Türk mutfağının vazgeçilmez ürünleri arasında yer alan zeytinyağı, özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerinde sofraların baş tacı olmaya devam ediyor. Salatalardan yemeklere kadar geniş bir kullanım alanına sahip olan zeytinyağı, besin değeri ve kendine özgü aromasıyla dikkat çekiyor.

Ancak piyasada farklı kalite sınıflarında satılan zeytinyağları ve zaman zaman gündeme gelen taklit-tağşiş olayları, tüketicilerin ürün seçerken daha dikkatli davranmasına neden oluyor.

Özellikle Balıkesir, Ayvalık, Edremit, İzmir ve Aydın gibi zeytinyağı üretimiyle öne çıkan bölgelerin ürünlerine ilgi artarken vatandaşlar, gerçek zeytinyağını sahtesinden ayırmanın yollarını araştırıyor.

Uzman değerlendirmelerine göre zeytinyağının rengi, kokusu ve tadı ürünün bazı özellikleri hakkında fikir verebiliyor. Ancak bir zeytinyağının saf olup olmadığını kesin olarak belirlemek için laboratuvar analizleri gerekiyor.

1. Zeytinyağının kokusuna dikkat edin

Kaliteli natürel sızma zeytinyağının ayırt edici özelliklerinden biri kendine özgü meyvemsi kokusu.

Ürünün üretildiği zeytinin çeşidine, hasat dönemine ve işlenme koşullarına bağlı olarak farklı aromalar hissedilebiliyor.

Taze kesilmiş çimen, yeşil yaprak, enginar veya domates yaprağını andıran kokular, bazı natürel sızma zeytinyağlarında karşılaşılabilen olumlu duyusal özellikler arasında bulunuyor.

Buna karşılık bayat, küflü veya bozulmuş yağı andıran kokular, ürünün kalitesi açısından olumsuz işaretler olabiliyor.

Ancak yalnızca koklayarak bir zeytinyağının gerçek veya sahte olduğunu kesin olarak söylemek mümkün değil.

2. Gerçek zeytinyağı boğazı yakar mı?

Zeytinyağının boğazda oluşturduğu hafif yakıcılık hissi, tüketicilerin en çok merak ettiği konulardan biri.

Özellikle fenolik bileşenler bakımından zengin bazı natürel sızma zeytinyağları, tadım sırasında boğazda hafif bir acılık veya yakıcılık oluşturabiliyor.

Bu durum, belirli zeytinyağlarının doğal duyusal özellikleri arasında bulunuyor.

Ancak her gerçek zeytinyağının aynı ölçüde yakıcı olması gerekmiyor.

Zeytin çeşidi, hasat olgunluğu, üretim yöntemi ve saklama koşulları, yağın tadını etkileyebiliyor.

Bu nedenle boğazı yakmayan her zeytinyağını sahte kabul etmek doğru değil. Aynı şekilde boğazda yakıcılık hissedilmesi de ürünün saf olduğunu tek başına kanıtlamıyor.

3. Zeytinyağının rengi gerçek olup olmadığını gösterir mi?

Gerçek zeytinyağının mutlaka koyu yeşil renkte olması gerektiği yönünde yaygın bir düşünce bulunuyor.

TOKİ Kurasında Son Durum! Kiralık Konut Kura Sonuçları Ne Zaman Açıklanacak?
TOKİ Kurasında Son Durum! Kiralık Konut Kura Sonuçları Ne Zaman Açıklanacak?
İçeriği Görüntüle

Oysa zeytinyağının rengi, ürünün kalitesi veya saflığı için tek başına güvenilir bir ölçüt değil.

Zeytinin çeşidine, olgunluk derecesine ve içerdiği doğal pigmentlere bağlı olarak zeytinyağı yeşilden altın sarısına kadar farklı tonlarda olabiliyor.

Bazı kaliteli zeytinyağları yeşilimsi renkteyken bazıları daha açık sarı görünebiliyor.

Bu nedenle zeytinyağının rengini inceleyerek sahte olup olmadığını kesin olarak belirlemek mümkün değil.

4. Zeytinyağı buzdolabında donar mı?

Gerçek zeytinyağını anlamak için en çok uygulanan yöntemlerden biri, ürünü buzdolabına koyarak donup donmadığını kontrol etmek.

Sosyal medyada sıkça paylaşılan bu yönteme göre gerçek zeytinyağının soğukta donması, sahte yağın ise sıvı kalması gerektiği ileri sürülüyor.

Ancak bilimsel araştırmalar bu yöntemin güvenilir olmadığını ortaya koyuyor.

ABD'deki California Üniversitesi Davis Kampüsü Zeytin Merkezi tarafından gerçekleştirilen araştırmada, zeytinyağlarının buzdolabındaki katılaşma davranışının ürünün saflığını veya kalitesini belirlemek için yeterli olmadığı tespit edildi.

Zeytinyağının soğukta bulanıklaşması veya kısmen katılaşması, içerdiği yağ asitleri ve doğal bileşenlerle ilişkili olabiliyor.

Kısacası, zeytinyağının buzdolabında donması gerçek olduğunu, donmaması ise sahte olduğunu kanıtlamıyor.

5. Zeytinyağı suya damlatılarak test edilir mi?

Evde zeytinyağı kontrolü için önerilen yöntemlerden biri de bir bardak suyun içerisine birkaç damla yağ eklemek.

Bu yöntemde zeytinyağının suyun üzerinde kalması veya damlacıklar oluşturması, ürünün gerçek olduğuna ilişkin bir işaret olarak yorumlanabiliyor.

Ancak zeytinyağı da diğer birçok yemeklik yağ gibi sudan daha düşük yoğunluğa sahip ve suyla kolayca karışmayan bir madde.

Bu nedenle yağın su yüzeyinde kalması, yalnızca fiziksel özellikleriyle ilişkili.

Ayçiçek yağı gibi başka bitkisel yağlar da benzer davranış gösterebiliyor.

Dolayısıyla su testiyle gerçek ve sahte zeytinyağını güvenilir şekilde ayırt etmek mümkün değil.

6. Zeytinyağı alırken etiketi mutlaka okuyun

Gerçek ve kaliteli zeytinyağı satın almak isteyenlerin dikkat etmesi gereken en önemli noktalardan biri ürün etiketi.

Ambalaj üzerinde yer alan bilgiler, yağın sınıfı ve üretim süreci hakkında önemli ipuçları sunabiliyor.

Özellikle ürünün natürel sızma, natürel birinci veya diğer zeytinyağı kategorilerinden hangisinde bulunduğuna dikkat edilmesi gerekiyor.

Etikette üretici veya işletmeci bilgileri, parti numarası, tavsiye edilen tüketim tarihi ve mevzuatın gerektirdiği diğer bilgiler kontrol edilmeli.

Hasat yılı ve üretim bölgesine ilişkin doğrulanabilir bilgilerin bulunması da tüketicilerin ürün hakkında daha bilinçli değerlendirme yapmasına yardımcı olabiliyor.

Ancak yalnızca etiketin üzerinde natürel sızma yazması, ürünün bağımsız analizlerle doğrulandığı anlamına gelmiyor.

7. Natürel sızma zeytinyağı ne demek?

Zeytinyağı satın alırken sıklıkla karşılaşılan ifadelerden biri natürel sızma zeytinyağı.

Türk Gıda Kodeksi'ne göre natürel sızma zeytinyağı, zeytin meyvesinden mekanik veya fiziksel yöntemlerle elde edilen ve belirli kalite kriterlerini karşılayan bir ürün.

Bu kategoride serbest yağ asitliği, oleik asit cinsinden 100 gramda en fazla 0,8 gram olabiliyor.

Ancak zeytinyağının yalnızca düşük asitlik değerine sahip olması, natürel sızma sınıfına girmesi için yeterli değil.

Ürünün kimyasal ve duyusal özellikler açısından da ilgili standartları karşılaması gerekiyor.

Bu nedenle natürel sızma zeytinyağı seçerken yalnızca asitlik oranına değil, ürünün genel kalitesine ve güvenilirliğine de dikkat edilmeli.

8. Zeytinyağında sahtecilik nasıl yapılıyor?

Zeytinyağında taklit ve tağşiş farklı şekillerde ortaya çıkabiliyor.

Bunlardan biri, zeytinyağına daha düşük maliyetli başka bitkisel yağların karıştırılması.

Bir diğer sorun ise daha düşük kalitedeki zeytinyağlarının, olması gerekenden farklı bir kalite sınıfında satışa sunulması.

Böyle durumlarda tüketici, satın aldığını düşündüğü ürünle gerçekte aldığı ürün arasında kalite veya içerik farkıyla karşılaşabiliyor.

Yağın kokusunun veya renginin normal görünmesi, böyle bir karışımın bulunmadığını kesin olarak göstermiyor.

Zeytinyağının özgünlüğünü ve kalite sınıfını değerlendirmek için gerekli kimyasal analizler ve uzmanlarca yapılan duyusal incelemeler önem taşıyor.

9. Gerçek zeytinyağını anlamanın en güvenilir yolu nedir?

Zeytinyağının gerçek olup olmadığını kesin olarak belirlemek için laboratuvar ortamında gerçekleştirilen analizlere başvuruluyor.

Bu analizlerde yağ asidi bileşimi, sterol profili ve ilgili kalite ölçütleri gibi çeşitli parametreler incelenebiliyor.

Ayrıca natürel zeytinyağlarının sınıflandırılmasında uzman duyusal değerlendirme panelleri de önemli rol oynuyor.

Uluslararası Zeytin Konseyi tarafından da zeytinyağının kalite ve saflığının belirlenmesi için fiziksel, kimyasal ve duyusal analiz yöntemleri kullanılıyor.

Dolayısıyla tüketicilerin evde uyguladığı dondurma, suya damlatma veya yalnızca tadına bakma gibi yöntemler laboratuvar testlerinin yerini tutmuyor.

10. Zeytinyağı satın alırken nelere dikkat edilmeli?

Zeytinyağının kalitesini korumak ve güvenilir bir ürün seçmek isteyenler için alışveriş sırasında bazı ayrıntılar önem taşıyor.

Gömeç – Zeytinyağı

Özellikle güvenilir üretici ve satış noktalarının tercih edilmesi, ürünün etiket bilgilerinin incelenmesi ve uygun ambalaj seçimi, dikkat edilmesi gereken unsurlar arasında bulunuyor.

Zeytinyağı satın alırken şu noktalara özen gösterilmeli:

  • Güvenilir ve izlenebilir ürünler tercih edilmeli.
  • Etiket üzerindeki ürün sınıfı kontrol edilmeli.
  • Üretici bilgileri ve parti numarası incelenmeli.
  • Hasat yılı bilgisi bulunuyorsa değerlendirilmeli.
  • Ambalajın açılmamış ve sağlam olmasına dikkat edilmeli.
  • Işığa karşı koruma sağlayan koyu renkli cam veya uygun metal ambalajlar tercih edilmeli.
  • Piyasa koşullarına göre olağan dışı derecede ucuz ürünlerde daha dikkatli olunmalı.
  • Resmî taklit ve tağşiş duyuruları takip edilmeli.

Ürünün fiyatının yüksek olması da tek başına gerçek veya kaliteli olduğunu kanıtlamıyor.

Zeytinyağı nasıl saklanmalı?

Gerçek ve kaliteli zeytinyağı satın almak kadar ürünü doğru koşullarda saklamak da önem taşıyor.

Zeytinyağı; ışık, yüksek sıcaklık ve oksijenle uzun süre temas ettiğinde zaman içerisinde tazeliğini kaybedebiliyor.

Bu nedenle zeytinyağının serin, karanlık ve kuru bir ortamda muhafaza edilmesi öneriliyor.

Şişenin kapağının kullanımdan sonra sıkıca kapatılması ve ocağın hemen yanında saklanmaması gerekiyor.

Özellikle güneş ışığına doğrudan maruz kalan şeffaf ambalajlar, yağın kalite kaybını hızlandırabiliyor.

Uygun saklama koşulları, zeytinyağının aromasının ve genel kalitesinin daha uzun süre korunmasına yardımcı oluyor.

Sahte zeytinyağı nereye şikâyet edilir?

Satın aldığı zeytinyağının içeriğinden şüphelenen vatandaşlar, durumu Tarım ve Orman Bakanlığı'nın ilgili birimlerine bildirebiliyor.

Gıda güvenliğiyle ilgili şikâyetler, Alo 174 Gıda Hattı üzerinden iletilebiliyor.

Ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yayımlanan taklit ve tağşiş duyurularının kontrol edilmesi, tüketicilerin bilgilendirilmesi açısından önem taşıyor.

Şüpheli ürünlerin faturası, ambalajı, parti numarası ve diğer bilgilerinin saklanması, yapılacak başvuruların değerlendirilmesini kolaylaştırabiliyor.

Gerçek zeytinyağını anlamak için tek bir teste güvenmeyin

Zeytinyağının kokusu, tadı ve görünümü ürünün bazı özellikleri hakkında fikir verse de saflığını kesin olarak ortaya koymuyor.

Özellikle buzdolabında dondurma, suya damlatma ve yalnızca rengine bakma gibi yöntemler, internette yaygın şekilde paylaşılsa da bilimsel olarak güvenilir kabul edilmiyor.

Tüketicilerin ürünün kaynağını araştırması, etiket bilgilerini incelemesi ve güvenilir satış noktalarını tercih etmesi önem taşıyor.

Muhabir: Haber Merkezi