Sağlıklı beslenme konusunda yaptığı çıkışlarla sık sık gündeme gelen Prof. Dr. Canan Karatay, Karatay Sözü YouTube kanalında bu kez pirinç tüketimine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Karatay, pirincin günümüzde sanıldığı kadar masum olmadığını belirterek, özellikle ağır metal riski ve yüksek nişasta içeriğine dikkat çekti.
Pirinçte Ağır Metal Tehlikesi
Canan Karatay, pirincin bataklık alanlarda yetiştiğini hatırlatarak bu durumun önemli bir risk yarattığını söyledi. Bataklık alanlarda sivrisinek ve zararlılarla mücadele için yoğun ilaçlama yapıldığını ifade eden Karatay, bu koşulların pirinçte arsenik ve kadmiyum gibi ağır metallerin birikmesine yol açtığını vurguladı.
Karatay, ABD ve Çin başta olmak üzere birçok ülkede yapılan güncel bilimsel çalışmalarda pirinçte ağır metal oranlarının ciddi seviyelere ulaştığının ortaya konduğunu belirtti.

“Hangi Pirinç Sağlıklı?” Sorusuna Net Yanıt
Basmati, yasemin ya da ithal pirinçlerin sağlıklı olduğu yönündeki algının yanlış olduğunu söyleyen Karatay, bu tür pirinçlerin çoğunun yüksek nişasta oranına ve yoğun endüstriyel işleme maruz kaldığına dikkat çekti. Özellikle yasemin pirincinin GDO’lu ve yapışkan yapısının yüksek nişastadan kaynaklandığını belirtti.
Karatay’a göre; “Amerika’dan gelen ya da yabancı isim taşıyan her ürün sağlıklı değildir. Bu isimler çoğu zaman sadece reklam amaçlıdır.”
Yerli Pirinç Daha Güvenli Olabilir
Canan Karatay, tamamen yasaklayıcı bir dil kullanmadığını ancak tercih yapılacaksa yerli pirinçlerin öne çıktığını söyledi. İlaçsız ve mümkün olduğunca doğal koşullarda yetiştirilen pirinçlerin daha güvenli olduğunu ifade eden Karatay; Osmancık, İpsala, Gönen, Karacadağ, Sarı Kılçık ve kırmızı kılçık pirinçlerinin bu kapsamda değerlendirilebileceğini dile getirdi.
Ancak Karatay, bataklıkta yetişen bir ürün olduğu için pirincin tamamen risksiz olmasının da zor olduğunu vurguladı.
Pişirme Yöntemi En Az Pirincin Kendisi Kadar Önemli
Pirinç tüketilecekse pişirme şeklinin büyük önem taşıdığını belirten Karatay, Japonya ve Çin örneğini verdi. Bu ülkelerde pirincin lapa kıvamında, kaynatılarak tüketildiğini ifade eden Karatay, bu yöntemin arsenik ve kadmiyum oranını azalttığını söyledi.
Türk mutfağında yaygın olan tereyağlı ve bol porsiyonlu pilav tüketiminin ise ciddi sağlık riskleri taşıdığına dikkat çekti.
“Buzdolabında Dinlendirilirse Glisemik İndeks Düşer” İddiasına Tepki
Bazı çevrelerde dile getirilen “pirinç pişirildikten sonra buzdolabında bekletilirse glisemik indeks düşer” iddiasını da değerlendiren Karatay, bu bilginin bilimsel bir karşılığı olmadığını söyledi. Glisemik indeksin bu şekilde düşmeyeceğini vurgulayan Karatay, bu tür söylemlerin toplumun gönlünü hoş etmeye yönelik olduğunu ifade etti.

Bulgur Pirinçten Daha Sağlıklı
Canan Karatay, dolma ve pilav gibi yemeklerde pirinç yerine bulgurun tercih edilmesini önerdi. Özellikle kavılca, karakılçık, siyez gibi ata tohumlarından elde edilen, taş değirmende öğütülmüş ve kepeği ayrılmamış bulgurların hem kan şekerini daha dengeli yükselttiğini hem de ağır metal açısından daha güvenli olduğunu söyledi.
Kepekli Pirinç ve Tam Tahıl Vurgusu
Karatay, parlatılmış beyaz pirinç yerine kepekli pirinç tercih edilmesi gerektiğini belirterek, B vitaminlerinin tahılların kepek kısmında bulunduğunu hatırlattı. Aşırı işlenmiş ve bembeyaz hale getirilmiş tahılların besin değerinin büyük ölçüde kaybolduğunu dile getirdi.
Kimler Pirinçten Uzak Durmalı?
Canan Karatay, özellikle şeker hastaları, kabızlık sorunu yaşayanlar ve bağırsak florası hassas olan kişilerin pirinç tüketiminde çok daha dikkatli olması gerektiğini söyledi. Pirincin bağırsak mikrobiyotasını olumsuz etkileyebileceğini vurgulayan Karatay, her bireyin kendi vücudunu tanıması gerektiğini ifade etti.
Ölçü En Kritik Nokta
Karatay, “Hiç pirinç yemeyin” demediğini ancak ölçüsüz tüketimin büyük bir hata olduğunu söyledi. Et, yoğurt, bakliyat ve sebzelerle birlikte tüketilen az miktardaki pilavın zararı azaltabileceğini belirten Karatay, “Kepçe kepçe pilav yemek sağlıklı değildir” sözleriyle uyarısını net bir şekilde ortaya koydu.
Sıla Solaklar VERİM
