Duymak, duyabilmek, duyurulabilmek yani işitmek, işitebilmek ile işitilebilmek yaşam koşullarının olmazsa olmazlarından olan işitsel davranış biçimlerini oluşturur. Duymazsanız dünyadan haberiniz olmaz ve de işitilmezseniz de sizin varlığınız ile yokluğunuz bir anlam taşımaz. Bir şeyler duyurmak ve işittirmek istersiniz ancak yarı rüya, yarı uyur, yarı uyanık pozisyonda “karabasan” gibi psikolojik ile biyolojik ve fizyolojik bir sorun yaşıyorsanız, siz bağırıp çağırsanız bile ses ü sedanız çıkmadığı için sizi duyan olmaz ve yardım da alamazsınız. Hele bir de sizi duymak istemeyenler kuşatıyorsa çevrenizi, bu bağlamda “yandım Allah” çağırırsınız.
Kitle iletişim araçlarının ülkemizde pek de olmadığı yıllarda, ilan veya duyurular için eskilerde “Dellal = Tellal” denilen, yüksek bir yere çıkarak yüksek sesle halkı bir konuda bilgilendiren insanlarımız vardı. Ve onların gür sesleri mahalle ile cadde ve sokaklarımızı çınlatırdı. Hele küçükler kapı ile pencerelere koşarak ne denildiğini bilmek ve ilanı duymak isterdi. Tecrübe ile deneyim ve yaşam ile bilgi ve görgü aktarımı sohbetleri mahalle ile cami odalarında ve evlerde yapılırdı. Bilge kişi konuşurken, sessizce dinlenir, gerektiğinde sorular sorularak cevaplar alınırdı.
Herkes duymak ile duyurabilmek ve duyulabilmek ister. Bu arzusunu dile getirebilmek için feryad ü figan etse de Sayın Orhan GENCEBAY kadar başarılı olamayabilir. Çünkü Orhan abimiz kaynağı; LyricFind ile bestesi kendisine ait olan ve de hala özenle dinlediğimiz 1973’lü yılların popüler müziği sayılan “Duyun Beni” adlı bir şarkısında:
Ağla gözlerim, ağla zamanıdır.
Aşkımın şimdi son baharıdır.
Bu yağmur, bu rüzgâr, bu fırtına
Gönlümün isyanı, feryadıdır.
Ey sevgilim, ey kaderim,
Ey bu dünya, ümitlerim,
Duyun beni, duyun beni!
Beni benden siz çaldınız.
Şimdi yalnız bıraktınız.
Verin beni, verin beni!
Ne baharda neşe,
Ne gözümde yaş kaldı.
Aşkın matemine sarın beni,
Alın beni, sarın beni!
Bu aşkın hikâyesi böyle bitti.
Yoksulluk beni benden, senden etti.
Gönlüme sev diyen kadere bak.
Aşkımı ömrüme haram etti!
Beni benden siz çaldınız.
Şimdi yalnız bıraktınız.
Verin beni, verin beni!
Ne baharda neşe,
Ne gözümde yaş kaldı.
Aşkın matemine sarın beni,
Sarın beni, duyun beni,
Alın beni, verin beni!.. Beste sözlerini beğeni ile okuduğunuzu düşünüyorum.
Yorumlar