Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Nuray Altay Püsküllüoğlu

Durun Artık

Savaşın Gölgesinde Çürüyen İnsanlık

Savaş, yüzyıllardır değişmeyen karanlık bir senaryo gibi tüm masumları hedef almaya devam ediyor. Bizler de bir film izler gibi ellerimiz kollarımız bağlı bir şekilde olan bitenleri izliyoruz.

İnsanları evsiz, yurtsuz, vatansız ve en nihayetinde kimliksiz bırakan bu yıkıcı eylemler; yer, zaman ve mekan fark etmeksizin yüzyıllardır süregeliyor. Bugün dönüp baktığımızda görüyoruz ki savaşın gerçek bir kazananı yoktur; ancak kaybedeni her zaman bellidir: Çocuklar ve insanlık.

Şu an adeta bir savaş çemberinin tam ortasında, dört bir yanımızda yükselen feryatları birer izleyici gibi takip etmekteyiz. Çağlar atlanmış, kadim medeniyetler yıkılıp yenileri kurulmuş ve teknoloji baş döndürücü bir hızla ilerlemiş olsa da narsist liderlerin bitmek bilmeyen egoları, insanlığı ilkel bir karanlığa hapsetmeye devam ediyor. Teknolojik ilerleme, maalesef düşünsel bir tekamülle taçlanamadığı için bu ilkel hırsların bedelini yine milyonlarca masum insan ödüyor.

Son günlerde İran’da yaşanan sarsıcı olaylar vicdanlarımızı bir kez daha sızlatırken, Filistin’de yıllardır süregelen zulüm hiçbir hız kesmeden devam ediyor. Bu sistematik şiddet, sadece bir halkı değil, aslında tüm insanlığın onurunu ve geleceğini hedef alarak adeta insanlığın mezarını kazıyor.

İsrail yönetiminin, elindeki masum insanlar için hazırladığı iddia edilen idam listeleri ve binlerce Filistinli esir gencin yaşam hakkını tehdit eden politikalar, modern dünyanın gözü önünde sergilenen bir vahşet tablosudur. Bu durum, sadece bölgesel bir çatışma değil, küresel bir vicdan sınavıdır. Binlerce gencin idamına ve sistematik kıyıma karşı duyarsız kalmak, bu sessizlikle suça ortak olmaktır.

Bugün, insanlığın yaşadığı bu dramlar artık yerel bir sorun olmaktan çıkmış, global bir utanç haline gelmiştir. Bu insanlık dışı politikaların son bulması için artık tek bir vücut olup sesimizi yükseltmek zorundayız. Bir “birlik zinciri” kurarak bu vahşete “dur” demek, sadece bir tercih değil, insani bir sorumluluktur.

Artık savaşlar durmalı, insanlar ölmemeli. Hiçbir çocuk annesiz, babasız ve en önemlisi de nefessiz kalmamalı. Unutmayalım ki, sessizlik zulmün en büyük yakıtıdır.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

8 + 3 = ?

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

Reklamı Geç