- Sigara kalbin en büyük düşmanlarından biri
Sigara ve diğer tütün ürünlerinde bulunan maddeler kan damarlarına zarar verebilir. Sigara dumanı kandaki oksijen miktarını azaltırken kalbin vücuda yeterli oksijen ulaştırmak için daha fazla çalışmasına neden olabilir.
Bu durum kalp hızının ve kan basıncının yükselmesine yol açabilir. Üstelik yalnızca sigara içmek değil, pasif olarak dumana maruz kalmak da kalp-damar sağlığı açısından risk oluşturabilir.
Sigarayı bırakmak ise kalp sağlığını korumak için atılabilecek en önemli adımlardan biri olarak gösteriliyor.
- Saatlerce oturmak düşündüğünüzden daha tehlikeli olabilir
Masa başında uzun saatler geçirmek, sürekli araç kullanmak ve günlük hareket miktarının azalması kalp sağlığı açısından önemli risk faktörleri arasında bulunuyor.
Düzenli fiziksel aktivite; kan basıncının kontrolüne, sağlıklı kilonun korunmasına ve genel kalp-damar sağlığının desteklenmesine yardımcı oluyor.
Yetişkinler için haftaya yayılan düzenli egzersiz önerilirken, tempolu yürüyüş gibi günlük hayata kolayca eklenebilecek aktiviteler de önemli fayda sağlayabiliyor.
- Fazla kilo özellikle bel çevresinde birikiyorsa dikkat
Fazla kilo ve artan bel çevresi kalp hastalıklarıyla birlikte yüksek tansiyon, tip 2 diyabet ve uyku apnesi gibi birçok sağlık problemiyle ilişkilendiriliyor.
Özellikle hazır ve ultra işlenmiş gıdaların fazla tüketilmesi; yüksek miktarda tuz, şeker ve sağlıksız yağ alımına neden olabiliyor. Düşük fiziksel aktivite de buna eklendiğinde kilo kontrolü giderek zorlaşabiliyor.
Küçük miktarda kilo kaybı bile bazı kişilerde tansiyon, kan şekeri ve kolesterol değerleri üzerinde olumlu etki yaratabiliyor.
- Sofradaki yanlış seçimler kalbi doğrudan etkiliyor
Sağlıklı beslenme kalp hastalıklarından korunmanın temel taşlarından biri olarak görülüyor. Aşırı tuzlu, şekerli ve doymuş yağ oranı yüksek ürünlerin sık tüketilmesi; kilo artışı, yüksek tansiyon ve kolesterol sorunlarını beraberinde getirebilir.
Kalp dostu bir beslenme düzeninde sebze ve meyveler, baklagiller, tam tahıllar, balık, uygun miktarda yağsız protein kaynakları, kuruyemişler ve zeytinyağı gibi sağlıklı yağların dengeli şekilde yer alması öneriliyor.
Yeterli lif tüketimi de tokluk hissinin artmasına ve kolesterolün kontrolüne katkıda bulunabiliyor.
- Geceleri yeterince uyumamak kalbi yoruyor
Uyku yalnızca dinlenmek için değil, kalp-damar sisteminin sağlıklı şekilde çalışması açısından da büyük önem taşıyor.
Sürekli yetersiz veya kalitesiz uyku; yüksek tansiyon, obezite, diyabet ve kalp-damar hastalıkları açısından artmış riskle ilişkilendiriliyor.
Yetişkinlerin çoğu için gecede yaklaşık 7 ila 9 saat uyku öneriliyor. Her gün benzer saatlerde yatıp kalkmak, gece geç saatlerde ağır yemeklerden kaçınmak ve yatmadan önce ekran kullanımını azaltmak uyku kalitesini artırabilir.
Şiddetli horlama, uykuda nefesin kesilmesi ve yeterli süre uyunmasına rağmen gündüz aşırı yorgunluk yaşanması ise uyku apnesi açısından değerlendirme gerektirebilir.
- Yüksek tansiyonu önemsememek büyük hata
Yüksek tansiyon çoğu zaman belirgin bir şikâyet oluşturmadan ilerleyebildiği için “sessiz tehlike” olarak da tanımlanıyor.
Kontrolsüz yüksek tansiyon zaman içerisinde damarların ve kalbin zarar görmesine neden olabilir. Sigara, fazla kilo, yüksek tuz tüketimi, hareketsizlik ve aşırı alkol kullanımı tansiyon sorunlarını daha da artırabilir.
Bu nedenle tansiyonun uygun aralıklarla ölçülmesi ve yüksek değerler görülmesi halinde sağlık profesyoneline başvurulması önem taşıyor.
- Kolesterol yüksekliğini görmezden gelmeyin
Kandaki LDL kolesterolün yüksek olması, damar duvarlarında plak birikimine katkıda bulunabilir. Zamanla damarların daralması veya tıkanması ise koroner kalp hastalığı ve kalp krizi riskini yükseltebilir.
Trigliserit yüksekliği de kalp-damar hastalıkları açısından değerlendirilmesi gereken göstergelerden biri.
Sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite, kilo kontrolü ve gerektiğinde hekim tarafından verilen ilaçların düzenli kullanılması kolesterol yönetiminde önemli rol oynuyor.
- Sürekli stres sadece ruh halini etkilemiyor
Uzun süre devam eden yoğun stres kalp-damar sistemini de etkileyebiliyor. Stres sırasında kalp atım hızı ve kan basıncı geçici olarak yükselebilir.
Üstelik stresli dönemlerde sigara kullanımının artması, aşırı yemek yeme, hareketsizlik ve düzensiz uyku gibi davranışlar da kalp sağlığı üzerindeki riski büyütebilir.
Düzenli egzersiz, yeterli uyku, sosyal destek ve gevşeme yöntemleri stres yönetimine yardımcı olabilir.
- Aşırı alkol tüketimi kalbe zarar verebilir
Fazla miktarda alkol tüketimi kan basıncının yükselmesine, kalp ritmi bozukluklarına ve kilo artışına katkıda bulunabilir.
Kalp sağlığı amacıyla alkole başlanması önerilmez. Alkol kullanan kişilerin ise miktarı mümkün olduğunca sınırlı tutması ve kişisel sağlık durumlarına ilişkin hekim önerilerini dikkate alması önemlidir.
- Kontrolsüz diyabet kalp hastalığı riskini artırıyor
Diyabet kalp ve damar hastalıkları açısından önemli risk faktörlerinden biri. Uzun süre yüksek seyreden kan şekeri damar yapısına zarar verebilir.
Diyabete yüksek tansiyon, sigara kullanımı, yüksek kolesterol veya fazla kilo da eşlik ediyorsa kalp-damar hastalığı riski daha da artabilir.
Kan şekerinin kontrol altında tutulması, sağlıklı kilo, düzenli egzersiz, dengeli beslenme ve gerekli durumlarda ilaç tedavisine uyum kalbin korunmasında büyük önem taşıyor.
HABER MERKEZİ





