Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Nail Tikit

Bir Biber 10 TL: Bu Nasıl Pazar?

Pazar tezgâhlarının dili vardır. Konuşmaz gibi görünür ama aslında en çok orası anlatır memleketin halini. Son günlerde bir pazarcının sözleri, sadece fiyatları değil, toplumun ruh halini de ortaya koyuyor:

“Eskiden 1 kilo biberi 10 TL’ye satıyorduk. Şimdi 1 tane biber 10 TL.”

Bu cümle sadece bir fiyat değişimini anlatmıyor. Bu, alım gücünün sessiz çöküşüdür. Bu, üreticinin maliyet altında ezilmesidir. Bu, tüketicinin çaresizliğidir.

Ama pazarcının cümlesinin en çarpıcı kısmı şu:
“Şükretmezseniz böyle olur.”

İşte tam burada durmak gerekiyor.

Sebze fiyatlarındaki artış, artık günlük sohbetlerin değil, hayatın merkezine oturmuş bir mesele. Mutfak yangını öyle büyüdü ki artık kimse “ucuz ne var?” diye sormuyor. Herkes “neyi almaktan vazgeçelim?” diye düşünüyor.

Biber, domates, patlıcan… Bunlar bir zamanlar sofranın olmazsa olmazıydı. Şimdi ise adeta lüks tüketim kalemine dönüştü.

Peki neden?

Mazot fiyatları artıyor.
Gübre maliyetleri katlanıyor.
Nakliye giderleri yükseliyor.
Hal böyle olunca üretici de, pazarcı da ayakta kalmaya çalışıyor.

Ama bu tabloyu sadece ekonomik gerekçelerle açıklamak yeterli mi?

Pazarcının “şükretmezseniz böyle olur” çıkışı aslında toplumda giderek yayılan bir bakış açısını gösteriyor: Sorunun nedeni vatandaşmış gibi bir algı.

Oysa mesele bu kadar basit değil.

Vatandaş zaten uzun zamandır “şükrederek” yaşamaya çalışıyor. Daha az alarak, daha az tüketerek, hatta çoğu zaman ihtiyacından vazgeçerek…

Ama bir noktadan sonra mesele şükretmek değil, geçinebilmek oluyor.

Bugün pazara çıkan bir aile, eskiden poşet poşet aldığı sebzeyi artık tane hesabıyla alıyor. Bir kilo yerine iki domates, yarım kilo yerine üç biber…

Bu sadece ekonomik bir daralma değil, aynı zamanda yaşam kalitesinin düşüşüdür.

Çünkü mutfak, bir evin en gerçek göstergesidir.

Sebze fiyatları meselesi, sadece pazarcının, çiftçinin ya da tüketicinin sorunu değil. Bu, zincirin her halkasını etkileyen büyük bir sistem meselesidir.

Üretimden tüketime kadar uzanan bu süreçte denge bozulduğunda, sonuç tezgâhta karşımıza çıkıyor.

Ve o tezgahta artık sadece sebze değil, bir hayat mücadelesi satılıyor.

 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

9 + 3 = ?

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER