Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Nail Tikit

“Sevgim Bitti” Demek Boşanma Sebebi Sayıldı

Evlilikte söylenen sözlerin hukuki boyutu, son dönemde alınan Yargıtay kararlarıyla daha da tartışılır hale geldi. “Seni sevmiyorum, sevgim bitti” ifadesinin kusur sayılması, aile hukukunda yalnızca fiziksel değil, psikolojik yıpratmanın da dikkate alındığını bir kez daha ortaya koydu. Ancak burada asıl konuşulması gereken mesele, bir evliliğin yalnızca birkaç cümleyle mi yıkıldığı, yoksa bu sözlerin zaten çökmüş bir ilişkinin dışavurumu mu olduğudur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin verdiği karar, hukuk açısından teknik olarak anlaşılabilir bir zemine dayanıyor. Çünkü Türk Medeni Kanunu’nda boşanma davalarında “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” değerlendirilirken, eşlerin birbirine yönelik davranışları ve kullandıkları ifadeler de dikkate alınıyor. Özellikle aşağılayıcı, küçük düşürücü ya da toplum içinde itibarı zedeleyici sözler, kusur değerlendirmesinde önemli rol oynuyor. Bu açıdan bakıldığında “sevgim bitti” cümlesinin tek başına değil, diğer davranışlarla birlikte değerlendirilmesi hukuki bir mantık taşıyor.

Ancak işin toplumsal boyutu daha karmaşık. Çünkü insanlar bazen öfkeyle, kırgınlıkla ya da tükenmişlikle konuşur. Evlilikler yalnızca sevgiyle değil; sabır, iletişim ve karşılıklı anlayışla da yürür. Bir eşin “artık sevmiyorum” demesi çoğu zaman ilişkinin geldiği son noktayı ifade eder. Bu sözleri doğrudan “kusur” olarak görmek, bazı çevrelerde duyguların ifade edilmesinin cezalandırılması gibi yorumlanabilir.

Öte yandan kararın asıl dikkat çeken yönü, Yargıtay’ın sadece erkek eşin davranışlarını değil, kadının sözlerini de evlilik birliğini zedeleyen unsur olarak değerlendirmesi oldu. Yani mahkeme, boşanma davalarında artık yalnızca fiziksel şiddet ya da ekonomik sorunlara değil; psikolojik yıpratmaya, aşağılayıcı dile ve duygusal kırılmalara da daha hassas yaklaşıyor.

Bu kararın emsal niteliği taşıması ise ilerleyen süreçte çok sayıda boşanma dosyasını etkileyebilir. Özellikle mesajlaşmalar, sosyal medya paylaşımları ve tanık ifadeleriyle desteklenen sözlü tartışmalar, mahkemelerde daha fazla gündeme gelecektir. Bu durum, çiftlerin öfke anında kurduğu cümlelerin bile hukuki sonuç doğurabileceğini gösteriyor.

Fakat burada dikkat edilmesi gereken önemli bir çizgi var: Hukuk, evlilikte sevgiyi zorla devam ettiremez. Bir insanın sevgisinin bitmesi suç değildir. Sorun, bunun nasıl ifade edildiği ve karşı tarafı ne ölçüde incittiğidir. Çünkü aile mahkemeleri artık sadece “ne yaşandı?” sorusunu değil, “nasıl yaşandı?” sorusunu da soruyor.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

9 + 9 = ?

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER