Kıro kelimesi Türk Dil Kurumu kurallarına göre “Kro veya Gro” olarak asla yazılmaz. Kelimemiz, özellikle ve öncelikle şark vilayetlerimizde orta-asya menşeli toplumlarda ifade ettiği anlam doğrultusunda ve yaşayan bir terim olarak kullanılmakta olup; “K u r o” kelimesinin yanlış kullanılmasından kaynaklanmaktadır. Kuro, “Genç Oğlan, Delikanlı, Tuttuğunu Koparan, Her Şeye Gücü Yetebilen” anlamlarını belirtmek için kullanılan sözcükleri ifade etmektedir. Kökeni belirsiz olsa da bazılarına göre ise “Kır” kelimesinden türetilmiş olan sözcük “Kırsal kesimden gelen kişiler için kullanılan aşağılayıcı bir ifade olarak ortaya çıkmıştır” diyenlerin yanında, sözcük sonraları ilginç bir biçimde “Taşralı, görgüsüz, kaba” anlamlarında da kullanılır olmuştur.
Ve de günümüzde genellikle sosyal statüsü düşük, eğitimsiz ve kaba bir bireyi tanımlamak için kullanılmaktadır. Bence yanlışlık da tam burada başlıyor. Bir takım dilcilere göre ise Ural – Altay Dil Gurubu lehçelerindeki ağızlardan gelen ve Kuzey Makedonya ile Üsküp civarında da kullanılan Kıro = Kiro tabiri; “Erken insanlar, genel anlamda en eski modern insanı tanımlamak için kullanılır.” Denilmektedir. “Kiro” = “Kuro”, “Kıro” şeklinde telaffuz edilerek köylü veya cahil birini ifade eder bir anlam da bilinçsiz olarak yüklenmektedir günümüzde. Amma velâkin yansız ile tarafsız bilgi kaynakları bu sözcükleri “Genç Oğlan, Delikanlı, Tuttuğunu Koparan, Her Şeye Gücü Yetebilen” ile “Erken insanlar, genel anlamda en eski modern insanı tanımlamak için kullanılır.” Olması gerektiğini yazıp çizmektedirler. Argoda ve rahmetli Kemal SUNAL’ın komedi filmlerinde “Kro = Gıro” şeklinde kullanıldığına tanıklık ediyor ve de kahkaha atıp gülüyoruz. Hal böyleyken bize ne oluyor da yanlışı daha da yanlış hale getirmeye çabalıyoruz? Anlayan varsa bana da açıklasın ki bilgi dağarcığımı biraz genişleteyim canlarım. Ona yakın bir kelime olan “Barzo” ise kaba, görgüsüz ve ukala bir bireyi tanımlamak için kullanılır.
Toplu Taşıma aracındayım ve akşamüstü haneme gidiyordum geçen Ekim ayı son günlerinin birinde. Adnan Menderes Mahallesindeki bizim sitenin yan bloğunda yedinci katında oturan ve birbirimizin ışıklarını görebildiğimiz aslen Kahraman Maraşlı hemşire emeklisi bir hanımefendi ile karşılıklı otuyor ve de hal ü hatır soruyoruz. Günümüzde insanlarımızın birbirinden esirgediği ‘bir güler yüz ile bir tebessüm veya iyi akşamlar’ cümlecikleri göklerde uçuyor ve konacak bir yer arar gibi değişik bir yaşam biçimiyle; dargın, tanımıyor veya konuşmak ile tanışmak istemiyor bağlamında genç ve orta yaşlı ile ihtiyar takımın birçoğu hemen telefonuna sarılıyor ve dünya yansa umurumda değil görüntüsüyle medyayı takip ediyorlar veya oyun oynuyorlar. Orta yaşlı bir bey de aynı hattan (telefon bağımlılığı) devam ediyorken ineceği otobüs durağında inenler inmiş ve otobüsün kapıları kapanmış ve de hareket edeceği anda “İnecek Var!” diye bağırıp, şoföre çıkışmaz mı? Ben ile karşımdaki komşum onun sağ ile sola ve ön ile arkaya, aşağı ile yukarıya bakmadan telefonuyla sürekli meşgul olduğunu ve de şoföre çıkışırken telefonunu cebine koyduğuna tanıklık etmiştik ve dudaklarımızı bükerek birbirimizin yüzüne bakıştık. Toplu Taşıma araçlarındaki insan manzaralarından bir kesit bu her zaman.
Gayri ihtiyari ve Doğu Anadolu Bölgemizde uzun yıllar kaldığım için dil alışkanlığım nedeniyle “Vay Kıro Keri! =Eşek oğlu eşek (babası hariç)” (Keri, Farsça olup eşek=dört ayaklı demektir.) diye bir söz sarf ettim ve de etrafıma da bakındım. Benim terimimi anlayan çıkmadı ve komşuma, ben ne demek istedim? deyince; O da “vallahi anlamadım” yanıtını verdi. Benim şarkiyatta uzun süre kaldığımı biliyor, lakin bu terimi bilmediğini söyleyince anlattım o sözcüğümün ne anlama geldiğini. Bulunduğu ve ya ileride de kullanacağı ortamı kirleten ile hor kullanan ve kırıp-döken, çöp atan veya bırakan, tüküren, gürültü ile ulaşım kirliği yapanlar vb. gibi bireylerin argoca “Tam bir Kıra Keri” yani görgüsüz, kaba, ukala, düşüncesiz ile anlayışsız, hesapsız ve kitapsız, dikkatsiz ve beceriksiz = “Barzo” bireyler olabileceklerini düşünüyorum.

YORUMLAR