Teknoloji geliştikçe hayatımız kolaylaşıyor ama ne yazık ki dolandırıcıların işi de kolaylaşıyor. Sosyal medyada karşımıza çıkan her reklamın, her videonun ve her “kaçırılmayacak fırsatın” gerçek olmadığını artık daha sık hatırlamak zorundayız.
Son örnek ise gerçekten düşündürücü: “Sınavsız ehliyet”, “sınava girmeden sürücü belgesi”, “joker kursiyer”...
İnsan ilk gördüğünde, “Buna kim inanır?” diye düşünüyor. Ancak dolandırıcıların en büyük kozu da tam burada ortaya çıkıyor. İnsanların işini kısa yoldan halletme isteğini kullanıyorlar.
İddiaya göre sosyal medya üzerinden sürücü belgesi almak isteyen vatandaşlara ulaşılıyor. Ardından, “Sizin yerinize joker adayımız sınava girecek, siz sadece ön ödemeyi yapın” deniliyor.
Para gönderildiği anda ise çoğu zaman ne joker aday kalıyor ne de ehliyet...
Telefonlar kapanıyor, mesajlara cevap verilmiyor ve vatandaş ödediği parayla baş başa kalıyor.
Burada üzerinde durulması gereken mesele yalnızca dolandırıcılık değil.
Ehliyet sahibi olmak, cebimizde taşıdığımız plastik bir karttan çok daha fazlasıdır. Direksiyon başına geçtiğiniz anda yalnızca kendi canınızdan değil, trafikte bulunan diğer insanların hayatından da sorumlusunuz.
Trafik bilgisi olmadan, ilk yardım öğrenmeden ve araç kullanımını yeterince bilmeden direksiyon başına geçmenin sonucu ağır olabilir.
Bu nedenle sürücü adaylarından eğitim almaları ve sınavlarda başarılı olmaları isteniyor. Bu süreç vatandaşın önüne çıkarılmış gereksiz bir engel değil, trafik güvenliğinin temel şartlarından biri.
Konya Sürücü Kursları Derneği Başkanı Selman Ceylan'ın açıklamaları da oldukça net.
Milli Eğitim Bakanlığına bağlı sürücü kursları dışında ehliyet alınamıyor. Adayların gerekli eğitimleri tamamlamaları ve sınavlarda başarılı olmaları gerekiyor.
Yani sosyal medyada size “Sınava girmeden ehliyetinizi çıkarırız” diyen birisi aslında daha ilk cümleden kendisini ele veriyor.
Dolandırıcıların en dikkat çekici iddialarından biri de adayın yerine başka bir kişinin sınava girebileceği yönünde.
Oysa elektronik sınavlarda kimlik ve fotoğraf kontrolleri yapılıyor. Kursa kayıt sırasında kullanılan fotoğraf, nüfus kayıtlarındaki fotoğraf ve sınava gelen kişinin yüzü karşılaştırılıyor.
Dolayısıyla “Sen hiç gelme, senin yerine adamımız girer” sözü kulağa ne kadar cazip gelirse gelsin gerçekçi değil.
Üstelik insan burada kendisine şu soruyu da sormalı:
Bir kişi size daha işin başında kuralları nasıl aşacağını anlatıyorsa, paranızı gönderdikten sonra neden sözünde dursun?
İnternet dolandırıcılığında değişmeyen bir gerçek var. Gerçek olamayacak kadar güzel görünen teklifler çoğu zaman gerçekten de gerçek değildir.
Sınavsız ehliyet, garantili belge, birkaç günde sürücü belgesi, joker aday...
İsimler değişebilir ama yöntem aynı.
Önce güven veriliyor, ardından para talep ediliyor.
Sonrasında ise mağduriyet başlıyor.
Ehliyet almak isteyen vatandaşların yapması gereken belli: Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi sürücü kurslarına başvurmak, gerekli eğitimi almak ve sınav sürecini tamamlamak.
Belki birkaç hafta daha fazla uğraşacaksınız. Belki derslere gidecek, direksiyon başında ter dökecek ve sınava hazırlanacaksınız.
Ama sonunda elinizde gerçekten hak ederek aldığınız bir sürücü belgesi olacak.
Unutmayın; trafikte kısa yol yoktur.
