Her yıl olduğu gibi bu sabah da şehir biraz daha yavaş uyanıyor. Sokaklarda aynı telaş yok, kahvelerdeki sesler biraz daha kısık, insanların yüzünde ise tarif edilmesi zor bir sükûnet var. Çünkü bugün sadece bir ayın değil, aynı zamanda sabrın, paylaşmanın ve içe dönüşün ilk günü.
Ramazan’ın ilk günü her zaman farklıdır. Bir başlangıç hissi taşır. Tıpkı yeni bir defter açmak gibi… Henüz hiçbir satırı yazılmamış, tertemiz bir sayfa. İnsan ister istemez kendine sorar: “Bu ayı nasıl geçireceğim?”
Belki daha az kırarak,
Belki daha çok dinleyerek,
Belki de en çok kendimizi affederek…
Açlık Değil, Hatırlamak
Oruç çoğu zaman aç kalmak sanılır. Oysa en çok hatırlamaktır Ramazan. Sofraya oturunca nimetin kıymetini, susayınca bir yudum suyun değerini, iftar saatine yaklaşınca beklemenin sabrını hatırlamak…
Aslında en çok da insan olduğumuzu hatırlarız bu ayda.
Gün boyu aç kalan sadece midemiz değildir; kalbimiz de biraz daha hassas olur, dilimiz biraz daha dikkatli, bakışımız biraz daha merhametli… İşte Ramazan’ın en güzel tarafı da budur.
İlk Günün Heyecanı
İlk günün kendine has bir heyecanı vardır. Sahura kalkmanın telaşı, ilk iftarın hazırlığı, ezanı beklerken sofradaki o sessiz bekleyiş…
Her evde benzer bir atmosfer yaşanır. Farklı sofralar ama aynı duygu: Şükür.
Çünkü Ramazan, insanı kalabalıklar içinde bile yalnız olmadığını hissettiren bir aydır. Aynı anda milyonlarca insanın aynı niyetle oruç tutması, görünmeyen bir bağ kurar aramızda.
Biraz Yavaşlama Zamanı
Belki de Ramazan bize en çok yavaşlamayı öğretir. Günlük hayatın koşuşturması içinde fark etmeden hızlanan kalbimizi, düşünmeden söylediğimiz sözleri, ertelediğimiz iyilikleri hatırlatır.
Bu ay, biraz durup düşünme ayıdır.
Biraz daha az şikâyet, biraz daha çok şükür ayıdır.
İlk Günün Dileği
19 Şubat 2026’nın bu ilk gününde herkesin kalbinde küçük de olsa bir niyet vardır. Kimi daha huzurlu olmak ister, kimi sevdikleri için dua eder, kimi de sadece içindeki ağırlığın hafiflemesini…
Belki de en güzel dilek, bu ayın sonunda daha iyi bir insan olarak çıkabilmek.
Ramazan’ın ilk günü bize şunu fısıldar:
Hayatın içinde ne kadar yorulursak yorulalım, her zaman yeniden başlamak için bir zaman vardır.
Ve bugün o gün…

YORUMLAR