Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Nail Tikit

Bir İhmalin Bedeli Çocuk Oldu

İzmir’in Çiğli ilçesine bağlı Esentepe Mahallesi’nde 24 Şubat akşamı yaşanan olay, sıradan bir “köpek saldırısı” haberi olarak görülmemeli. Saat 18.00 sıralarında apartman bahçesinde abisi ve komşu çocuklarıyla oyun oynayan 3 yaşındaki Ada, aynı binada yaşayan bir kişinin hava aldırmak için bahçeye çıkardığı iki köpeğin saldırısına uğradı. İddiaya göre tasmasız ve ağızlıksız şekilde dolaşan köpekler küçük çocuğa yöneldi; Ada yüzünden ısırık ve pençe darbeleri alarak kanlar içinde kaldı. O anları yaşayan çocuk için saniyeler belki de bir ömür gibi geçti.

Saldırının ardından korku içinde kaçan abisi durumu annesine ve anneannesine haber verdi. Panikle dışarı çıkan anne, yüzünden yaralanmış haldeki kızını görünce büyük bir şok yaşadı. Komşuların yardımıyla hastaneye kaldırılan Ada tedavi altına alındı. Fiziksel yaralar zamanla iyileşebilir; ancak bu tür olayların çocukların ruh dünyasında bıraktığı izler çoğu zaman görünenden çok daha derindir. Bir çocuğun oyun oynadığı alanın bir anda korku mekânına dönüşmesi, yalnızca birkaç dakikalık bir ihmalin sonucudur.

Burada altı çizilmesi gereken en önemli nokta, hayvan sevgisi ile sorumluluğun birbirine karıştırılmaması gerektiğidir. Evcil hayvan beslemek bir tercihtir; ancak bu tercih, çevrede yaşayan insanların güvenliğini tehdit etme hakkı vermez. Özellikle ortak yaşam alanlarında, hele ki çocukların bulunduğu ortamlarda, köpeklerin tasmalı ve gerekli durumlarda ağızlıklı gezdirilmesi bir seçenek değil, zorunluluktur. “Normalde çok sakinlerdi” ya da “kimseye zarar vermezler” gibi cümleler, yaşanan bir saldırının ardından anlamını yitirir. Çünkü mesele ihtimal değil, sonuçtur; ve bu sonuç küçük bir çocuğun yüzünde yaraya dönüşmüştür.

Apartman bahçeleri ortak kullanım alanlarıdır. Bu alanlarda bireysel özgürlükler, başkasının güvenliğini tehdit etmeye başladığı noktada sınır bulur. Özellikle 3 yaşındaki bir çocuğun, kendi yaşadığı binanın bahçesinde güvenle oyun oynayamaması, üzerinde düşünülmesi gereken bir tablo ortaya koymaktadır. Toplumsal yaşam, karşılıklı sorumluluk bilinciyle ayakta kalır. Bir kişinin ihmali, başka bir ailenin travmasına dönüşmemelidir.

Olayın ardından Ada’nın ailesi köpek sahibinden şikayetçi oldu ve hukuki süreç başlatıldı. Elbette yasal süreç kendi içinde işleyecektir; ancak asıl önemli olan, benzer olayların tekrar yaşanmaması için ders çıkarılmasıdır. Çocukların güvenliği her şeyden önce gelmelidir. Ortak yaşam alanlarında kurallara uymak, sadece yasal bir zorunluluk değil, vicdani bir yükümlülüktür.

Bu olay bize bir kez daha şunu hatırlatıyor: Şehir hayatında birlikte yaşıyoruz ve birlikte yaşamanın bedeli dikkatli, duyarlı ve sorumlu olmaktır. Bir anlık ihmal, bir çocuğun hayatında uzun süre silinmeyecek izler bırakabilir. Sorulması gereken soru ise çok net: Oyun oynaması gereken bir çocuk, kendi evinin bahçesinde ne kadar güvende?

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

5 + 7 = ?

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

Reklamı Geç