Bazı sesler vardır; yüzünü hiç görmesen de tanırsın. O ses, bir filmin karanlık sahnesinde yükselir, bir ayrılık anında içini burkar, yıllar sonra bile ilk dinlediğin âna geri götürür seni. İşte Seha Okuş tam olarak böyle bir sesti.
Yeşilçam’da kamera çoğu zaman başka yüzlere döndü ama duyguyu taşıyan, sahneyi derinleştiren, kalbe asıl dokunan hep onun sesiydi. Bugün, 97 yıllık bir ömrün ardından aramızdan ayrıldı. Ama “gitmek” kelimesi onun için eksik kalıyor. Çünkü bazı insanlar bu dünyadan ayrılmaz; yalnızca başka bir yerden konuşmaya devam eder.
Bir Şarkının Ardında Kalan Hayat
“Hasretinle Yandı Gönlüm”…
Bu şarkıyı duyan herkesin içinde bir şey eksilir. Çünkü bu eser sadece bir beste değildir; bir bekleyiştir, bir iç çekiştir, yarım kalmış cümlelerin müziğidir. Söz ve bestesi Yalçın Tura’ya ait olan bu eser, Dönüş filmiyle birlikte hafızalara kazındı. Ve o günden sonra ne zaman çalsa, Yeşilçam’ın tozlu sokakları, yarım kalan sevdalar, sessiz vedalar gelir akla.
Bu şarkı defalarca söylendi, yeniden yorumlandı. Ama herkes bilir ki o eserin “asıl sesi” Seha Okuş’tur. Çünkü bazı şarkılar sahibini seçer.
Kameranın Önünde Değil, Kalbin İçinde
Seha Okuş’u özel kılan şey sadece güçlü bir yorumcu olması değildi. O, Yeşilçam’da duygunun sesiydi. Mahpus, Toprak Ana, Açlık, Kuma gibi filmlerde söylediği türkülerle sahnelerin ruhunu taşıdı. Oyuncular ağladı, izleyici etkilendi ama duyguyu seyircinin içine bırakan hep onun sesiydi.
İstanbul Belediye Konservatuvarı’ndan mezun olduktan sonra konservatuvarda ve İstanbul Radyosu’nda tam 35 yıl görev yaptı. Yani sadece bir sanatçı değil; bir eğitmen, bir emekçi, bir kültür taşıyıcısıydı. 1990’dan itibaren Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde Halk Müziği Bölümü’nün başında yer aldı. Bildiğini saklamadı, sesiyle olduğu kadar bilgisiyle de iz bıraktı.
Bir Ailenin, Bir Sanat Dünyasının Acısı
Bugün bu kayıp, sadece müzik dünyasını değil; bir aileyi de derinden yaraladı. Seha Okuş, Müjdat Gezen’in halasıydı. Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nin yaptığı paylaşımda kullanılan “Acımız büyük” cümlesi, aslında hepimizin duygusunu özetliyor. Çünkü bu acı, sadece bir yakınını kaybetmenin değil; bir dönemin yavaş yavaş kapanmasının hüznü.
Sessizce Ama Derin Bir İz
Seha Okuş, magazin gündemlerinde sık sık yer almadı. Büyük polemiklerin, yüksek sesli tartışmaların insanı olmadı. O, işini yaptı. Sesiyle yaşadı. Ve geride, kolay kolay silinmeyecek bir iz bıraktı.
Bugün Yeşilçam filmlerinden birini açtığınızda, bir sahnede tanıdık bir türkü yükselirse bilin ki o sadece bir şarkı değildir. O, Seha Okuş’un hâlâ bizimle konuşma biçimidir.
Bazı sesler susmaz.
Sadece biraz daha derinden gelir.
Işıklar içinde uyu Seha Okuş…
Bu memleketin hafızasında yerin hep ayrı kalacak.

YORUMLAR