Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Nail Tikit

Depozito Değil, Fırsatçılık Kuyruğu

Bolu’da bir marketin geri dönüşüm makinesi önünde yaşanan tartışma, basit bir “sıra kavgası” olarak görülmemeli. Çünkü görüntülere ve vatandaşların iddialarına yansıyan tablo, kamu yararı amacıyla oluşturulan bir sistemin nasıl kişisel kazanç kapısına çevrilebildiğini gözler önüne seriyor.

Depozito uygulamasının amacı açık: İnsanları geri dönüşüme teşvik etmek, çevreyi korumak ve atıkların ekonomiye yeniden kazandırılmasını sağlamak. Ancak her toplumsal uygulamada olduğu gibi burada da sistemin açığını arayan, hakkaniyeti hiçe sayan ve “Ben kazanayım da başkası ne yaparsa yapsın” anlayışıyla hareket edenler ortaya çıkıyor.

İddiaya göre bir kadın, torbalar dolusu şişeyle makinenin başına geçiyor, uzun süre sırayı işgal ediyor ve günlük kotayı aşmak için başkalarına ait T.C. kimlik numaralarını kullanıyor. Bu iddiaların doğruluğunu elbette yetkili kurumlar araştıracaktır. Ancak görüntülere yansıyan “Uyuyup uyanıp geleceğine sen de saat 9’da gel” cevabı bile başlı başına zihniyetin ne kadar sorunlu olduğunu gösteriyor.

Bu nasıl bir rahatlıktır?

Kamuya açık bir makineyi saatlerce kullanacak, arkasındaki insanları bekletecek, bir de itiraz eden vatandaşı erken gelmediği için suçlayacaksınız. Yani sorun makineyi tekeline alan kişide değil, normal bir saatte gelip sırasını bekleyen vatandaşa göre öyle mi?

Bu davranışın adı uyanıklık değil, açıkça hak gaspıdır.

Bir insanın çok sayıda ambalaj getirmesi tek başına suç ya da yanlış olmayabilir. Fakat başkalarının kullanım hakkını yok saymak, sırayı paylaşmamak ve iddia edildiği gibi farklı kişilerin kimlik bilgileri üzerinden sistemin sınırlarını aşmaya çalışmak kabul edilemez. Böyle bir yöntem kullanıldıysa bu, geri dönüşüm bilincinden değil, sistemin nimetini sömürme arzusundan kaynaklanır.

Üstelik meselenin daha vahim bir boyutu da var. Bir kişinin elinde neden çok sayıda vatandaşa ait T.C. kimlik numarası bulunuyor? Bu numaralar sahiplerinin bilgisi ve rızasıyla mı kullanılıyor? Teşvik ödemeleri kimin hesabına aktarılıyor? Sistem aynı cihazdan art arda yapılan şüpheli işlemleri neden tespit edemiyor?

Bunlar cevapsız bırakılamayacak sorulardır.

Vatandaşların CİMER’e başvurduğunu söylemesi yerindedir. Çünkü devletin çevreyi korumak amacıyla sunduğu teşvik, birkaç kişinin düzenli kazanç sağladığı kişisel bir sektöre dönüşmemelidir. Kamu kaynakları, sistemi herkesten önce kapmayı marifet sayanlara dağıtılmak için oluşturulmadı.

Asıl mesele birkaç yüz şişe ya da birkaç yüz lira değildir. Asıl mesele, toplum olarak hakkaniyet duygumuzu ne kadar kolay kaybettiğimizdir. Sıraya saygı göstermeyen, başkasının hakkını önemsemeyen ve sistemde boşluk bulduğunda bunu kullanmayı başarı zanneden bir anlayış giderek yaygınlaşıyor.

Sonra da dönüp “Toplum neden bu hale geldi?” diye soruyoruz.

Toplum tam olarak böyle bozuluyor. Küçük görülen fırsatçılıklarla, “Herkes yapıyor” bahanesiyle ve utanması gerekenlerin bir de haklıymış gibi konuşmasıyla…

Yetkililer bu olayı yalnızca iki kadın arasındaki tartışma olarak değerlendirmemeli. Kimlik numaralarının kullanıldığı yönündeki iddialar incelenmeli, makine kullanımına makul süre ve adet sınırlaması getirilmeli, aynı cihazdan farklı kimliklerle yapılan seri işlemler denetlenmelidir.

Geri dönüşüm çevreyi temizlemek içindir. Bazılarının vicdanındaki kirliliği ödüllendirmek için değil.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

6 + 2 = ?

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER