Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Nuray Altay Püsküllüoğlu

Mayıs, ayların gülüdür, Taze bir çiçek dalıdır

Sabahattin Ali’nin o eşsiz dizelerindeki gibi, doğanın en taze ve en coşkulu şarkısını söylediği Mayıs ayına nihayet adım attık. Baharın tam kalbinde, her köşeden bir çiçeğin başını kaldırdığı, börtü böceğin orkestra kurduğu bu zamanlar, umudun da en gür boy verdiği günlerdir.

6 Mayıs ise bu döngünün en sihirli durağı; Hızır ile İlyas’ın (Hıdır) buluştuğu, bereketin yeşerdiği umut tohumlarının atıldığı gün.

Umut Hiç Pas Tutmaz: Hıdırellez Kapımızda

“Mayıs ayların gülüdür, taze bir çiçek dalıdır…” Sabahattin Ali’nin de dediği gibi, yılın en güzel ayının o en tılsımlı günlerine girmiş bulunuyoruz.  Mayıs; doğanın sessiz sedasız uyanışı, toprağın canlanışı ve yaşamın yeniden “merhaba” deyişidir. Benim için her ayın ayrı bir ruhu olsa da Mayıs’ın yeri bambaşkadır; içimde yarattığı heyecanı her yıl kadim ritüellerle karşılamayı borç bilirim.

5 Mayıs Gecesinin Tılsımı

Hıdırellez’in kalbi, 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan o kutsal gecede atar. Yüzyıllardır süregelen bir inanışa göre; Hızır A.S., kapısı ve penceresi açık olan evlere uğrar, bereketiyle hanelere sağlık ve neşe bırakır. Bu yüzden o gece ilk işim, pencerelerimi bu kutlu enerjiye açmaktır.

Bereketin çekim gücüne inanan biri olarak, manifestlerimi defne yapraklarından eksik etmem. Bir defne yaprağının üzerine bolluğu sembolize eden sayıları yazıp cüzdanıma yerleştiririm. Beyaz bir mumun dinginliğinde, dileklerimi “zaten olmuş gibi” kağıda döker, o anın enerjisini tüm hücrelerimde hissederim.

Defne yapraklarına 777 yazar ve cüzdanıma koyarım bolluk bereketi her daim yanımda taşıyıp çektiğime inanırım.

Arınma ve Topraklanma

Hıdırellez günü sadece dilek tutmak değil, aynı zamanda yüklerimizden kurtulma günüdür. 5 ve 6 Mayıs’ta çıplak ayakla çimenlere basmak, bedenimdeki olumsuz enerjiyi toprağa bırakıp şifalanmak benim için vazgeçilmezdir. 40 adet çörek otunu dualarımla saksıya gömerken, umutlarımı da toprağa emanet ederim. Dileklerimi sağlama almak adına bir nüshasını evimdeki saksıya, diğerini ise geleneğin sembolü olan gül dalına asarım.

Sabahın ilk ışıklarıyla kapı eşiğimi sirkeli suyla silerken tüm olumsuzluklara veda eder, yüzümü gül suyuyla yıkayarak güne taze bir başlangıç yaparım. Ne de olsa umut pas tutmaz; o her gün bir şekilde yüreğimizde yeşermenin yolunu bulur.

Suya Bırakılan Niyetler: Dileklerinizi kağıda yazmak yerine, akan bir suya (nehir, deniz veya sadece musluk suyunun altına) “Su gibi aksın, yolunu bulsun” diyerek anlatmak, niyetin gerçekleşme hızını temsil eder.

Yedi Delikli Taş Ritüeli: 6 Mayıs sabahı yolda yürürken gördüğünüz yedi farklı küçük taşı toplayıp bir keseye koyarak yıl boyu evinizde saklayabilirsiniz. Bu taşların eve “sabitlik ve huzur” getirdiğine inanılır.

Hıdırellez Kısmet Açma (Tuz): Gece yatmadan önce bir miktar tuzu küçük bir beze sarıp kapı dışına asın. Sabah bu tuzu yemeklerinize azar azar katarak “yılın tadı tuzu evimden eksik olmasın” niyetinde bulunabilirsiniz.

Özetle 6 Mayıs: İnsanlığın doğayla, gökyüzünün toprakla, imkansızın mucizeyle buluştuğu gündür. Şimdiden hepimizin duaları kabul, gönlünden geçenler hayırlısıyla gerçek olsun

 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

9 + 3 = ?

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER