Karanlık… Günün sıradan telaşında çoğumuzun hiç düşünmediği, hiç bilmediği bir karanlık. O karanlığın içinde, bir avuç insan; her gün yeniden, aynı cesaretle, aynı sessiz kahramanlıkla yerin metrelerce altına iniyor. Bugün Dünya Madenciler Günü. Bir teşekkürün, bir saygının, bir vefanın günü. Ve belki de en çok, onların görünmeyen emeğini görünür kılmanın günü. Maden ocakları, makinelerin gölgesinde, alın terinin en gerçek hâlini taşıyor. Zamanın ağır aktığı, nefesin kıymetinin anlaşıldığı, hayat ile ölüm arasındaki çizginin inceldiği bir dünya… O dünyanın kapısından içeri adım atan madenciler, aslında hepimizin hayatına dokunuyor. Evimizdeki lambadan telefonumuzun bataryasına, kullandığımız arabanın metalinden sobamızdaki kömüre kadar… Madencilerin omuzlarında yükseliyor bütün bu konfor. Ve biz, çoğu zaman fark etmiyoruz. Her 4 Aralık, bir kutlama günü kadar bir hatırlatma günüdür de aslında. Bir ülkenin yer altındaki zenginliklerini, o zenginliklere ulaşmak için canını ortaya koyan insanları düşünme günüdür. Bu mesajı daha yüksek sesle söylemek gerek: Madencilerin güvenliği, bir işletme gideri değildir. Bir insanlık borcudur. Her yaşanan acı, her kaybedilen can, alınmamış bir önlemin, geciktirilmiş bir denetimin, “bize bir şey olmaz” rahatlığının bedelidir. Madencilik kader değildir; bilimle, teknolojiyle, doğru planlamayla güvenli hâle getirilebilecek bir sektördür. Madencilerin hak ettiği şey, “kahramanlık” payesini üzerlerine yükleyip onları tehlikelere terk etmek değil; güvenli çalışma koşullarının eksiksiz sağlandığı bir düzeni kurmaktır. Bugün madencileri konuşurken, sadece acıları değil, gururu da büyütmek gerekiyor. Bizim yer üstündeki hayatımızın sıcaklığı, onların yer altındaki karanlığıyla mümkün oluyor. Her vardiyaya giderken çocuklarının yüzüne bir kez daha bakan, eşinin kapıyı kapatırken içinden dua ettiği o insanlar… Onlar bu ülkenin sessiz, isimsiz kahramanlarıdır. Bu yüzden bugün; Yaşamını maden ocaklarında yitiren tüm emekçileri saygıyla anmalı, Yer altında çalışan binlerce madencimizin emeklerine sahip çıkmalı, Ve her birinin güvenle evine döndüğü bir Türkiye hayalini büyütmeliyiz. Dünya Madenciler Günü, sadece bir takvim yaprağı değil; bir sorumluluk, bir vicdan çağrısıdır. Yeraltının karanlığında çalışan tüm madencilere selam olsun… Emekleriyle hem yeryüzünü hem geleceğimizi aydınlatanlara minnetle…