Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Melih Kadir Efe
Melih Kadir Efe

Öfkenin Sonu Yine Sokak Kavgası Oldu

İstanbul’un Esenyurt ilçesinde yaşanan son kavga, sıradan bir tartışmanın ne kadar kısa sürede tehlikeli bir sokak çatışmasına dönüşebildiğini bir kez daha gösterdi.

İddiaya göre her şey, bir apartmanın önünde şişe kıran kişilerin uyarılmasıyla başladı. Normal şartlarda birkaç cümleyle çözülebilecek bir mesele, tarafların öfkesini kontrol edememesiyle büyüdü. Önce sözlü tartışma çıktı, ardından taşlar atıldı, yakınlar olaya dahil oldu ve en sonunda sokağa kılıçlarla çıkıldı.

Bir kişinin kaldırım taşı fırlattığı, iki kişinin ise kılıçlarla karşı tarafa saldırdığı anların cep telefonu kamerasına yansıması, olayın ne kadar ciddi bir boyuta ulaştığını gözler önüne serdi. Neyse ki kavgada ölen ya da yaralanan olmadı. Ancak bu durum, yaşananların hafife alınabileceği anlamına gelmiyor.

Çünkü burada asıl üzerinde durulması gereken konu, kılıçların kullanıldığı bir kavganın ortasında kimsenin yaralanmamasından çok, insanların neden bu kadar kolay biçimde silaha, taşa ve şiddete yöneldiğidir.

Son yıllarda trafikte, sokakta, apartmanlarda ve iş yerlerinde benzer görüntülerle daha sık karşılaşıyoruz. Küçük bir uyarı, yanlış anlaşılan bir söz ya da basit bir tartışma, bir anda toplu kavgaya dönüşebiliyor. Tarafların yakınlarının da olaya katılmasıyla mesele çözülmek yerine daha da büyüyor.

Esenyurt’taki olayda da aynı tablo yaşandı. Bir taraf diğerine taş attı, karşılık olarak kılıçlar çıkarıldı. Oysa bir apartmanın önünde şişe kırılmasıyla başlayan olayın, insanların hayatını tehlikeye atacak noktaya gelmemesi gerekirdi.

Burada vatandaşlara da önemli sorumluluk düşüyor. Haklı olmak, şiddet kullanma hakkı vermez. Bir kişi çevreyi rahatsız ediyorsa yapılması gereken kavga etmek değil, güvenlik güçlerine haber vermektir. Çünkü öfkeyle atılan bir taş ya da savrulan bir kılıç, geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabilir.

Olay yerine gelen polis ekiplerinin müdahalesiyle kavganın sonlandırılması ve şüphelilerin gözaltına alınması, daha büyük bir facianın önüne geçti. Ancak toplum olarak yalnızca polis müdahalesine güvenmek yeterli değil. Şiddeti normalleştiren, kavgayı güç gösterisi olarak gören anlayışla da mücadele edilmesi gerekiyor.

Esenyurt’ta yaşanan olay bize açık bir gerçeği hatırlatıyor: Sokakta öfke büyüdüğünde kazanan olmaz. Bir taraf gözaltına alınır, diğer taraf korku yaşar, mahallede huzur bozulur. Olan yine aynı sokakta yaşamak zorunda olan vatandaşlara olur.

Kılıçların çekildiği bu kavga yalnızca adli bir olay değildir. Aynı zamanda tahammülsüzlüğün, kontrolsüz öfkenin ve şiddetin günlük hayatın içine ne kadar kolay girebildiğinin göstergesidir.

Toplum olarak artık şu gerçeği kabul etmeliyiz: Bir tartışmayı büyütmek güç değil, zayıflık göstergesidir. Asıl güç, öfkeliyken sakin kalabilmek ve sorunu hukuk içinde çözebilmektir.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

7 + 6 = ?

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER