Bursa’nın Yıldırım ilçesinde yaşanan trafik kazası, aslında her gün karşılaştığımız ancak çoğu zaman üzerinde yeterince düşünmediğimiz büyük bir sorunu yeniden gözler önüne serdi. Yolun karşısına geçmeye çalışan 63 yaşındaki bir kadın, kamyonetin çarpması sonucu ağır yaralandı. Şimdi yaşam mücadelesi veriyor. Bir aile endişe içinde hastane koridorlarında bekliyor, bir sürücü ise cezaevinde.
Trafik kazaları çoğu zaman birkaç satırlık haber olarak okunup geçiliyor. Ancak her kazanın ardında yarım kalan hayatlar, gözyaşı döken aileler ve telafisi mümkün olmayan acılar bulunuyor.
Özellikle yaşlı vatandaşlar için şehir içi trafik her geçen gün daha da tehlikeli hale geliyor. Artan araç sayısı, hız kurallarına uyulmaması ve sürücülerin dikkatsizliği, yayaları savunmasız bırakıyor. Oysa trafikte en öncelikli korunması gereken kesim yayalardır. Çünkü bir aracın içindeki kişi ile yolun ortasındaki bir insanın karşılaşmasında bedeli her zaman insan hayatı ödüyor.
Güvenlik kamerasına yansıyan görüntüler, kazanın ne kadar şiddetli olduğunu ortaya koyuyor. Ancak asıl üzerinde durulması gereken konu, bu tür görüntülerin artık sıradanlaşmış olmasıdır. Neredeyse her gün bir şehirde benzer görüntüler izliyor, birkaç dakika üzülüyor ve sonra unutuyoruz.
Unutmamamız gereken gerçek şu: Trafikte hız yapmak birkaç dakika kazandırabilir, ancak bir insanın hayatını elinden alabilir. Direksiyon başındaki herkes, taşıdığı aracın tonlarca ağırlığa sahip bir makine olduğunu hatırlamak zorundadır. Bir anlık dikkatsizlik, bir ömür boyu vicdan yüküne dönüşebilir.
Elbette yayaların da trafik kurallarına uyması gerekiyor. Ancak özellikle şehir merkezlerinde sürücülerin daha dikkatli olması, yaya geçitlerine yaklaşırken hızlarını düşürmesi ve yaşlı vatandaşlara öncelik vermesi bir tercih değil, sorumluluktur.
Bugün hastanede yaşam mücadelesi veren yaşlı kadın için dua ediyoruz. Fakat yarın benzer haberleri okumamak istiyorsak sadece üzülmek yetmez. Trafik kültürünü değiştirmeli, kuralları tavizsiz uygulamalı ve insan hayatını her şeyin üzerinde tutmalıyız.
Çünkü trafikte kaybedilen her can, aslında toplum olarak verdiğimiz ortak bir sınavın sonucudur. Ve bu sınavdan artık daha başarılı çıkmak zorundayız.

YORUMLAR