İş yerinde yaşanan her sorun yüksek sesle yaşanmaz. Bazıları vardır ki fısıltıyla başlar, zamanla insanın özgüvenini kemirir, sağlığını bozar, hayat sevincini söndürür. Adı konulmadığında sıradan bir “iş stresi” gibi görülür; oysa yaşanan şey çoğu zaman mobbing, yani psikolojik tacizdir.
Mobbing; bir çalışanın sistemli, kasıtlı ve sürekli biçimde baskı altına alınmasıdır. Tek seferlik bir tartışma, anlık bir öfke patlaması mobbing değildir. Ancak küçümseme, dışlama, itibarsızlaştırma ve yıldırma davranışları süreklilik kazandığında artık ortada ciddi bir hak ihlali vardır.
Mobbing Nasıl Başlar?
Mobbing çoğu zaman masum görünen davranışlarla başlar.
Toplantılarda söz verilmemesi, başarıların görmezden gelinmesi, gereksiz yere eleştirilme, iş tanımının dışına çıkılarak angarya işlere zorlanma… Zamanla bunlara alaycı bakışlar, imalı sözler, yalnızlaştırma ve dedikodu eklenir.
En tehlikeli yanı ise şudur: Mağdur bir süre sonra yaşananları normalleştirmeye başlar. “Ben hassasım”, “Belki de hak ediyorum” gibi düşünceler, mobbingin en büyük kazanımıdır.
Kimler Mobbinge Uğrar?
Toplumda yaygın bir yanılgı vardır: Mobbinge zayıf insanlar uğrar. Oysa tam tersi.
Genellikle işini iyi yapan, fark yaratan, dürüst, etik duruşu olan çalışanlar hedef alınır. Çünkü bu kişiler bazılarını rahatsız eder. Rekabet, kıskançlık ve kontrol etme isteği mobbingin temel motivasyonlarıdır.
Kadınlar, genç çalışanlar, yeni işe girenler ve sessiz kalmayı tercih edenler ise daha savunmasız gruplar arasında yer alır.
Mobbingin Bedeli Ağırdır
Mobbing sadece ruhu değil, bedeni de yorar.
Sürekli stres; uykusuzluk, mide problemleri, baş ağrıları, panik atak, depresyon ve tükenmişlik sendromuna kadar uzanabilir. İş performansı düşer, kişi kendine olan inancını kaybeder. En acısı da şudur: İnsan, sevmediği bir işi değil, hak etmediği bir muameleyi taşımak zorunda bırakılır.
“Dayanmak” Çözüm Değildir
Toplum olarak bize sık sık şunu öğrettiler: “Sabret, idare et, iş bulmak zor.”
Oysa mobbinge sabretmek, onu meşrulaştırmaktır. Sessizlik, failin cesaretini artırır. Mobbing uygulayan kişi sınırların olmadığını gördükçe dozu yükseltir.
Unutulmamalıdır: Hiçbir maaş, hiçbir unvan, bir insanın onurundan daha değerli değildir.
Ne Yapmalı?
Öncelikle yaşananın adını doğru koymak gerekir. “Bu bana yapılıyor ve bu doğru değil” demek ilk adımdır.
Belgeler tutulmalı, yazılı iletişimler saklanmalı, tanıklar not edilmelidir. İnsan Kaynakları birimi, sendikalar ve hukuki yollar bu süreçte önemli dayanaklardır.
En önemlisi de şudur: Yalnız değilsiniz. Mobbing bireysel bir zayıflık değil, kurumsal bir sorundur.
İş yerleri üretimin, emeğin ve dayanışmanın alanı olmalıdır; korkunun ve baskının değil.
Bir toplumun kalitesi, en çok sessiz kalanlara nasıl davrandığıyla ölçülür. Mobbing görmezden gelindikçe büyür, konuşuldukça küçülür.
Artık susmak değil, konuşmak gerekiyor. Çünkü psikolojik şiddet de şiddettir ve hiçbir çalışan bunu hak etmez.

YORUMLAR