Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesinde gece saatlerinde yaşanan görüntüler, aslında şehir hayatında giderek daha fazla karşılaştığımız önemli bir sorunu yeniden gündeme getirdi.

Bir sürücü, kavşakta yüksek ses çıkararak art arda drift atıyor. Lastik sesi, motor gürültüsü ve tehlikeli manevralar gece sessizliğini bozuyor. O anlar bir vatandaşın cep telefonu kamerasına yansıyor. Çevrede yaşayanlar ise doğal olarak tepki gösteriyor.

Çünkü mesele yalnızca birkaç saniyelik gösteri değil.

Mesele, onlarca insanın huzurunun tek kişinin keyfine bırakılmasıdır.

Gece yarısı eğlence değil, rahatsızlık

Bir araç sahibi için motor sesi heyecan verici olabilir.

Drift yapmak bazıları için gösteri, eğlence ya da adrenalin anlamına gelebilir.

Ancak şehir dediğimiz yer, tek bir kişinin isteklerine göre şekillenmez.

O saatlerde uyuyan çocuklar var.

Sabah erkenden işe gidecek insanlar var.

Hastası olanlar var.

Yaşlılar var.

Sınava hazırlanan gençler var.

Bir kişinin birkaç dakikalık eğlencesi, yüzlerce insanın gecesini zehir edebilir.

Bu nedenle “Ben sadece biraz drift attım” cümlesi, yapılan davranışı hafifletmez.

Sokaklar yarış pisti değildir

Asıl önemli noktalardan biri de güvenlik.

Drift, kontrol kaybı ihtimalini artıran bir sürüş biçimidir. Hele ki kavşak gibi araçların ve yayaların karşılaşabileceği alanlarda yapılması çok daha büyük risk taşır.

Sürücü direksiyon başında kendine güveniyor olabilir.

Ama trafikte mesele yalnızca sürücünün kendisi değildir.

Bir anda yola çıkan araç…

Bir yaya…

Bir motosikletli…

Bir bisikletli…

Bir saniyelik hata, geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabilir.

O nedenle şehir içinde yapılan bu tür hareketleri yalnızca “gürültü” başlığı altında değerlendirmek de eksik kalır. Bu aynı zamanda ciddi bir trafik güvenliği meselesidir.

Gösteri merakı neden bu kadar arttı?

Burada biraz da toplumsal bir soru sormak gerekiyor.

Neden bazı insanlar yaptıkları tehlikeli hareketlerin görülmesini bu kadar önemsiyor?

Yüksek sesli egzoz…

Drift…

Ani hızlanmalar…

Gece yarısı sokak ortasında araç gösterileri…

Bazen bütün bunların altında “beni görün” isteği yatıyor.

Fakat trafikte gösterişin bedelini sadece gösteriyi yapan kişi ödemez.

Çevredeki insanlar da öder.

Huzuru bozulan mahalle sakini de…

Tehlikeye giren yaya da…

Kazaya karışan başka bir sürücü de…

Vatandaşın talebi çok açık

Kayapınar’daki vatandaşların söyledikleri aslında son derece basit:

“Bu şekilde davrananlar cezalandırılsın.”

Bu, aşırı bir talep değil.

İnsanlar gece evlerinde huzur içinde oturmak istiyor.

Çocuklarını korkutan motor sesleriyle uyanmak istemiyor.

Penceresinden baktığında kontrolsüz şekilde savrulan araçlar görmek istemiyor.

Kamu düzeninin en temel unsurlarından biri de budur zaten: Bir kişinin özgürlüğünün başka insanların huzurunu ve güvenliğini tehdit ettiği noktada kurallar devreye girer.

Gerçek ustalık direksiyonu savurmak değil

Bazıları drift yapmayı sürücülük yeteneğinin göstergesi olarak görebilir.

Oysa gerçek sürücülük başka bir şeydir.

Trafik kurallarına uymaktır.

Yayaya saygı göstermektir.

Mahalle arasında hız yapmamaktır.

Gece yarısı insanların huzurunu bozmamaktır.

Aracın gücünü göstermek yerine sorumluluğunu bilmektir.

Çünkü direksiyon başında esas mesele ne kadar hızlı olduğunuz değil, ne kadar kontrollü olduğunuzdur.

Kayapınar’da yaşanan olay da bize bunu bir kez daha hatırlatıyor.

Sokaklar kimsenin kişisel yarış pisti değil.

Şehirde yaşamak, biraz da başkasının huzurunu kendi eğlencenden daha önemli görebilmektir.