Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Nail Tikit

Bir Bardak Su, Bir Gelecek

Musluğu açıyoruz. Akıyor. Bazen gereğinden fazla, bazen farkında bile olmadan. Oysa akan sadece su değil; geleceğimiz, alışkanlıklarımız ve ihmallerimiz de sessizce lavaboya karışıp gidiyor.

Su, çoğu zaman varlığını ancak yokluğunda hissettiğimiz bir nimet. Barajlar doluyken, musluklar kesintisiz akarken kimse durup düşünmüyor. Ama kuruyan göller, çekilen yer altı suları ve her geçen yıl artan kuraklık haberleri bize tek bir gerçeği fısıldıyor: Su sınırsız değil.

Bugün yaşadığımız iklim krizi, suyu sadece çevresel bir mesele olmaktan çıkardı; artık bu bir yaşam meselesi. Tarımdan sanayiye, evlerden okullara kadar her alanda suya bağımlıyız. Buna rağmen hâlâ diş fırçalarken musluğu açık bırakıyor, arabamızı hortumla yıkıyor, sızdıran muslukları “sonra bakarız” diyerek erteliyoruz.

Oysa su tasarrufu büyük fedakârlıklar gerektirmiyor. Bir damlayan musluğu onarmak, duş süresini birkaç dakika kısaltmak, çamaşır ve bulaşık makinelerini tam dolmadan çalıştırmamak… Küçük gibi görünen bu adımlar, milyonlarca kişi tarafından atıldığında devasa bir fark yaratıyor.

Asıl mesele alışkanlıklarımızı değiştirmek. Çocuklara “suyu kapat” demek yetmiyor; onlara neden kapatmaları gerektiğini anlatmak gerekiyor. Çünkü su tasarrufu, korkuyla değil bilinçle öğrenilen bir davranış. Bugün öğrettiğimiz her doğru alışkanlık, yarının susuzluk riskini biraz daha azaltıyor.

Unutmayalım, suyu korumak doğayı korumakla sınırlı değil; hayatı korumaktır. Bir gün musluğu açtığımızda suyun akmaması ihtimali, artık uzak bir senaryo değil. Bu yüzden bugünden başlamalıyız. Çünkü suyun değeri, bittiğinde değil, akarken anlaşılmalı.

Bir bardak suyu israf etmemek, belki dünyayı kurtarmaz. Ama dünyayı kurtaracak alışkanlıkların ilki olabilir.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

3 + 7 = ?

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

Reklamı Geç