Bir otobüs düşünün… İçinde onlarca yolcu var. Kimi işe yetişmeye çalışıyor, kimi evine dönüyor, kimi çocuğuyla yolculuk ediyor. Hepsinin ortak noktası ise canlarını direksiyon başındaki şoföre emanet etmiş olmaları.
Bursa’da özel halk otobüsü kullanan bir şoförün seyir halindeyken sosyal medya hesabından canlı yayın yaptığı iddiası tam da bu nedenle üzerinde durulması gereken ciddi bir konu.
O anlarda belki şoför için yapılan şey birkaç saniyelik bir sosyal medya eğlencesiydi. Belki takipçileriyle konuşmak, görüntü paylaşmak ya da günlük hayatından bir kesit göstermek istedi. Ancak direksiyon başında oturan birinin önceliği sosyal medya değil, yol ve yolcular olmak zorunda.
Çünkü trafikte birkaç saniyelik dikkatsizlik bile geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabilir.
Bir özel halk otobüsü sıradan bir otomobil değil. Arkasında ve yanında onlarca insanın hayatını taşıyan büyük bir araçtan söz ediyoruz. Şoförün gözü yolda, eli direksiyonda, dikkati ise tamamen trafikte olmalı. Telefon ekranına yönelen her bakış, yolcular açısından gereksiz bir risk anlamına geliyor.
Üstelik olayın bir vatandaş tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedilmiş olması da dikkat çekici. Demek ki otobüsteki bir yolcu yaşananları gördüğünde rahatsız olmuş, belki de kendisini güvende hissetmemiş. Toplu taşımanın en temel şartlarından biri ise yolcuya güven vermektir.
Bugün sosyal medya hayatımızın hemen her alanında. İnsanlar yemek yerken, yürürken, alışveriş yaparken hatta çalışırken bile canlı yayın açabiliyor. Ancak bazı mesleklerin sınırı çok daha nettir. Direksiyon başı da bu sınırların başında gelir.
Otobüs kullanırken canlı yayın yapılmaz.
Çünkü o direksiyonun arkasında sadece şoförün kendi hayatı yoktur. Yolcular vardır, yayalar vardır, diğer sürücüler vardır. Bir anlık dikkatsizliğin bedelini hiçbir şeyden haberi olmayan insanlar ödeyebilir.
Burada mesele bir kişiyi sosyal medyada hedef göstermek ya da peşinen suçlu ilan etmek değil. Mesele, toplu taşıma hizmetinde sorumluluk bilincinin ne kadar önemli olduğunu hatırlatmaktır. İddiaların ilgili kurumlar tarafından incelenmesi, gerekli kontrollerin yapılması ve benzer görüntülerin tekrar yaşanmaması için gereken tedbirlerin alınması gerekir.
Çünkü vatandaş otobüse bindiğinde şoförün kaç takipçisi olduğunu değil, kendisini gideceği yere güvenli şekilde ulaştırıp ulaştıramayacağını düşünür.
Sosyal medya yayını bekleyebilir.
Bir mesaj daha sonra okunabilir.
Bir video daha sonra çekilebilir.
Ama trafikte kaçırılan o birkaç saniye bazen bir daha geri gelmez.
Direksiyon başında yapılması gereken tek yayın, dikkatin tamamen yola verilmesidir.
