PKK’nın Suriye kolu olarak bilinen SDG’nin elebaşı Mazlum Abdi, 10 Mart’ta Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile 8 maddelik bir anlaşmaya imza atmıştı. Anlaşmaya göre, yıl sonuna kadar SDG’nin Suriye ordusuna entegre olması ve Tişrin Barajı, sınır kapıları, havalimanı ile petrol ve doğalgaz sahalarının Şam yönetimine devredilmesi planlanıyordu.

Ancak Selvi’nin aktardığına göre, SDG bugüne kadar bu taahhütlerin hiçbirini yerine getirmedi. Bunun üzerine Suriye yönetimi, askeri müdahale seçeneğini gündeme aldı.
Şam ve SDG Arasında Görüşme
Operasyon ihtimalinin artması üzerine SDG, İlham Ahmed başkanlığındaki bir heyeti Şam’a göndererek krizi önlemeye çalıştı. Ancak Selvi’nin ifadelerine göre, Suriye hükümeti tutumunu değiştirmedi ve SDG’den silah bırakmasını, Suriye ordusuna katılmasını ve enerji sahaları ile sınır kapılarını devretmesini talep etti.

Türkiye de Dahil Olabilir
Abdulkadir Selvi, Türkiye’nin de Suriye yönetimi ile iş birliği yaparak SDG’ye karşı kapsamlı bir harekât planlayabileceğini belirtti. Selvi, Türkiye’nin bu konudaki yaklaşımını üç maddede şöyle özetledi:
- PKK’nın silah bırakma ve tasfiye sürecinin zarar görmemesi.
- ABD’nin, SDG’nin silah bırakması ve Suriye ordusuna katılması konusundaki olumlu tavrı.
- Suriye yönetiminin kararlı tutumu sayesinde, mümkünse askeri harekâta gerek kalmadan sürecin tamamlanması.

Selvi’nin aktardığı bu bilgiler, bölgedeki dengelerin önümüzdeki dönemde önemli ölçüde değişebileceğine işaret ediyor.
HABER MERKEZİ
