Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Nail Tikit

Bir Milletin Destanı: İstiklal Marşı 105 Yaşında

12 Mart 1921…
Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini yalnızca cephede değil, kalpte ve kalemde de kazandığını gösteren bir tarih.

Bugün İstiklal Marşı’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilişinin 105. yılı. Tam bir asrı aşan bu şiir, sadece bir marş değil; bir milletin karakterini, direnişini ve imanını anlatan güçlü bir manifesto olarak hafızalarda yaşamaya devam ediyor.

Bir millet düşünün…
Ordusu yorgun, şehirleri işgal altında, imkânları tükenmiş ama umudu hâlâ ayakta. İşte o günlerde Mehmet Akif Ersoy’un kaleminden dökülen dizeler, yalnızca bir şiir değil; adeta cephedeki askerin moralini yükselten bir bayrak gibi dalgalandı.

İstiklal Marşı’nın yazılış hikâyesi de en az kendisi kadar anlamlıdır. 1921 yılında Maarif Vekâleti, milli mücadeleyi anlatacak bir marş için yarışma düzenledi. Yarışmaya yüzlerce şiir gönderildi. Ancak Mehmet Akif Ersoy, yarışmada ödül olduğu için başlangıçta katılmak istemedi. Çünkü o bu mücadeleyi para için değil, vatan için veriyordu.

Daha sonra dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver’in ısrarı üzerine kalemini eline aldı. Ankara’daki Taceddin Dergâhı’nda yazdığı şiir, kısa sürede Meclis’te okundu ve milletvekilleri tarafından ayakta alkışlandı. 12 Mart 1921’de ise oy çokluğuyla Türk milletinin milli marşı olarak kabul edildi.

İstiklal Marşı’nın en dikkat çekici yönlerinden biri de Mehmet Akif Ersoy’un bu şiiri kendi kitabına almamış olmasıdır. Çünkü ona göre bu eser artık kendisine değil, millete aitti.

Bugün aradan geçen 105 yıla rağmen İstiklal Marşı hâlâ aynı duyguyu yaşatıyor. Okullarda, törenlerde, spor karşılaşmalarında ya da resmi günlerde okunduğunda herkes aynı anda ayağa kalkıyor. Çünkü o mısralar yalnızca geçmişi anlatmıyor; aynı zamanda bu topraklarda yaşayan herkesin ortak hafızasını ve değerlerini temsil ediyor.

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak

Bu dizeler aslında bir şiirin başlangıcından çok daha fazlasıdır. Bir milletin kaderine yazılmış bir kararlılığın ifadesidir.

İstiklal Marşı, savaşın en zor günlerinde yazılmış olsa da içinde korku değil umut vardır. Yenilgi değil direniş vardır. Umutsuzluk değil, inanç vardır.

Belki de bu yüzden aradan geçen yüz yılı aşkın zamana rağmen hâlâ ilk günkü gibi güçlüdür.

Çünkü bazı sözler sadece yazılmaz…
Bir milletin kalbine kazınır.

Ve İstiklal Marşı, işte tam da böyle bir eserdir.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

5 + 7 = ?

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER