ettin, bize de unutulmayacak bir insanlık dersi bıraktın.