Günlerdir ekipler arazide arama yapıyor. AFAD, jandarma ve komando ekipleri kilometrelerce alanı tarıyor. İfadeler alınıyor, yeniden ifadeler alınıyor, gözaltılar yapılıyor. Her yeni açıklamayla soruşturmanın yönü değişiyor.
Ama bütün bu karmaşanın ortasında değişmeyen tek bir gerçek var: Henüz 11 aylık bir bebeğe ulaşılamıyor.
İşte insanın yüreğini asıl yaralayan da bu.
Önce bebeğin yabani bir hayvan tarafından götürülmüş olabileceği söylendi. Ardından Büşra’nın para karşılığında başka kişilere verilmiş olabileceği iddiası ortaya atıldı. Sonrasında ise çok daha ağır bir iddia gündeme geldi. Bebeğin babası tarafından öldürüldüğü ve araziye bırakıldığı öne sürüldü.
Burada özellikle altını çizmek gerekiyor. Bunların tamamı soruşturma kapsamında ortaya atılan iddialar. Büşra bebek bulunmadan ve adli süreç tamamlanmadan herhangi bir kişiyi suçlu ilan etmek ne hukuken ne de vicdanen doğru olur.
Ancak birbirinden böylesine farklı anlatımların bulunması da kamuoyunun kafasında çok ciddi sorular oluşturuyor.
Bir bebek kayıpken neden ifadeler değişiyor?
Gerçekte ne yaşandı?
Kim ne biliyor?
Ve en önemlisi, Büşra nerede?
Dosyanın en dikkat çeken gelişmelerinden biri annenin yer gösterme işlemi oldu. Anne E.B.’nin, bebeğin bırakıldığını iddia ettiği bölgeyi savcı ve jandarma ekiplerine gösterdiği, burada kapsamlı arama yapıldığı ancak Büşra bebeğe ulaşılamadığı bildirildi.
Bu durum soru işaretlerini azaltmak yerine daha da artırdı.
Eğer anlatılan olay doğruysa bebeğin izine neden ulaşılamadı? Eğer doğru değilse neden böyle bir ifade verildi?
Bu soruların cevabını sosyal medya değil, televizyon ekranları değil, sokaktaki söylentiler değil; deliller ve adli soruşturma verecek.
Türkiye’de kamuoyunun yakından takip ettiği kayıp vakalarında zaman zaman tehlikeli bir durum ortaya çıkıyor. İnsanlar bir süre sonra olayın insani tarafını unutup dosyayı adeta bir polisiye hikâye gibi takip etmeye başlayabiliyor.
Kim ne söyledi?
Kim yalan söyledi?
Kim gözaltına alındı?
Yeni şüpheli kim?
Oysa bütün bunların merkezinde henüz 11 aylık bir çocuk bulunuyor.
Büşra bebek bir televizyon başlığı değil. Bir sosyal medya etiketi değil. Bir reyting malzemesi hiç değil.
O, bulunmayı bekleyen bir çocuk.
Bu nedenle yapılması gereken şey sansasyon üretmek değil, gerçeğin ortaya çıkarılmasını sağlayacak bilgilerin dikkatle değerlendirilmesidir.
Soruşturma sürerken ailenin 9, 8, 5 ve 3 yaşlarındaki dört çocuğunun devlet koruması altına alınması da olayın üzerinde düşünülmesi gereken başka bir boyutu.
Bu çocukların hiçbirinin yaşananların yükünü taşımaması gerekiyor. Onların güvenliği, psikolojik durumları ve gelecekleri her türlü tartışmanın önünde tutulmalı.
Çünkü yetişkinlerin verdiği kararların, yaptığı hataların ya da birbirleri hakkında ortaya attığı iddiaların bedelini çocuklar ödememeli.
Böylesine hassas olaylarda sosyal medyada birkaç saat içerisinde yüzlerce farklı senaryo ortaya çıkabiliyor. Birileri suçlu ilan ediliyor, birileri aklanıyor.
Oysa soruşturmayı yürüten ekiplerin dahi henüz kesin sonuca ulaşamadığı bir olayda insanların birkaç görüntü ya da açıklamadan hüküm vermesi büyük bir hata olur.
Masumiyet karinesi yalnızca hukuk kitaplarında yazan bir kavram değildir. Bir toplumun adalet duygusunun temelidir.
Kim suçluysa deliller ortaya çıkarır, yargı karar verir. Gerçek ortaya çıkmadan insanların hayatlarını geri dönülmez biçimde etkileyebilecek suçlamalarda bulunmak ise başka mağduriyetlere neden olabilir.
Bütün ifadeleri, iddiaları, gözaltıları ve tartışmaları bir kenara bıraktığımızda önümüzde hâlâ cevap bekleyen tek bir soru duruyor:
Büşra bebek nerede?Türkiye’nin beklediği cevap bu.
Ekiplerin bütün çabası da bu cevaba ulaşmak için.
Umarız soruşturma en kısa sürede somut delillerle aydınlatılır. Eğer ortada bir suç varsa sorumluları hukuk önünde hesap verir. Eğer yaşananların arkasında başka bir gerçek varsa o da bütün açıklığıyla ortaya çıkar.
Çünkü bu olayda kamuoyunun ihtiyacı yeni iddialar değil, gerçektir.
Ve her şeyden önemlisi, 11 aylık Büşra bebeğin akıbetinin bir an önce ortaya çıkarılmasıdır.
Bugün herkes konuşuyor.
Fakat konuşamayan tek kişi Büşra.
Belki de bu nedenle onun adına aynı soruyu sormaya devam etmek gerekiyor:
Büşra bebek nerede?
