Yaz tatilinin sonuna yaklaşırken evlerde, sokaklarda ve kırtasiyelerde aynı telaş hissedilmeye başladı. Defterler, kalemler, çantalar hazırlanıyor; çocuklar bir yandan tatilin bitmesine üzülürken bir yandan arkadaşlarına ve öğretmenlerine kavuşacak olmanın heyecanını yaşıyor. Okulların açılmasına az kaldı. Ancak yeni eğitim yılına hazırlanırken yalnızca alışveriş listesini tamamlamak yeterli değil. Çünkü okul demek sadece ders, sınav ve not demek değildir. Okul aynı zamanda güvenlik, sağlık, psikoloji, sosyal hayat ve gelecek demektir. Her yeni eğitim öğretim yılı aslında hem çocuklar hem aileler hem de toplum için yeni bir başlangıçtır. Özellikle uzun yaz tatilinin ardından öğrencilerin yeniden düzene alışması zaman alabilir. Geç yatmaya, geç kalkmaya alışan çocuklardan bir gecede sabah erken kalkmalarını beklemek kolay değil. Bu nedenle ailelerin okul başlamadan önce uyku ve beslenme düzenini yavaş yavaş yeniden oluşturması büyük önem taşıyor. Bir başka önemli konu ise okul masrafları. Her eğitim yılı öncesinde velilerin en fazla zorlandığı başlıklardan biri kırtasiye, servis, forma, çanta ve beslenme giderleri oluyor. Bir çocuğun eğitim hayatına hazırlanması artık yalnızca birkaç defter ve kalem almaktan ibaret değil. Özellikle birden fazla çocuğu okula giden ailelerde mali yük çok daha belirgin hale geliyor. Bu noktada hem aile bütçesini zorlamayacak çözümlerin geliştirilmesi hem de ihtiyaç sahibi öğrencilerin desteklenmesi gerekiyor. Çünkü hiçbir çocuk, ailesinin ekonomik imkânları nedeniyle eğitim hayatına eksik başlamamalı. Okullar açılmadan önce üzerinde durulması gereken en kritik meselelerden biri de trafik güvenliği. Sabah ve öğleden sonra okul çevrelerinde büyük bir hareketlilik yaşanacak. Servis araçları, özel araçlar, toplu taşıma ve yaya öğrenciler aynı saatlerde yollarda olacak. Sürücülerin okul bölgelerinde çok daha dikkatli olması gerekiyor. Bir okulun önünde birkaç saniyelik dikkatsizlik, telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle okul geçitleri, yaya yolları, hız kesiciler ve trafik işaretleri eğitim yılı başlamadan önce mutlaka kontrol edilmeli. Servis araçlarının denetimleri de yalnızca kâğıt üzerinde kalmamalı. Çocuklarımızı okula gönderirken “dersini iyi dinle” demek kadar “güvenli şekilde gidip gelmesini sağlamak” da hepimizin sorumluluğu. Yeni eğitim yılıyla birlikte çocukların üzerindeki akademik baskı da yeniden başlayacak. Burada ailelere önemli bir görev düşüyor. Her çocuk aynı hızda öğrenmez, aynı derste başarılı olmaz ve aynı hedeflere sahip olmak zorunda değildir. Bir çocuğu sürekli başka çocuklarla kıyaslamak, onun özgüvenini zedeleyebilir. Belki de bu yıl çocuklara daha az “Kaç aldın?” diye sorup daha çok “Bugün okulda ne öğrendin, seni ne mutlu etti?” diye sormalıyız. Çünkü eğitimin amacı yalnızca yüksek not alan öğrenciler yetiştirmek değil; düşünebilen, sorgulayabilen, kendisini ifade edebilen ve hayata hazırlanan bireyler yetiştirmektir. Öğretmenler açısından da yeni dönem kolay olmayacak. Kalabalık sınıflar, yoğun müfredat, öğrencilerin farklı ihtiyaçları ve velilerin beklentileri öğretmenlerin omuzundaki yükü artırıyor. Eğitim sisteminin en önemli unsurlarından biri olan öğretmenlerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi, aslında doğrudan çocuklarımızın eğitim kalitesine yapılan bir yatırımdır. Okulların açılması sadece öğrencilerin meselesi değildir. Velilerin, öğretmenlerin, belediyelerin, servis şoförlerinin, sürücülerin ve kamu kurumlarının ortak sorumluluğudur. Çok yakında ilk ders zili çalacak. Milyonlarca çocuk sıralarına oturacak, yeni arkadaşlıklar kuracak, yeni bilgiler öğrenecek ve hayatlarının belki de en önemli yıllarından birini yaşayacak. Onlara yeni bir çanta ve defter almak elbette önemli. Ama çok daha önemlisi, güvenli, huzurlu ve umut dolu bir eğitim ortamı sunabilmek. Çünkü bir ülkenin geleceği, okul zili çaldığında o sıralara oturan çocuklarla şekillenir.