Birçok şehir gezdim, farklı kültürler, farklı insan manzaraları gördüm… Fakat son dönemde özellikle Balıkesir’de sıklıkla rastladığım ve en son bizzat yaşadığımda içimi derin bir rahatsızlıkla kaplayan bir konuyu artık dile getirmem gerektiğine inanıyorum.
Balıkesir’in yerlileri de esnafı da iyi bilir: Sırtlarında kırmızı bir yazma, ellerinde bir tepsi bazen bir tef ya da kolonya ile karşınıza aniden beliren bir grup genç… “Asker uğurlaması” adı altında sizden harçlık isterler. Burası Kuvayı Milliye şehri; 7’den 77’ye herkes bu ruhu yüreğinde en sıcak haliyle taşır. Mevzu askere gidecek vatan evladı olunca, bu cömert halk kimseyi kolay kolay geri çevirmez. Ancak ne yazık ki bu güzel gelenek, artık askerlik gururundan çıkıp adeta bir "baskı yöntemi" ve gelir kapısı haline gelmiş durumda.
İki hafta önce Edremit’te bir alışveriş merkezinin restoran bölümünde ailemle yemek yiyorduk. Herkesin önünde yemeği, ellerinde hamburgeri… Malum, fast-food alanlarında insanlar çatalla değil elleriyle yemek yer. Tam hamburgerimden bir ısırık alacakken, arkamdan heybetli bir genç aniden irkiltici bir sesle: “Ablaaaa!” diye bağırıp ellerime ne olduğu belirsiz bir kolonyayı dökmeye çalıştı.
Neye uğradığımı şaşırdım!
Ne bir müsaade istemek var, ne yemek yiyene saygı, ne de kişisel mesafeye dikkat etmek… Üstelik ciddi bir alerjim var ve tabağımın üzerine kadar eğilip ellerime boca edilmeye çalışılan o sıvının ne olduğu bile belirsiz! Nazikçe “Teşekkür ederim, istemiyorum, alerjim var ve yemek yiyorum” dedikçe diretmeye başladı. “Askere gidiyoruz yahu, harçlık lazım, dökelim!” diyerek ne sınır tanıdı ne de ayıp bildi.
Benden çıktı, diğer masalara geçti. Taktik hep aynı: Yemek yiyen kadınlara, genç kızlara arkadan aniden yaklaşmak, temas etmek, bodoslama kişisel alana girmek ve ürkütücü bir ısrarla ellerine kolonya dökmeye çalışmak…
Nerede kaldı birbirimizin özel alanına saygı? Nerede kaldı toplum içindeki yemek yeme kültürü? Nerede kaldı bir kadına karşı gösterilmesi gereken nezaket?
O an masadaki herkes rahatsız oldu. İnsanlar anlık şok yaşadığı için ne tepki vereceğini bilemedi, şaşkınlıkla reddetmeye çalıştıkça karşıdaki ısrarını sürdürdü. En nihayetinde güvenlik görevlileri geldi de bu gençleri restoran alanından uzaklaştırdı.
Ancak bir kadın ve bir anne olarak o an yaşadığım tedirginliği tarif edemem. Masamda telefonum, çantam var; aniden dibinizde beliren kişinin niyeti nedir bilmiyorsunuz. Yanıma gelen çocuğumun o korkmuş, tedirgin bakışları ise cabası… Tanımadığım bir insanın, kişisel mesafemi hiçe sayarak kulağımın, yüzümün 50 santim dibine kadar girmesi son derece rahatsız edici ve güvenlik hissini yok eden bir durum.
Bizler artık toplum içinde tedirgin olmadan yemek yiyemeyecek, bir restoranda keyifle oturamayacak mıyız?
Gelenekler başımızın tacıdır; asker harçlığı da bu toprakların tatlı bir adetidir. Fakat hiçbir gelenek, insanların huzurunu kaçırmanın, kişisel alanını ihlal etmenin ve zorbalık derecesinde ısrar etmenin meşru kılıfı olamaz. Bu durumun hem AVM yönetimleri hem yerel yönetimler hem de emniyet güçleri tarafından bir an önce denetim altına alınması şarttır.
Çünkü huzurla yemek yemek de güvende hissetmek de en temel hakkımızdır.
Yorumlar