Dünyanın neresinde olursanız olun, insanın gerçek yüzü çoğu zaman en basit anlarda ortaya çıkar. Bir sipariş gecikir, yemek beklediğiniz gibi gelmez ya da hizmet sizi tatmin etmez… İşte tam o anda verdiğiniz tepki, kim olduğunuzu anlatır. Tayland’da yaşanan bu olay ise sadece bir “müşteri memnuniyetsizliği” değil, düpedüz bir karakter iflasıdır.
Sipariş ettiği yemek istediği gibi gelmedi diye bir insanın bir mekanın tuvaletine gidip her yeri dışkıyla kirletmesi, “sinirlenmek” ya da “tepki göstermek” değildir. Bu, kontrolsüzlük, saygısızlık ve en önemlisi toplumsal kurallara karşı açık bir saldırıdır. Çünkü bu davranış sadece işletmeye değil, o tuvaleti kullanacak olan herkese yapılmış bir hakarettir.
Bir düşünün… O tuvaleti temizlemek zorunda kalan çalışanı. O görüntüyle karşılaşacak bir başka müşteriyi. O an orada bulunmayan ama sonuçlarına katlanmak zorunda kalan insanları. Bu bir “intikam” değil; bu, başkalarının yaşam alanına bilinçli şekilde zarar vermektir.
Bugün en çok konuşmamız gereken şey şu: İnsanlar neden bu kadar kolay kontrolünü kaybediyor? Bir yemek yüzünden kendini bu kadar aşağı çekebilen bir zihniyet, aslında çok daha derin bir sorunun işaretidir. Sabırsızlık, tahammülsüzlük ve “ben merkezcilik” artık sıradan hale gelmiş durumda. Oysa medeniyet dediğimiz şey, tam da bu anlarda kendini tutabilme becerisidir.
Herkes sinirlenir. Herkes memnuniyetsizlik yaşar. Ama herkes gidip bir tuvaleti savaş alanına çevirmez. İşte aradaki fark tam olarak burada başlar.
Bu olay bize şunu açıkça gösteriyor: Eğitim sadece okulda alınan bilgi değildir. Asıl eğitim, insanın zor anlarda gösterdiği davranıştır. Ve ne yazık ki bazı insanlar, en basit bir olayda bile sınıfta kalmaya devam ediyor.
Unutmayalım, bir insanın bıraktığı en büyük “imza”, davranışlarıdır.
Ve bazı imzalar gerçekten unutulmazdır… ama utanç verici olduğu için.
Yorumlar