Bazı meslekler yalnızca çalışma saatleri içinde yapılmaz. Beyaz önlüğü çıkardığınızda, hastanenin kapısından dışarı adım attığınızda ya da nöbetiniz sona erdiğinde sorumluluğunuz bitmez. Çünkü doktorluk, sadece bir meslek değil; insan hayatına karşı verilmiş büyük bir sözdür.
Bursa’da yaşanan olay, bu sözün ne kadar ağır ama bir o kadar da kutsal olduğunu bir kez daha gösterdi.
Mudanya Yolu üzerindeki özel bir hastanenin önünde meydana gelen trafik kazasında, yolun karşısına geçmeye çalışan 53 yaşındaki Abdullah Aktiz’e bir otomobil çarptı. Ağır yaralanan Aktiz’in kalbi durdu. Olay yerine gelen sağlık görevlileri müdahaleye başlarken hastanenin acil servisinde görevli bir kadın doktor da hiç tereddüt etmeden yaralının yardımına koştu.
Kalp masajına başladı.
Ancak asıl dikkat çeken, doktorun müdahalesini nasıl sürdürdüğüydü. Yaralı sedyeye alındığında masaja ara vermemek için kendisi de sedyenin üzerine çıktı. Sağlık çalışanları sedyeyi hastanenin acil müdahale odasına doğru taşırken doktor, dengesini korumaya çalışarak kalp masajına devam etti.
O anlarda ne kameraları düşündü ne de sosyal medyada gündem olacağını…
Onun tek düşüncesi, duran bir kalbi yeniden çalıştırabilmekti.
Doktorun saniyelerle yarışan müdahalesi sonucunda Abdullah Aktiz’in kalbi yeniden çalışmaya başladı. Yaralı vatandaş yoğun bakım ünitesine alınırken hayati tehlikesinin devam ettiği bildirildi. Ancak o doktorun çabası, bir insana yaşama tutunabilmesi için yeni bir fırsat verdi.
Sosyal medyada yayılan görüntüler binlerce kişi tarafından izlendi. Doktorun mücadelesi takdir mesajlarıyla karşılandı. Fakat bu görüntüleri yalnızca “kahraman doktor” başlığı altında paylaşarak geçmemek gerekiyor. Çünkü o anlar, sağlık çalışanlarının nasıl büyük bir sorumluluk taşıdığını da açıkça ortaya koyuyor.
Bir insanın kalbi durmuşken çevredeki herkes için zaman birkaç saniyeliğine donabilir. İnsanlar ne yapacağını bilemeyebilir, korkabilir ya da çaresizce bekleyebilir. Fakat sağlık çalışanları için tam tersine zaman hızlanır. Her saniye değerlidir. Her doğru hareket bir hayat demektir. Her gecikme ise geri dönüşü olmayan bir sonuca yol açabilir.
Sedyenin üzerine çıkarak kalp masajı yapan doktor da tam olarak bunu biliyordu. Sedyenin hareket etmesi, hastane koridorundaki telaş ya da fiziksel yorgunluk onun için önemli değildi. Çünkü ellerinin altında duran şey yalnızca bir beden değil, bir insanın yaşamıydı.
Benzer bir olay 2018 yılında Bursa Devlet Hastanesi’nde yaşanmıştı. Bıçaklanan bir hastaya sedyenin üzerinde kalp masajı yaparak müdahale eden doktor, daha sonra yılın doktorları arasında yer almıştı. Aradan geçen yıllara rağmen aynı fedakârlık görüntülerinin yeniden yaşanması, sağlık çalışanlarının değişmeyen görev anlayışını gösteriyor.
Fakat bu olayın bize hatırlattığı başka gerçekler de var.
Trafikte daha dikkatli olmak, yaya geçitlerinde hız kesmek, hastane ve okul çevrelerinde kurallara uymak zorundayız. Çünkü bir sürücünün birkaç saniyelik dikkatsizliği, başka bir insanın yaşamını tamamen değiştirebilir. Sonrasında doktorlar sedyelerin üzerine çıkar, sağlık görevlileri zamana karşı koşar, aileler ise yoğun bakım kapılarında gelecek iyi bir haberi bekler.
O gece Bursa’da bir trafik kazası yaşandı.
Bir insan ağır yaralandı.
Bir kalp durdu.
Ancak bir doktor vazgeçmedi.
Sedyeye çıktı, kalp masajını sürdürdü ve duran kalbin yeniden atmasına vesile oldu. Belki de insanlık tam olarak böyle anlarda kendisini gösteriyor. Birinin hayatı için kendi yorgunluğunu, korkusunu ve rahatını unutan insanların varlığı, hepimize umut veriyor.
Doktorun ismini henüz bilmiyoruz. Ama o görüntülerde gördüğümüz şeyin bir adı var: Meslek ahlakı, vicdan ve insan hayatına duyulan sonsuz saygı.
Bazen bir insanın kahraman olması için pelerin takması gerekmez.
Bazen beyaz bir önlük, iki güçlü el ve vazgeçmeyen bir yürek yeterlidir.
Yorumlar