Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Muharrem Özdemir
Muharrem Özdemir

DÂRÜ’L-ACEZE

1. Abdülhamit Han tarafından 1896 yılında İstanbul’da açılan ve günümüze kadar devam ede gelen bir hayır kurumunun adıdır “Dârü’l-aceze”. Özellikle dilencilikle mücadele yolunda atılmış önemli bir adım olan ve kimsesiz çocuklarla yaşlı ile muhtaçlara sahip çıkmak ilkesiyle çok amaçlı olarak kurulmuştur. İsminden de anlaşılacağı gibi; güçsüz, kimsesiz, bakım ile yardıma muhtaç olanları koruma ile kollama ve yaşam süreçlerinde namertlere muhtaç eylemeden ve devlete de fazla yük getirmeden insan merkezli canlı unsurunun yaşam sürecine katkı sunabilme amaçlı bir kurumdur.

30 Mart 1890 tarihli bir fermanla sokaklarda dilenmekte olan kimsesiz çocukları, engelli erkek ve kadınları hem dilenme zilletinden kurtarmak ve hem de eğitim ile bakımlarını sağlamak üzere bir yer ayrılmasını ve bu hususta alınacak tedbirler ile yapılacak projelerin en kısa zamanda kendisine bildirilmesini istedi üç kıtanın son Sultanı II. Abdülhamit Han. Aynı yıl 7 Nisan’da çıkardığı ikinci bir fermanla da kurulacak müessesenin adının “Dârü’l-aceze” olacağını bildirdi. Buna göre çalışabilecek güç ve kuvvete sahip oldukları halde dilenciliği meslek edinenler memleketlerine gönderilecekti. Kimsesiz ve engelli oldukları halde Darü’l-aceze’ye başvurmayıp dilenmekte ısrarcı olanlar ise hapis cezası ile cezalandırılacak, engelli ve kimsesiz olanlar için de bu  “Dârü’l-aceze” kompleksi inşa edilecekti. Ülkenin diğer büyük şehirlerinde de acezehaneler kurulacak ve Dârü’l-aceze Nizamnamesi oralarda da geçerli olacaktı. Ayrıca tesisin yerini belirleyip inşaatını yapmak üzere Patrikhane ve Hahamhane temsilcilerinin de katılımlarıyla bir komite oluşturulacaktı.

Tesisin içinde yetimhane, hastane, okul, hamam, fırın, cami ile kilise ve havra yanında el sanatları imalathanesi bulunan bir yapılar topluluğundan oluştuğu görülür güçsüzler evi “Dârü’l-aceze” nin. Buralarda evsiz ile barksız, sokaklarda gezen ile cami avlusunda yatan kimsesizler ve yetim kalmış çocukların eğitim ile bakımları yapılarak ilgi ve istidat ile kabiliyetleri dikkate alınarak bir sanat öğretilmekte; yaşlı ve bakıma muhtaç insanların, engellilerin rahat bir yaşam sürdürmeleri sağlanmaktaydı.

Bu tesise kabul edilen kişilerde din ve mezhep farkı ile ırk ve lisan ile cibilliyet ve cinsiyet farkı asla gözetilmemekteydi. Dârü’l-aceze, az da olsa devlet desteği olmakla birlikte kendi imkân ve öz kaynaklarıyla ihtiyaçlarını giderme esasına göre çalışan bir kurumdu. Çalışmaya gücü yetebilenlerin el sanatları imalathanesinde ürettikleri ürünler cami avluları ile pazar ve sergilerde satılarak elde edilen gelirin bir kısmı kuruma alınır, bir kısmı da üreten kimseye verilirdi.

Cumhuriyetimizin ilk yıllarında Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekâleti (Sağlık ve Sosyal İşler Bakanlığı) kurumun idaresini ele aldıysa da 1925 yılında tekrar Belediyeye verildi. Değişen koşullar bağlamında günümüzde de Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bağlı olarak çalışan Dârü’l-aceze, bağışçıları ile gönüllülerinin de desteğiyle barınanlara her türlü hizmetin verildiği, muhtaç olunduğunda sığınılacak bir yuva olarak devam ediyor.

Osmanlı Tarihi yazarlarından Ord. Prof. İsmail Hakkı Uzunçarşılı’nın ömrünün yetmemesi üzerine son dönemi Ord. Prof. Enver Ziya Karal tarafından tamamlanan seri Türk Tarih Kurumu’nca basılmıştır. Osmanlı son dönemini kaleme alan Sayın Karal; II. Abdülhamit Han için şu, şu, şu olumlu şeyleri o günün koşullarında % 90 oranında çok iyi yapmış ve yönetmiştir diye itiraf da ederken, %10’lük eksiklik ile yanlış yapılan işleri de ifade ederken “Kötü Adamdı” yani yine de “Kızıl Sultan”dır demekten de geri kalmamıştır.

O günün koşullarında kanayan bir yaraya neşter vuran Ulu Hakan’ın pek çok önlem ile icraatlarından birini paylaşmaya çalıştığımı ve kendi insanı ile kendi liderinin başarılarına rağmen itibarsızlaştırma hastalığının değişik sürümlerle hala devam ediyor olduğunu düşünüyorum canlarım.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

3 + 2 = ?

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER