Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Nail Tikit

Ahbap’a Yapılan Bağışlar, Cevapsız Kalan Sorular

İnsan bazen hiç tanımadığı birine güvenir.

Televizyon ekranında gördüğü yüzüne, konuşurken kurduğu cümlelere, zor zamanlarda ortaya koyduğu çabaya inanır. Onu ailesinden biri gibi benimser. Yaptığı her yardımda gururlanır, hakkında söylenen her kötü söze karşı onu savunur.

Haluk Levent de toplumun gözünde böyle bir isimdi.

O yalnızca sevilen bir sanatçı değildi. Deprem olduğunda enkazın başında, yangın çıktığında alevlerin arasında, bir çocuk yardım istediğinde sosyal medyanın en önünde gördüğümüz kişiydi. Ahbap denildiğinde aklımıza dayanışma, güven ve vicdan geliyordu.

İnsanlar ona para gönderirken makbuzdan önce adına güvendi.

“Haluk Levent varsa bu yardım doğru yere ulaşır” dedi.

Şimdi ise Ahbap Derneği’ne yönelik soruşturma kapsamında kamuoyuna yansıyan iddiaları okuyoruz. Dernek hesaplarından gerçekleştirildiği ileri sürülen para transferlerini, yüksek tutarlı bahis işlemlerini ve bağış paralarının kullanımı hakkında yöneltilen ağır suçlamaları görüyoruz. Haluk Levent ise kişisel faaliyetleriyle derneğin parasının birbirinden ayrı olduğunu savunuyor. Hakkındaki iddialar henüz kesinleşmiş bir yargı kararı değildir.

Elbette hukuk son sözünü söylemeden kimseyi suçlu ilan edemeyiz.

Fakat üzülmek için mahkeme kararını beklemek zorunda değiliz.

Çünkü burada tartışılan yalnızca hukuki bir suçlama değildir. Burada yıllarca oluşturulan bir güvenin nasıl bu kadar büyük bir şüphenin içine sürüklendiği tartışılıyor.

İnsan ister istemez soruyor:

Neden Haluk Levent?

Neden insanların en çaresiz anlarında uzattıkları ellerden toplanan paraların adı böyle iddiaların içinde geçiyor?

Neden depremzedeye çadır, hastaya ilaç, öğrenciye burs olsun diye gönderilen bağışların hesabı konusunda en küçük bir kuşku bile oluşuyor?

Biz Haluk Levent’ten bunu beklemiyorduk.

Açık konuşalım, bu toplum onu sıradan bir dernek yöneticisi olarak görmedi. Ona birçok kamu kurumuna duymadığı kadar güvenen insanlar oldu. Binlerce kişi sorgulamadan, düşünmeden ve tereddüt etmeden Ahbap’a bağış yaptı.

İşte bu nedenle Haluk Levent’in sorumluluğu herkesten daha büyüktü.

Kendisini bu kadar büyük bir güvenin merkezine yerleştiren kişi, hesaplarını da kimsenin tek bir soru bile soramayacağı kadar açık tutmalıydı. Kişisel hesabıyla dernek hesabı arasında yalnızca mesafe değil, aşılmaz bir duvar bulunmalıydı.

Bağış paralarının bulunduğu yerde “yanlış anlaşılma” olmaz.

“Usulsüzlük olmuş olabilir ama kötü niyet yoktu” denilemez.

“Ben kendim için kullanmadım” demek de her soruyu ortadan kaldırmaz.

Çünkü o para Haluk Levent’in parası değildi.

O para, belki kendi evinin ihtiyacını erteleyerek bağış yapan vatandaşın parasıydı. Çocuğuna oyuncak almak yerine depremzedeye yardım gönderen annenin parasıydı. Harçlığından ayırdığı 50 lirayı Ahbap’a gönderen öğrencinin parasıydı.

Böyle bir emanet yönetilirken hata yapma lüksünüz yoktur.

Dikkatsiz davranma hakkınız yoktur.

Bağışçının bilmediği para hareketleri oluşturma hakkınız hiç yoktur.

Haluk Levent yıllardır “Ben sizin için buradayım” diyordu.

Şimdi toplum ona şunu söylüyor:

Biz senin için oradaydık Haluk Levent.

Seni savunduk.

Sana inandık.

Adın üzerinden yapılan eleştirilere karşı çıktık. Ahbap’a bağış yaparken bir kez bile “Acaba?” demedik.

Şimdi senin bize yalnızca bir açıklama değil, eksiksiz bir hesap borcun var.

Sosyal medyadan birkaç cümle kurmak yetmez. Geçmişte yapılan yardımları sıralamak yetmez. Kaç eve girildiğini, kaç kişiye destek olunduğunu anlatmak da bugün sorulan soruların cevabı değildir.

Bütün hesaplar ortaya konulmalıdır.

Banka hareketleri, faturalar, sözleşmeler, bağışların hangi projelerde kullanıldığı ve kişisel hesaplarla bağlantılı olduğu iddia edilen işlemler tek tek açıklanmalıdır.

Çünkü güven sözle kurulabilir ama yalnızca belgeyle korunur.

Haluk Levent gerçekten suçsuzsa, bunu herkesten önce kendisi istemelidir. Derneğin bütün hesaplarını bağımsız denetime açmalı ve tek kuruşun dahi amacı dışında kullanılmadığını göstermelidir.

Ama mesele yalnızca suçlu olup olmamak da değildir.

Bu kadar büyük iddiaların ortaya çıkmasına yol açan bir yönetim düzeni varsa, bu bile başlı başına bir başarısızlıktır.

İyilik yapmak, iyi yönetmek anlamına gelmez.

İnsanlara yardım ulaştırmak, mali sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Toplum tarafından sevilmek de hiç kimseye sorgulanmama ayrıcalığı vermez.

Belki de bizi en fazla yaralayan budur.

Biz Haluk Levent’i yalnızca yardım yapan bir insan olarak değil, diğerlerinden farklı biri olarak görmüştük. Paranın, şöhretin ve çıkar ilişkilerinin kirletemeyeceği bir isim olduğuna inanmıştık.

Hakkındaki iddiaların doğru olup olmadığını yargı belirleyecek.

Ancak bugün ortada tartışılmaz bir gerçek var:

İnsanların içine bir şüphe düştü.

Bundan sonra bir felaket yaşandığında vatandaş bağış yaparken durup düşünecek. “Acaba gönderdiğim para nereye gidiyor?” diye soracak. Yardım kuruluşlarına duyulan güven zarar görecek.

Bunun bedelini yalnızca Haluk Levent veya Ahbap ödemeyecek.

Asıl bedeli yardım bekleyen insanlar ödeyecek.

Bu yüzden yaşananları basit bir soruşturma dosyası olarak görmek mümkün değil. Bu olay, toplumun iyilik duygusuna vurulan ağır bir darbedir.

Elbette kimse yargı kararı olmadan mahkûm edilmemeli.

Ama kimse de geçmişte yaptığı iyilikleri kalkan gibi önüne koyup hesap vermekten kaçmamalı.

Biz Haluk Levent’in suçlu çıkmasını istemiyoruz.

Tam tersine, bütün bu iddiaların gerçeği yansıtmamasını, ortaya atılan her suçlamanın belgelerle çürütülmesini istiyoruz.

Çünkü ona inanmıştık.

İşte tam da bu nedenle kızgınız.

Tam da bu nedenle üzgünüz.

Tam da bu nedenle hayal kırıklığımız bu kadar büyük.

Haluk Levent’in önünde artık tek bir yol var:

Bütün gerçekleri hiçbir soru işareti bırakmadan ortaya koymak.

Çünkü bu saatten sonra “Bana güvenin” demek yeterli değil.

Biz zaten güvenmiştik.

Şimdi sıra, o güvenin boşa çıkmadığını kanıtlamakta.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 + 8 = ?

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER