Günlük hayatın akışı çoğu zaman sıradan gibi görünür. Aynı sokaklar, aynı insanlar, aynı düzen… Ta ki bir an, her şeyin yönü değişene kadar.

Bornova’da yaşanan son olay, aslında hepimizin çok yakından tanıdığı bir gerçeği yeniden yüzümüze çarptı: Kontrolsüz öfke ve birikmiş psikolojik yük, sadece bireyi değil, çevresindeki herkesi tehdit edebilecek bir noktaya ulaşabiliyor.

Bir manav… Günlük yaşamın en sade, en sıradan figürlerinden biri. Ancak bir anda sinir krizi geçiriyor, eline satır alıyor ve bulunduğu mahallede paniğe neden oluyor. Bu sadece bir “asayiş haberi” değil. Bu, toplumun ruh haline dair de önemli bir işaret.

Çünkü bu tür olaylar genellikle “bir anda oldu” diye anlatılır. Oysa hiçbir şey bir anda olmaz. Görünmeyen birikimler, bastırılan duygular, konuşulmayan sorunlar… Hepsi bir noktada patlak verir.

Asıl mesele burada başlıyor.

Bugün sokakta karşılaştığımız insanların ne yaşadığını gerçekten biliyor muyuz? Bir esnafın, bir çalışanın, bir komşunun içinde taşıdığı yükü fark edebiliyor muyuz? Yoksa her şeyi “görünürde olduğu kadar” mı değerlendiriyoruz?

Bornova’daki olayda polis ekiplerinin hızlı müdahalesi, olası bir facianın önüne geçti. Bu önemli. Ancak olayın kendisi kadar önemli olan bir diğer konu da şu: Bu noktaya nasıl gelindi?

Toplum olarak genellikle sonuçlara odaklanıyoruz. Olay yaşanıyor, görüntüler yayılıyor, birkaç gün konuşuluyor ve sonra unutuluyor. Ama sebepler, çoğu zaman sessizce varlığını sürdürmeye devam ediyor.

Ruh sağlığı hâlâ yeterince konuşulmayan, çoğu zaman ötelenen bir konu. “Geçer”, “düzelir”, “takma kafana” gibi cümlelerle üzeri örtülen sorunlar, bazen böyle sert şekilde karşımıza çıkabiliyor.

Oysa çözüm çok daha temel bir yerde başlıyor: Fark etmek.

Bir insanın iyi olmadığını fark etmek, onu yargılamadan dinlemek, gerektiğinde profesyonel destek almasını teşvik etmek… Belki de birçok olayın önüne geçebilecek en basit ama en etkili adımlar bunlar.

Bugün Bornova’da yaşananlar bir mahallede korkuya neden oldu. Yarın başka bir yerde benzer bir olay yaşanmayacağının garantisi yok.

Bu yüzden mesele sadece bir olay değil.