Kış mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte hava sıcaklıklarının düşmesi ve nem oranlarının değişmesi, cilt sağlığını doğrudan etkileyebiliyor. Özellikle soğuk rüzgârlar, düşük nem ve kapalı alanlarda kullanılan ısıtıcılar, cildin doğal nem dengesinin bozulmasına neden olabiliyor.
Bu durum ciltte kuruluk, pullanma, kaşıntı, kızarıklık ve hassasiyet gibi şikâyetleri beraberinde getirebiliyor. Özellikle egzama eğilimi bulunan kişilerde soğuk hava koşulları belirtilerin şiddetlenmesine yol açabiliyor.
Dermatoloji Uzmanı Dr. Nalan Kükürt, mevsim geçişlerinde cilt bakım alışkanlıklarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Kükürt, yaz aylarında güneş ışınları, terleme, deniz suyu ve havuzlardaki klor nedeniyle yıpranabilen cildin, kış mevsiminde de soğuk ve rüzgârlı hava koşullarından etkilenebildiğini belirtti.
Uzman isim, kış aylarına hazırlık sürecinde nemlendirme, cildi koruma ve dengeli beslenmenin önemli olduğunu vurguladı.
1. Cilt temizliğinde doğru ürünleri tercih edin
Cilt sağlığını korumanın ilk adımı, doğru temizlik alışkanlıklarından geçiyor.
Özellikle kış aylarında sert içerikli temizleyiciler kullanmak, cildin doğal yağ tabakasına zarar vererek kuruluk şikâyetlerini artırabiliyor.
Bu nedenle cilt tipine uygun, nazik ve nemlendirici özellik taşıyan temizleyicilerin tercih edilmesi öneriliyor.
Krem veya süt formundaki temizleyiciler, kuru ve hassas ciltler için daha uygun seçenekler arasında bulunabiliyor.
Yüzün gereğinden fazla yıkanmasından ve cildi tahriş edebilecek uygulamalardan kaçınılması da önem taşıyor.
2. Kışın nemlendirici kullanmayı ihmal etmeyin
Soğuk havalarda cildin nem kaybı artabildiği için nemlendirici kullanımı daha fazla önem kazanıyor.
Özellikle kuru cilt yapısına sahip kişilerin, cilt bariyerini destekleyen ve nem kaybını azaltmaya yardımcı olan ürünleri tercih etmeleri öneriliyor.
Seramid, gliserin ve hyalüronik asit gibi içerikler barındıran nemlendiriciler, cildin nem dengesinin korunmasına katkı sağlayabiliyor.
Çok kuru ciltlerde daha yoğun yapılı kremler veya merhemler kullanılabiliyor.
Nemlendirici seçiminin kişinin cilt tipine, hassasiyetine ve mevcut dermatolojik sorunlarına göre yapılması gerekiyor.
3. Çok sıcak suyla duş almaktan kaçının
Kış aylarında sıcak suyla uzun süre duş almak birçok kişi için rahatlatıcı olsa da bu alışkanlık cilt kuruluğunu artırabiliyor.
Yüksek sıcaklıktaki su, cildin doğal yağ tabakasının azalmasına neden olabiliyor.
Bu nedenle duş sırasında ılık su kullanılması ve banyo süresinin gereğinden fazla uzatılmaması tavsiye ediliyor.
Duştan çıktıktan sonra cilt hafif nemliyken nemlendirici uygulanması da nem kaybını azaltmaya yardımcı olabiliyor.
Özellikle eller, bacaklar ve dirsekler gibi kuruluğa yatkın bölgelerin düzenli nemlendirilmesi önem taşıyor.
4. Peeling uygulamalarında aşırıya kaçmayın
Kış mevsiminde ciltte kuruluk ve ölü deri birikimi nedeniyle mat bir görünüm ortaya çıkabiliyor.
Ancak bu görünümü gidermek amacıyla sık sık peeling yapmak, cilt bariyerini olumsuz etkileyebiliyor.
Özellikle hassas ve egzamalı ciltlerde sert tanecikli ürünler veya yoğun asit içeren uygulamalar tahrişe neden olabiliyor.
Dermatoloji Uzmanı Dr. Nalan Kükürt, peeling işlemlerinin nazik şekilde yapılmasının önemine dikkat çekiyor.
Peeling sıklığının cilt tipine göre belirlenmesi, belirgin kuruluk veya tahriş bulunan dönemlerde ise uygulamaya ara verilmesi öneriliyor.
5. Nemlendirici maskelerle cilt bakımını destekleyin
Soğuk hava koşullarında cildin ihtiyaç duyduğu nemi sağlamak için düzenli bakım önemli bir yer tutuyor.
Bu süreçte nemlendirici özellik taşıyan yüz maskeleri, uygun cilt tiplerinde bakım rutinine eklenebiliyor.
Ancak her maske her cilt için uygun olmayabiliyor.
Özellikle parfüm ve tahriş edici içerikler barındıran ürünler, hassas ciltlerde kızarıklık veya yanma hissine yol açabiliyor.
Bu nedenle cildin ihtiyaçlarına uygun ürünlerin seçilmesi ve yeni bir ürün kullanılmadan önce içeriklerinin incelenmesi önem taşıyor.
6. Günlük sıvı tüketimine dikkat edin
Soğuk havalarda susama hissinin azalması, bazı kişilerin gün içerisinde yeterince sıvı tüketmemesine neden olabiliyor.
Oysa vücudun normal işleyişini sürdürebilmesi için yeterli sıvı alınması gerekiyor.
Su tüketimi, genel sağlık açısından önemli olduğu gibi cildin normal işlevlerinin sürdürülmesine de katkı sağlıyor.

Ancak yalnızca fazla su içmenin kuru cildi tamamen iyileştirdiği söylenemiyor.
Cilt kuruluğunun önlenmesinde dışarıdan nemlendirici kullanılması ve tahriş edici etkenlerden korunulması da büyük önem taşıyor.
Günlük sıvı ihtiyacı ise kişinin yaşına, sağlık durumuna, fiziksel aktivitesine ve diğer koşullara göre değişiklik gösterebiliyor.
7. Güneş kremini kışın da kullanın
Güneş kremi kullanımı yalnızca yaz aylarıyla sınırlı kalmıyor.
Kış mevsiminde de güneşin ultraviyole ışınları cildi etkileyebiliyor.
Özellikle açık havada uzun süre vakit geçiren kişiler için güneşten korunma alışkanlığının sürdürülmesi önem taşıyor.
Geniş spektrumlu ve en az SPF 30 koruma faktörüne sahip güneş kremleri, güneşe maruz kalan cilt bölgelerinin korunmasında tercih edilebiliyor.
Soğuk hava ve rüzgâra karşı ise uygun nemlendiricilerle cilt bariyerinin desteklenmesi öneriliyor.
8. Cilt bakım rutininizi mevsime göre değiştirin
Yaz aylarında kullanılan bakım ürünleri, kış mevsiminde cildin ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalabiliyor.
Özellikle hafif yapılı nemlendiriciler, soğuk havalarda çok kuru ciltler için yeterli olmayabiliyor.
Bu nedenle cilt bakımında kullanılan ürünlerin mevsimsel değişikliklere göre yeniden değerlendirilmesi gerekiyor.
Kuru ciltlerde daha yoğun nemlendiriciler tercih edilebilirken yağlı veya akneye eğilimli ciltlerde gözenekleri tıkamayan ürünler öne çıkabiliyor.
Cilt bakımında önemli olan, fazla sayıda ürün kullanmak yerine cildin ihtiyacına uygun ve düzenli bir bakım alışkanlığı oluşturmak.
9. Ellerinizi ve dudaklarınızı soğuktan koruyun
Kış aylarında soğuk havadan en fazla etkilenen bölgeler arasında eller ve dudaklar bulunuyor.
Özellikle sık el yıkamak, temizlik ürünleriyle temas etmek ve dışarıdaki soğuk hava, ellerde kuruluk ve çatlak oluşumuna neden olabiliyor.
Bunu önlemek için el yıkama sonrasında nemlendirici krem kullanılması tavsiye ediliyor.
Dışarı çıkarken eldiven takılması da ellerin soğuk hava ve rüzgârdan korunmasına yardımcı olabiliyor.
Dudaklarda meydana gelen kuruluk ve çatlaklar için ise uygun dudak bakım ürünleri kullanılabiliyor.
Dudakları sık sık yalamak, nem kaybını ve tahrişi artırabileceği için bu alışkanlıktan kaçınılması öneriliyor.
10. Sağlıklı beslenmeyle cildinizi destekleyin
Cilt sağlığının korunmasında dışarıdan yapılan bakım kadar dengeli beslenme de önemli bir rol oynuyor.
Özellikle yeterli protein, vitamin, mineral ve sağlıklı yağ alımı, vücudun normal işlevlerini sürdürmesine katkı sağlıyor.
Omega-3 yağ asitleri içeren balıklar, ceviz gibi besinler ve çeşitli sebze ile meyveler dengeli beslenmenin önemli parçaları arasında bulunuyor.
C vitamini, normal kolajen oluşumuna katkıda bulunurken E vitamini de hücrelerin oksidatif stresten korunmasında görev alıyor.
Ancak tek bir besinin cilt kuruluğunu tamamen önlediği veya cilt hastalıklarını tedavi ettiği söylenemiyor.
Sağlıklı bir cilt için farklı besin gruplarını içeren, dengeli ve çeşitli bir beslenme programı öneriliyor.
Kışın cilt kuruluğu neden artıyor?
Kış aylarında cildin kurumasının en önemli nedenleri arasında havadaki nem oranının düşmesi ve soğuk hava koşulları bulunuyor.
Dışarıdaki düşük sıcaklıklar ve kapalı ortamlarda kullanılan ısıtıcılar, cildin nem dengesini olumsuz etkileyebiliyor.
Bunun sonucunda ciltte gerginlik, kaşıntı, pullanma ve çatlaklar ortaya çıkabiliyor.
Özellikle atopik dermatit olarak da bilinen egzama hastalığına yatkın kişilerde belirtiler daha belirgin hale gelebiliyor.
Uzmanlar, kış aylarında cilt bakımının aksatılmamasını ve nemlendirici kullanımının düzenli hale getirilmesini öneriyor.
Cilt kuruluğuna ne iyi gelir?
Kış aylarında ortaya çıkan cilt kuruluğunu azaltmak için günlük yaşamda bazı alışkanlıkların değiştirilmesi yeterli olabiliyor.
Özellikle ılık suyla duş almak, parfümsüz temizleyiciler kullanmak ve banyodan hemen sonra nemlendirici sürmek, kuru cilt bakımının temel adımları arasında bulunuyor.
Ayrıca çok kuru iç mekânlarda uygun nem düzeyinin korunması ve cildin sert hava koşullarından korunması da faydalı olabiliyor.
Ancak kurulukla birlikte şiddetli kaşıntı, kanama, derin çatlaklar, iltihaplanma veya geçmeyen kızarıklık görülmesi durumunda dermatoloji uzmanına başvurulması gerekiyor.
Kış aylarında sağlıklı bir cilt için düzenli bakım şart
Havaların soğumasıyla birlikte ciltte görülebilen değişiklikler, günlük bakım alışkanlıklarının önemini artırıyor.
Dermatoloji Uzmanı Dr. Nalan Kükürt'ün dikkat çektiği 10 öneri, özellikle nemlendirme, doğru ürün kullanımı, güneşten korunma ve sağlıklı beslenme başlıklarında yoğunlaşıyor.
Kış mevsiminde cildi korumanın temelinde ise cilt bariyerini desteklemek ve tahrişe neden olabilecek alışkanlıklardan uzak durmak bulunuyor.





