Balıkesir’in Karesi ilçesinde yaşanan trafik kazası, geride tarifsiz bir acı bıraktı. Henüz 14 yaşındaki iki çocuk, yolun karşısına geçmeye çalışırken bir otomobilin çarpması sonucu savruldu. Serra U. olay yerinde yaşamını yitirdi, Bilge K. ise ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı. Şimdi bir aile evladını kaybetmenin acısını yaşarken, başka bir aile hastane kapısında gelecek iyi haberi bekliyor. Bu tür haberleri ne yazık ki çok sık okuyoruz. Birkaç satırla anlatılan kazaların ardında ise dağılan hayatlar, yarım kalan hayaller ve bir daha eskisi gibi olmayacak aileler var. Serra henüz 14 yaşındaydı. Belki okulunu, arkadaşlarını, gelecekte yapmak istediği mesleği düşünüyordu. Belki o gün evden çıkarken ailesine birkaç saat sonra döneceğini söyledi. Ancak Bandırma Caddesi’nde yaşanan birkaç saniyelik olay, bir çocuğun bütün geleceğini elinden aldı. Bilge ise şimdi yaşam mücadelesi veriyor. Trafikte kullanılan her araç büyük bir sorumluluk demektir. Direksiyon başına geçen herkes yalnızca kendi hayatından değil, yoldaki yayalardan, bisikletlilerden ve diğer sürücülerden de sorumludur. Özellikle şehir içinde hız yapmak, dikkati yoldan ayırmak ya da yayaların geçiş hakkını göz ardı etmek telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabilir. Elbette kazanın hukuki boyutunu ve sürücünün kusur durumunu yetkili makamların yapacağı inceleme belirleyecek. Sürücünün gözaltına alınmış olması da soruşturmanın sürdüğünü gösteriyor. Bu nedenle henüz kesinleşmemiş bir konuda hüküm vermek doğru olmaz. Ancak yaşanan olayın bize hatırlattığı gerçek çok açık: Trafik güvenliği yalnızca kurallardan ibaret değildir; aynı zamanda bir yaşam kültürüdür. Çocukların geçtiği bir yolda ayağın gazdan çekilmesi, yaya geçidine yaklaşırken hızın azaltılması, direksiyon başında telefona bakılmaması belki birkaç saniyelik davranışlardır. Fakat o birkaç saniye bir insanın bütün hayatını değiştirebilir. Bugün Balıkesir’de bir evde tarifsiz bir sessizlik var. Bir başka evde ise umutla hastaneden gelecek haber bekleniyor. Serra’yı geri getirmek mümkün değil. Ama onun ardından aynı acının başka evlere düşmemesi için yapılabilecek çok şey var. Belki de bu kazadan sonra hepimizin kendimize sorması gereken en önemli soru şu olmalı: Bir yere birkaç dakika erken varmak mı daha önemli, yoksa bir çocuğun evine sağ salim dönebilmesi mi?