Sosyal medyada bazen bir görüntü çıkar karşımıza ve nedenini tam olarak açıklayamasak da içimize dokunur. Son günlerde milyonlarca kez izlenen “Nihilist Penguen” videosu da tam olarak böyle bir etki yarattı. Antarktika’nın ortasında, koloniden ayrılıp ters yöne doğru yürüyen bir penguen… Ne konuşuyor, ne bağırıyor, ne de dramatik bir şey yapıyor. Sadece yürüyor. Ama o sessiz yürüyüş, tuhaf bir şekilde milyonlarca insana çok tanıdık geliyor.
İlk bakışta bu görüntü, sıradan bir doğa belgeseli sahnesi gibi duruyor. Oysa izleyenlerin zihninde bambaşka bir hikâye yazılıyor. Çünkü o penguen, pek çok kişi için artık yönünü kaybetmiş bir hayvan değil. O penguen; sabah alarmına uyanmak istemeyen, yaptığı işin anlamını sorgulayan, kalabalıkların içinde yalnız hisseden modern insanın ta kendisi.
İşin ironik yanı şu: Bu sahne yeni değil. 2007 yılında Werner Herzog’un çektiği bir belgeselde yer alan kısa bir an. O gün sadece “yönünü şaşırmış bir penguen” olarak kayda geçmiş. Bugün ise sosyal medyada üzerine anlamlar yüklenen, felsefi tartışmalara konu olan bir simgeye dönüşmüş durumda. Değişen penguen değil; ona bakan insan.
Sosyal medya kullanıcıları bu yürüyüşe melankolik müzikler ekledi, altına kısa cümleler yazdı: “Ama neden?”, “Her şeyi bırakıp gitmek”, “Artık dayanamıyorum.” Video büyüdükçe büyüdü. Çünkü herkes kendi hikâyesini o penguenin sırtına yükledi. Kimi iş hayatını, kimi ilişkilerini, kimi de geleceğe dair belirsizliğini…
Bilim insanları elbette bu davranışın felsefi bir anlamı olmadığını söylüyor. Yön duygusu bozulmuş olabilir, hasta olabilir, stres altındadır. Haklılar. Ama sosyal medyada gerçeğin değil, hissin dolaşıma girdiğini artık hepimiz biliyoruz. İnsanlar pengueni değil, kendilerini izliyor.
“Nihilist Penguen” adının bu kadar benimsenmesi de boşuna değil. Nihilizm, anlamın sorgulandığı, hatta yok sayıldığı bir düşünce biçimi. Günümüz dünyasında bu duyguyu yaşamayan var mı? Daha çok çalış, daha hızlı ol, daha başarılı görün… Ama neden? İşte o penguenin yürüyüşü, bu sorunun sessiz hâli gibi duruyor.
Olayın bir noktadan sonra kültürel sınırları aşması da şaşırtıcı değil. İşin içine siyaset girdi, alay girdi, yapay zekâ ile üretilmiş videolar girdi. Ama bütün bu gürültünün altında hâlâ aynı sahne duruyor: Koloniden ayrılan bir canlı ve arkasından bakan milyonlar.
Belki de bu yüzden bu video bu kadar tuttu. Çünkü kimse “ben sürüden ayrılmak istiyorum” diye bağırmıyor ama içten içe herkes aynı soruyu soruyor: “Ben nereye gidiyorum?” Penguenin yürüyüşü bu soruya cevap vermiyor. Ama tam da bu yüzden etkileyici. Çünkü bazen cevaplardan çok, sorular ortak oluyor.
O penguen belki gerçekten yönünü kaybetti. Ama ona bakan milyonlar, yönlerini çoktan sorgulamaya başlamıştı. Sosyal medya sadece bunu görünür kıldı.

YORUMLAR