Terör ve Güvenlik Uzmanı Mete Yarar, YouTube kanalında yaptığı canlı yayında Türkiye’nin savunma sanayisinde son dönemde yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. Milli Muharip Uçak KAAN için kullanılacak F110 motorlarının tedarik sürecinden TUSAŞ’taki helikopter kazasına, TEI tesisinde çıkan yangından F-35 ve Eurofighter uçaklarının teslimat sürecine kadar birçok başlıkta açıklamalarda bulunan Yarar, kamuoyunda gündeme gelen sabotaj iddialarına temkinli yaklaşılması gerektiğini belirtti.
“Sabotaj Var veya Yok Demek İçin Erken”
TUSAŞ ve TEI’de kısa süre içinde yaşanan iki ayrı olayın sosyal medyada sabotaj tartışmalarını beraberinde getirdiğini ifade eden Mete Yarar, bu ihtimalin doğrudan reddedilmesinin de kesin olarak kabul edilmesinin de doğru olmayacağını söyledi.
Yarar, “Sosyal medya üzerinden sabotaj var veya yok demek mantıklı olmaz. Reddetmek de peşinen kabul etmek de doğru değil. Eksik bilgiyle insanları yönlendirmek istemem” ifadelerini kullandı.
Savunma sanayisi tesislerinin stratejik öneme sahip olduğuna işaret eden Yarar, olayların yetkili kurumlar tarafından ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğini kaydetti. Yangının çıkış nedeninin, meydana gelen zararın ve üretim süreçlerine etkisinin teknik incelemeler sonucunda ortaya çıkacağını dile getirdi.

TUSAŞ’taki Helikopter Kazasına İlişkin Açıklama
Yarar, TUSAŞ tesislerinde meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybeden test pilotuna Allah’tan rahmet, yaralanan pilota ise acil şifalar diledi.
Kazaya karışan helikopterin TUSAŞ tarafından yeni geliştirilen Gökbey veya başka bir yerli helikopter olmadığını vurgulayan Yarar, söz konusu hava aracının pilotların eğitiminde kullanılan bir helikopter olduğunu belirtti.
Helikopterin sert iniş gerçekleştirdiğini ve gövde bütünlüğünü büyük ölçüde koruduğunu ifade eden Yarar, kazanın nedenine ilişkin kesin değerlendirme yapılabilmesi için teknik incelemenin tamamlanması gerektiğini söyledi.
“Helikopterin bütünlüğünün bozulmamış olması ve yangın çıkmaması, yapılacak teknik incelemelerde olası bir müdahalenin veya arızanın daha kolay tespit edilmesini sağlayabilir” diyen Yarar, soruşturma sonuçlarının beklenmesi gerektiğini vurguladı.
“TEI’deki Yangın Projeleri Durduracak Boyutta Değil”
Türkiye’nin en önemli uçak motoru üretim merkezlerinden biri olan TEI’de çıkan yangına da değinen Mete Yarar, kendisine ulaşan bilgilere göre yangının savunma sanayisi projelerini durduracak ölçekte olmadığını söyledi.
Yangının farklı bir ünitede çıktığını belirten Yarar, olayın KAAN, Gökbey veya Türkiye’nin diğer motor projelerinde ciddi bir gecikmeye neden olmasını beklemediğini ifade etti.
Yarar, savunma sanayisi şirketlerinde üretimin tek bir tesise veya bölüme bağımlı kalmaması amacıyla çeşitli güvenlik önlemleri uygulandığını belirterek, kritik malzeme ve stokların farklı alanlarda muhafaza edilmesinin riskleri azalttığını anlattı.
“İster sabotaj olsun ister olmasın, bu olayın yürütülen projeleri durduracağını düşünmüyorum” değerlendirmesinde bulunan Yarar, yangının söndürüldüğünü ve olay yerindeki teknik incelemelerin devam edeceğini söyledi.
KAAN İçin F110 Motorları Gündemde
Milli Muharip Uçak KAAN’da kullanılacak F110 motorlarının tedarik sürecine ilişkin açıklamalarda da bulunan Yarar, satışın önündeki engellerin kaldırıldığı yönündeki açıklamaları hatırlattı.
TUSAŞ’ın elinde prototip üretiminde kullanılabilecek motorların bulunduğunu aktaran Yarar, planlanan motor alımıyla birlikte KAAN’ın ilk üretim sürecinin destekleneceğini ifade etti.
Yarar, yaklaşık 80 adet F110 motorunun tedarik edilmesinin gündemde olduğunu ve bu sayının yedek motorlarla birlikte değerlendirildiğinde ilk aşamada yaklaşık 30 adet KAAN üretilmesine imkân sağlayabileceğini savundu.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın daha önce ABD’nin motorlarla ilgili yükümlülüklerini kamuoyu önünde hatırlatmasının sürece katkı sağladığını belirten Yarar, “Türkiye’nin haklarını ve muhataplarının verdiği sözleri açık biçimde gündeme getirmesi gerekir” dedi.

F-35’lerin Teslimatı Hemen Gerçekleşmeyebilir
Türkiye için üretilen ancak teslim edilmeyen F-35 savaş uçaklarıyla ilgili tartışmalara da değinen Mete Yarar, uçakların uzun süredir korumalı koşullarda muhafaza edildiğini belirtti.
Uçakların teslim edilmesi yönünde karar alınması durumunda bakım, temizlik, yazılım ve kokpit güncellemelerinin yapılması gerekeceğini söyleyen Yarar, sürecin 9 ila 12 ay arasında sürebileceği yönünde değerlendirmeler bulunduğunu aktardı.
Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin kırılgan olduğuna dikkat çeken Yarar, “Bir yıl içinde siyasi şartların, ülkelerin tutumlarının veya anlaşmaların değişme ihtimali bulunuyor. Bu nedenle F-35’lerin Türkiye’ye ne zaman geleceği sorusu gündemde kalmaya devam edecek” ifadelerini kullandı.
Eurofighter Pilotları Eğitim Sürecinde
Eurofighter savaş uçaklarının tedarik sürecinde ciddi bir sorun görülmediğini söyleyen Yarar, uçakları kullanacak pilotların ve bakım personelinin eğitimlerinin devam ettiğini belirtti.
Bir savaş uçağının teslim alınmasının yalnızca uçakların Türkiye’ye getirilmesinden ibaret olmadığını vurgulayan Yarar, konuşlanma alanlarının, hangarların, mühimmat depolarının, yedek parça stoklarının ve bakım altyapısının önceden hazırlanması gerektiğini anlattı.
Pilot ve teknik personel eğitimlerinin aylar sürebildiğini ifade eden Yarar, bir savaş uçağı filosunun tam harbe hazırlık seviyesine ulaşmasının ise 1 ila 3 yıl arasında zaman alabileceğini söyledi.
Katar’dan alınması planlanan Eurofighter uçaklarına ilişkin sürecin devam ettiğini belirten Yarar, mevcut bilgilere göre teslimat hazırlıklarında önemli bir problem bulunmadığını dile getirdi.
“Harbe Hazır Olmak, Savaş İstemek Değildir”
Türkiye’nin bölgesel çatışmalara hazırlandığı yönündeki yorumlara da cevap veren Mete Yarar, savunma hazırlığı yapılmasının savaş istenildiği anlamına gelmediğini söyledi.
Yarar, “Harbe hazır olmak başka, harbi istemek başka bir şeydir. Türkiye yaşanan gelişmeleri analiz ediyor ve herhangi bir kriz durumunda hazırlıklı olmaya çalışıyor” dedi.
Ekonomik, enerji ve siyasi kırılganlıkların azaltılması gerektiğini ifade eden Yarar, savunma sanayisindeki yatırımların güçlü ekonomi ve enerji altyapısıyla desteklenmesinin önemli olduğunu vurguladı.
Gabar ve Diyarbakır’daki Petrol Çalışmaları
Yayında enerji konularına da değinen Mete Yarar, Gabar’daki petrol üretim çalışmalarının ilerlediğini, üretimin boru hattıyla taşınmasına yönelik projelerin gündemde olduğunu söyledi.
Asıl büyük hedeflerden birinin Diyarbakır bölgesindeki petrol arama ve üretim çalışmaları olduğunu ifade eden Yarar, bölgede günlük 250 bin varillik üretim hedefinden söz etti.
Ham petrol üretmenin tek başına yeterli olmadığını belirten Yarar, petrolü işleyebilecek rafineri kapasitesinin de stratejik öneme sahip olduğunu kaydetti. Rusya, İran ve Irak gibi petrol üreticisi ülkelerin rafineri altyapısında yaşadığı sorunları örnek gösteren Yarar, Türkiye’nin son yıllarda yaptığı rafineri ve enerji yatırımlarının olası krizlerin etkisini azaltabileceğini savundu.
“Dünya Büyük Bir Türbülansın İçinden Geçiyor”
Canlı yayının son bölümünde küresel gelişmelere ilişkin genel bir değerlendirme yapan Mete Yarar, dünyanın pandemi, Rusya-Ukrayna Savaşı, İran gerilimi ve enerji krizleri gibi art arda gelen büyük türbülanslarla karşılaştığını söyledi.
Devletlerin yanı sıra vatandaşların da krizlere karşı hazırlıklı olması gerektiğini belirten Yarar, temel ihtiyaçların planlanması, enerji ve iletişim alternatiflerinin oluşturulması ve olağanüstü durumlara karşı bilinçli hareket edilmesi gerektiğini dile getirdi.
Yarar, “Türkiye bu süreçte tek başına değil. Bütün dünya aynı türbülansın içinden geçiyor. Önemli olan bu süreçten hangi ülkelerin ve toplumların daha az hasarla çıkacağıdır” ifadelerini kullandı.
Ömer Faruk KARATOSUN
