ABD’nin Grönland Açıklamalarına Avrupa Tepkisi
ABD’nin Venezuela’ya yönelik operasyonunun ardından Grönland’a ilişkin güçlü seçeneklerin masada olduğuna dair Beyaz Saray açıklaması, Avrupalı başkentlerde yankı buldu. Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt’in, güç kullanımı dahil çeşitli seçeneklerin değerlendirildiğini belirtmesi diplomatik tartışmaları kızıştırdı.
Fransa Dışişleri Bakanı Barrot, Fransız basınına yaptığı değerlendirmede Avrupa’nın bu tür gözdağı politikalarına yanıt vermeye hazırlandığını vurguladı. Barrot, “Tehditlerin kaynağı ne olursa olsun ve hangi şekli alırsa alsın, buna karşılık vermeye yönelik çalışmalarımıza başladık” dedi.
Ortak Savunma: “Bunu Yalnız Yapmayacağız”
Barrot, etkili ve ikna edici bir yanıt için tek başına hareket etmeyeceklerini belirterek, çalışmaların Fransa’nın ana ortaklarıyla paylaşılacak ortak bir plana dönüşeceğini ifade etti. Bakan, bu çerçevede Almanya ve Polonya ile üçlü bir görüşme gerçekleştireceğini bildirdi. Barrot, Washington yönetiminin Grönland konusunun ötesinde attığı adımların da ele alınacağını aktararak, ortak müzakerelerin kapsamlı olacağını belirtti.
Rubio’dan “Tehlike Yok” Güvencesi
Barrot, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile dün bir telefon görüşmesi yaptıklarını dile getirdi. Görüşmede Grönland konusu gündeme gelirken, Rubio’nun ABD’nin Grönland’a askeri müdahale gibi bir niyeti olmadığını söylediğini aktardı: “Rubio, Venezuela’da yaşananların Grönland’da yaşanma ihtimali olmadığını söyledi.”
Trump’un Grönland Mesajı Tartışma Konusu
Beyaz Saray’dan yapılan önceki açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı stratejik açıdan çok önemli gördüğü ve adanın ABD için ulusal güvenlik önceliği taşıdığı ifade edilmişti. Leavitt, Arktik bölgesindeki rakipleri caydırmanın hayati önem taşıdığını belirterek, “ABD ordusunu kullanmak da her zaman bir seçenek” değerlendirmesinde bulunmuştu.
Trump da daha önceki açıklamalarında Grönland’ın ABD’nin parçası olması gerektiğini savunmuş, Danimarka’ya bağlı adanın “Rus ve Çin gemileriyle çevrili olduğunu” öne sürmüştü. Bu değerlendirmeler, Avrupa’da sert tepkilere yol açmıştı.
İHA
