Sağlıklı beslenme konusunda yapılan araştırmalar, yeşil yapraklı sebzelerin vitamin ve mineral bakımından önemli kaynaklar olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle tere, içerdiği çeşitli besin öğeleri nedeniyle dikkat çeken sebzeler arasında bulunuyor.
ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) tarafından 2014 yılında yayımlanan bir araştırmada, 47 meyve ve sebzenin besin yoğunluğu değerlendirildi.
Araştırmada su teresi (Nasturtium officinale), belirlenen besin yoğunluğu ölçütlerine göre 100 tam puan alarak ilk sırada yer aldı.
Ancak bu sonuç, su teresinin bütün sağlık sorunlarına karşı en etkili sebze olduğu anlamına gelmiyor. Ayrıca araştırmada birinci sırada yer alan su teresi ile Türkiye'de yaygın tüketilen bahçe teresi (Lepidium sativum) farklı bitki türleri olarak biliniyor.
Her iki bitki de yeşil yapraklı sebzeler arasında yer alırken besin içerikleri bakımından farklılık gösterebiliyor.
Terenin faydaları nelerdir?
Tere, dengeli beslenme programlarına eklenebilen ve çeşitli vitaminler ile mineraller içeren sebzeler arasında yer alıyor.
Özellikle yeşil yapraklı sebzelerde bulunan antioksidan bileşenler, vücudun normal işleyişini destekleyen besin öğeleri arasında bulunuyor.
Terenin öne çıkan besinsel özellikleri şöyle:
- Vitamin ve mineral alımına katkı sağlayabilir.
- İçerdiği lif sayesinde sindirim sisteminin normal çalışmasını destekleyebilir.
- Bazı türleri C vitamini bakımından zengindir.
- K vitamini içeriğiyle normal kan pıhtılaşması ve kemik sağlığına katkıda bulunabilir.
- Karotenoidler ve diğer bitkisel bileşenler içerebilir.
- Düşük enerji içeriğiyle dengeli beslenme programlarına eklenebilir.
- Farklı sebzelerle birlikte tüketildiğinde beslenme çeşitliliğini artırabilir.
Ancak terenin tek başına herhangi bir hastalığı önlediği veya tedavi ettiği söylenemez.
Tere kanser riskini azaltır mı?
Terenin sağlık açısından en çok araştırılan özelliklerinden biri, içerdiği bitkisel bileşenlerin kanserle ilişkili biyolojik süreçler üzerindeki olası etkileri.
Turpgiller familyasında bulunan tere türleri, glukozinolat adı verilen doğal bileşikler içerebiliyor.
Bu bileşiklerin parçalanmasıyla oluşan bazı maddeler, laboratuvar çalışmalarında hücresel süreçler üzerindeki etkileri bakımından inceleniyor.
Ancak laboratuvar ortamında elde edilen sonuçlar, tere tüketiminin insanlarda kanseri önlediği veya mevcut kanser hücrelerini yok ettiği anlamına gelmiyor.
Bilimsel veriler, sebze ve meyvelerden zengin bir beslenme düzeninin bazı kanser türlerinin riskini azaltmaya yardımcı olabileceğini gösteriyor.
Bununla birlikte yalnızca tere tüketerek kanserden korunmak mümkün değil. Terenin belirli bir miktarının kanser riskini kesin olarak azalttığına ilişkin yeterli klinik kanıt bulunmuyor.
Tere sindirim sistemine iyi gelir mi?
Tere, lif içeren yeşil yapraklı sebzeler arasında bulunuyor.
Besin lifleri, bağırsak hareketlerinin normal şekilde sürdürülmesine katkı sağlayabiliyor. Bu nedenle sebzelerden zengin bir beslenme düzeni, sindirim sistemi sağlığı açısından önem taşıyor.
Tere de salatalara ve günlük öğünlere eklenerek sebze tüketiminin çeşitlendirilmesine yardımcı olabiliyor.
Ancak terenin bağırsakları tamamen temizlediği, kabızlığı kısa sürede tedavi ettiği veya dizanteriyi iyileştirdiği yönündeki iddialar yeterli bilimsel kanıtla desteklenmiyor.
Özellikle uzun süren kabızlık, karın ağrısı ve bağırsak sorunlarında tıbbi değerlendirme gerekiyor.
Tere göz sağlığını destekler mi?
Yeşil yapraklı sebzeler, göz sağlığı için önemli olan bazı vitaminler ve karotenoidler içerebiliyor.
Özellikle A vitamini, normal görme fonksiyonunun korunmasında görev alıyor.
Tere türlerinin içerdiği karotenoidler de dengeli beslenmenin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Ancak tere tüketiminin kataraktı tedavi ettiği, görme bozukluklarını düzelttiği veya göz hastalıklarını ortadan kaldırdığı bilimsel olarak gösterilmiş değil.
Göz sağlığının korunmasında düzenli muayeneler ve yeterli besin öğelerini içeren bir beslenme düzeni önem taşıyor.
Tere kilo vermeye yardımcı olur mu?
Kilo kontrolüne dikkat eden vatandaşların merak ettiği sebzeler arasında tere de bulunuyor.
Düşük kalorili yeşil yapraklı sebzelerden biri olan tere, salatalarda ve farklı öğünlerde tüketilebiliyor.
Terenin günlük beslenmeye eklenmesi, sebze tüketiminin artırılmasına ve öğünlerin çeşitlendirilmesine yardımcı olabilir.
Ancak terenin metabolizmayı belirgin biçimde hızlandırdığı, vücuttaki yağları erittiği veya tek başına zayıflama sağladığı bilimsel olarak kanıtlanmış değil.
Sağlıklı kilo yönetiminde dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıkları temel önem taşıyor.
Tere kan şekerini dengeler mi?
Tere tohumlarının kan şekeri üzerindeki olası etkileri, bazı deneysel araştırmalarda inceleniyor.
Bununla birlikte bu çalışmaların sonuçları, tere veya tere tohumu tüketiminin insanlarda diyabet tedavisinde etkili olduğunu kanıtlamak için yeterli değil.
Diyabet hastalarının kan şekeri kontrolünü sağlamak amacıyla bitkisel ürünleri ilaç yerine kullanmaması gerekiyor.
Özellikle tere tohumu gibi yoğun biçimde tüketilen bitkisel ürünlerin ilaçlarla olası etkileşimleri açısından sağlık uzmanına danışılması önem taşıyor.
Tere solunum yollarına iyi gelir mi?
Geleneksel bitkisel uygulamalarda tere ve tere tohumları, öksürük ve solunum yolu şikâyetleri için kullanılabiliyor.
Ancak terenin astım, bronşit veya solunum yolu enfeksiyonlarını tedavi ettiğini gösteren yeterli güvenilir klinik araştırma bulunmuyor.
Özellikle astım gibi kronik solunum yolu hastalıklarında doktor tarafından önerilen tedavinin aksatılmaması gerekiyor.
Uzun süren öksürük, nefes darlığı ve göğüs ağrısı gibi belirtilerde ise sağlık kuruluşuna başvurulmalı.
Terenin cilt ve saç sağlığına faydaları var mı?
Tere, çeşitli vitaminler ve antioksidan bileşenler içeren bir sebze olarak sağlıklı beslenmenin parçası olabilir.
Vitamin ve minerallerden yeterli miktarda yararlanmak, cilt ve saçın normal yapısının korunmasında önem taşıyor.
Ancak terenin kaynatılarak saçlara uygulanmasının saç dökülmesini durdurduğu veya kırılan saçları onardığına yönelik yeterli bilimsel kanıt bulunmuyor.
Benzer şekilde tere tüketiminin cilt hastalıklarını tedavi ettiği yönündeki iddialar da doğrulanmış değil.
Tere kadın sağlığına faydalı mı?
Tere, geleneksel kullanımlarda kadın sağlığıyla ilişkilendirilen bitkiler arasında yer alıyor.
Özellikle tere tohumlarının adet düzeni ve anne sütü üzerindeki etkilerine ilişkin çeşitli iddialar bulunuyor.
Ancak tere tohumlarının adet düzensizliklerini tedavi ettiği veya anne sütünü artırdığı yönünde yeterli klinik kanıt bulunmuyor.
Hamilelik ve emzirme dönemlerinde yüksek miktarda tere tohumu veya yoğun bitkisel karışımların kullanılması konusunda dikkatli olunması gerekiyor.
Bu dönemlerde bitkisel ürünlerin tedavi amacıyla tüketilmesinden önce sağlık uzmanına danışılması öneriliyor.
Tere nasıl tüketilmeli?
Tere, mutfakta farklı şekillerde değerlendirilebilen yeşil yapraklı sebzelerden biri.
Özellikle kahvaltı sofralarında, salatalarda ve sandviçlerde çiğ olarak tüketilebiliyor.
Terenin kullanım alanları arasında şunlar bulunuyor:
- Kahvaltıda peynir ve diğer sebzelerle birlikte tüketmek
- Mevsim salatalarına eklemek
- Sandviç ve dürümlerde kullanmak
- Yoğurtlu veya zeytinyağlı tariflere ilave etmek
- Farklı yeşilliklerle birlikte salata hazırlamak
Çiğ tüketilecek terenin bol akan su altında dikkatlice yıkanması, bozulmuş yaprakların ayrılması ve uygun koşullarda saklanması önem taşıyor.
Her gün tere yemek zararlı mı?
Tere, çoğu sağlıklı yetişkin için normal beslenme miktarlarında tüketilebilen bir sebze.
Ancak her besinde olduğu gibi aşırı tüketimden kaçınılması gerekiyor.
Özellikle kan sulandırıcı ilaçlardan varfarin kullanan kişilerin, K vitamini içeren yeşil yapraklı sebzeleri tüketirken günlük alımlarında ani değişiklikler yapmamaları önem taşıyor.
Ayrıca tere tohumlarının yoğun miktarda tüketiminin güvenliği konusunda yeterli araştırma bulunmuyor.
Kronik hastalığı bulunanların, hamilelerin ve düzenli ilaç kullananların bitkisel ürünleri tedavi amacıyla kullanmadan önce doktorlarına danışmaları gerekiyor.
Kanser riskini azaltmak için nasıl beslenmeli?
Kanser riskini azaltmak amacıyla yalnızca tek bir sebzeye odaklanmak yerine dengeli ve çeşitli bir beslenme düzeninin benimsenmesi öneriliyor.
Dünya Kanser Araştırma Fonu, günlük öğünlerde sebze, meyve, tam tahıl ve baklagillere yer verilmesini tavsiye ediyor.
Bu kapsamda günde en az 5 porsiyon, toplamda yaklaşık 400 gram sebze ve meyve tüketimi öneriliyor.
Bunun yanı sıra sağlıklı vücut ağırlığının korunması, düzenli fiziksel aktivite, tütün ürünlerinden uzak durulması ve önerilen kanser taramalarının yaptırılması da önem taşıyor.
Sofraların küçük yeşilliği besin değeriyle dikkat çekiyor
Tere, küçük yapraklarına rağmen çeşitli vitamin, mineral ve bitkisel bileşenler içeren sebzeler arasında yer alıyor.
Özellikle su teresinin bilimsel bir araştırmada besin yoğunluğu açısından ilk sırada bulunması, bu yeşilliğe yönelik ilgiyi artırıyor.
Ancak söz konusu araştırmanın sonucu, tere tüketiminin kansere karşı kesin koruma sağladığı anlamına gelmiyor.




