Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Melih Kadir Efe
Melih Kadir Efe

Arıza Motorda Değil, Vicdanda

Konya’da yaşanan olay, otomobil sahiplerinin sanayiye giderken neden tedirgin olduğunu bir kez daha açık biçimde gösterdi.

2021 model Volkswagen aracından gelen sesi kontrol ettirmek isteyen bir vatandaşa, motorun üst kapağının açılması gerektiği, siboplarda ve sibop yollarında arıza bulunduğu söyleniyor. Önüne çıkarılan muhtemel masraf ise yaklaşık 60 bin lira.

Araç sahibi söylenene hemen inanıp otomobilini teslim etseydi belki de motor açılacak, sağlam parçalar sökülecek ve birkaç bin liralık sorun için on binlerce lira ödemek zorunda kalacaktı.

Neyse ki ikinci bir görüş almayı tercih etti.

Ekspertizde yapılan inceleme sonucunda sesin motorun içinden değil, kırılan benzin basınç borusundan geldiği belirlendi. Arızanın giderilmesi için ödenen tutar ise yalnızca 2 bin 500 lira oldu.

60 bin lira ile 2 bin 500 lira arasındaki fark, yalnızca rakamlardan oluşmuyor. Bu farkın içinde bilgi eksikliği, yanlış teşhis, tüketicinin çaresizliği ve bazı kişilerin insanların otomobilden anlamamasını fırsata çevirme ihtimali bulunuyor.

Elbette her yanlış teşhisin kötü niyetle yapıldığını söylemek doğru olmaz. Usta da hata yapabilir, arızayı yanlış değerlendirebilir. Ancak bir aracın motorunu açmak gibi ciddi ve pahalı bir işlem öneriliyorsa, teşhisin tahmine değil somut bulgulara dayanması gerekir.

Çünkü motor kapağını açmak, “Bir bakalım, belki buradadır” denilecek kadar basit bir işlem değildir.

Bir ustanın önce en pahalı ihtimali söylemesi, kolay ve bilinen arızaları kontrol etmeden doğrudan motorun içini işaret etmesi büyük bir sorumsuzluktur. Hele ki söz konusu araçlarda benzin basınç borusunun kronik olarak çatlayabildiği biliniyorsa, bu parçanın kontrol edilmeden 60 bin liralık masraf çıkarılması kabul edilebilir değildir.

Burada asıl düşündürücü olan şudur: Araç sahibi ekspertize gitmeseydi ne olacaktı?

Gerçekten motor açılacak mıydı?

Arızalı olmayan parçalar değiştirilmiş gibi mi gösterilecekti?

Yoksa motor açıldıktan sonra, “Şu da bozuk, bu da değişmeli” denilerek fatura daha da mı büyütülecekti?

Bu soruların kesin cevabını bilmiyoruz. Ancak ekspertiz uzmanının söylediği “Niyet bozuk olursa daha yüksek fiyat da çıkarabilirlerdi” sözü, sanayiye giden birçok vatandaşın içinde taşıdığı endişeyi anlatmaya yetiyor.

Otomobil tamiri, bilgi bakımından müşteri ile usta arasında büyük bir eşitsizliğin bulunduğu alanlardan biridir. Vatandaş çoğu zaman parçanın nerede olduğunu, nasıl çalıştığını ve gerçekten bozuk olup olmadığını bilemez. Kendisine söylenen rakamı kabul etmek veya aracını alıp başka bir yere gitmek arasında kalır.

İşte tam da bu noktada ustalık ahlakı devreye girer.

Gerçek usta, müşterinin bilgisizliğini fırsat bilmez. Önce arızayı doğru tespit eder, sonra hangi parçanın neden değişmesi gerektiğini açıkça anlatır. Mümkünse bozuk parçayı gösterir, yapılacak işlemi ve yaklaşık maliyeti önceden bildirir.

Ustalık yalnızca anahtar tutmak değildir. Ustalık güven vermektir.

Ne yazık ki bazı işletmelerde hâlâ “Müşteri anlamıyor, ne söylesek kabul eder” anlayışı hâkim. Aracından ses gelen vatandaşın korkusu kullanılıyor, motor ve şanzıman gibi büyük parçaların adı geçirilerek yüksek maliyetlere razı edilmek isteniyor.

Oysa vatandaşın cebinden çıkacak 60 bin lira, birileri için yalnızca fatura kalemi olabilir. O para, araç sahibi için aylarca çalışmanın, birikim yapmanın ve başka ihtiyaçlarından vazgeçmenin karşılığıdır.

Bu nedenle otomobil sahipleri büyük masraflı işlemlerde mutlaka ikinci, hatta üçüncü görüş almalıdır. Özellikle motor açılması, şanzıman değişimi veya elektronik beyin arızası gibi yüksek maliyetli teşhislerde tek bir ustanın sözüyle hareket edilmemelidir.

Tamirciler de teşhislerini kayıt altına almalı, müşteriye yazılı fiyat teklifi vermeli ve değişen parçaları teslim etmelidir. Sektörde güveni yeniden kurmanın yolu şeffaflıktan geçmektedir.

Konya’daki vatandaş, başka bir uzmana danışarak yaklaşık 57 bin 500 liralık gereksiz masraftan kurtuldu.

Ancak herkes bu kadar şanslı olmayabilir.

Sanayideki asıl sorun yalnızca yanlış teşhis değildir. Asıl sorun, yanlış teşhisin bedelini hiçbir şeyden haberi olmayan vatandaşa ödetmeyi normal gören anlayıştır.

Bazen arıza motorda değildir.

Bazen arıza, mesleki bilgide; bazen de vicdandadır.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

5 + 4 = ?

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER