Pasifik Okyanusu'ndaki deniz suyu sıcaklıklarının normal seviyelerin üzerine çıkmasıyla oluşan El Niño, dünya genelinde hava koşullarının değişmesine neden olabiliyor. Küresel ısınmanın da etkisiyle aşırı hava olaylarının daha sık yaşanabileceğine dikkat çekilirken Türkiye'de özellikle sıcak hava dalgaları, düzensiz yağışlar ve kuraklık ihtimali öne çıkıyor.
El Niño nedir, nasıl oluşur?
El Niño, Büyük Okyanus'un ekvator çevresindeki orta ve doğu kesimlerinde deniz yüzeyi sıcaklıklarının normal değerlerin üzerine çıkmasıyla meydana gelen doğal bir iklim olayı olarak tanımlanıyor.
Genellikle iki ila yedi yılda bir ortaya çıkan El Niño, yaklaşık 9 ila 12 ay boyunca etkisini sürdürebiliyor. Bu süreçte okyanus üzerindeki rüzgârların ve deniz suyu sıcaklıklarının değişmesi, atmosfer dolaşımını etkileyerek dünyanın farklı bölgelerinde aşırı hava olaylarına yol açabiliyor.
El Niño nedeniyle bazı ülkelerde uzun süreli kuraklık görülürken bazı bölgelerde ise şiddetli yağışlar ve seller meydana gelebiliyor.
El Niño Türkiye'yi nasıl etkileyecek?
El Niño'nun Türkiye üzerindeki etkilerinin bölgelere ve mevsimlere göre farklılık gösterebileceği belirtiliyor. Uzmanlara göre küresel atmosfer dolaşımındaki değişiklikler, Türkiye'deki sıcaklık ve yağış düzenlerini dolaylı olarak etkileyebilir.
Özellikle Akdeniz havzasındaki sıcaklık artışları, bazı dönemlerde aşırı sıcak hava dalgalarının yaşanmasına katkıda bulunabilir. Bununla birlikte yağışların düzensizleşmesi, kimi bölgelerde kuraklık baskısını artırırken kimi bölgelerde kısa süreli ve kuvvetli sağanakların görülmesine zemin hazırlayabilir.
Ancak El Niño'nun Türkiye'nin tamamında kesin olarak sıcaklık artışına veya kuraklığa neden olacağı söylenemiyor. Etkilerin belirlenmesinde bölgesel atmosfer koşulları da önemli rol oynuyor.

Kıyı bölgelerinde şiddetli yağış ve sel riski
Türkiye'yi çevreleyen denizlerde su sıcaklıklarının yükselmesi, atmosferdeki nem miktarını artırarak kuvvetli yağışlar için uygun koşullar oluşturabiliyor.
Özellikle Marmara, Ege, Akdeniz ve Karadeniz kıyılarında uygun hava koşullarının oluşması durumunda kısa süreli ancak etkili sağanak yağışlar görülebilir.
Bu tür yağışların kent merkezlerinde su baskınlarına, dere taşkınlarına ve altyapı sorunlarına yol açabileceği belirtiliyor.
İç kesimlerde kuraklık tehlikesi artabilir
El Niño ile bağlantılı atmosfer değişimlerinin Türkiye'nin iç kesimlerinde yağış düzenini etkilemesi de olası riskler arasında gösteriliyor.
Uzun süreli sıcaklık artışları ve yağış eksikliği, özellikle tarımsal üretim açısından sorun oluşturabilir. Toprak neminin azalması, barajlardaki su seviyelerinin düşmesi ve sulama ihtiyacının artması, kurak dönemlerde karşılaşılabilecek sorunlar arasında bulunuyor.
Uzmanlar, su kaynaklarının verimli kullanılmasının ve tarımsal sulama planlamasının önemine dikkat çekiyor.
Orman yangınları açısından da risk oluşturuyor
Yüksek hava sıcaklıkları ve uzun süreli kuraklık, orman yangınları açısından tehlikeli koşulların oluşmasına neden olabiliyor.
Özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerinde sıcak ve kuru hava koşullarına kuvvetli rüzgârların da eşlik etmesi, yangınların başlaması ve yayılması riskini artırabiliyor.
Bu nedenle ormanlık alanlarda önleyici tedbirlerin artırılması ve erken müdahale sistemlerinin güçlendirilmesi önem taşıyor.

Uzmanlardan aşırı hava olaylarına karşı uyarı
İstanbul Nişantaşı Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ceyhun Özçelik, El Niño ve küresel ısınmanın birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek aşırı hava olaylarına karşı hazırlıklı olunmasının önemine dikkat çekti.
Özçelik, Akdeniz'in batı kesimlerinde deniz suyu sıcaklıklarının bazı dönemlerde normalin 7-8 derece üzerine çıktığını, bu durumun kıyı bölgelerinde kuvvetli yağış, iç kesimlerde ise kuraklık ihtimalini artırabileceğini ifade etti.
Uzmanlar, iklim değişikliğiyle birlikte sıcak hava dalgaları, taşkınlar ve orman yangınlarının oluşturduğu risklere karşı erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesini öneriyor.
Türkiye'de önümüzdeki aylarda hava durumu nasıl olacak?
El Niño'nun etkili olması, Türkiye'de her bölgede aynı hava koşullarının yaşanacağı anlamına gelmiyor. Önümüzdeki aylarda sıcaklıkların ve yağışların nasıl seyredeceği, Akdeniz havzasındaki atmosferik sistemlere ve bölgesel hava koşullarına bağlı olacak.
Küresel sıcaklık artışının devam etmesiyle birlikte aşırı sıcaklıklar, ani sağanaklar ve kuraklık gibi olayların oluşturduğu risklerin önemini koruyacağı değerlendiriliyor.
Uzmanlar, özellikle su kaynaklarının korunması, sel ve taşkınlara karşı altyapının güçlendirilmesi ve orman yangınlarına yönelik önlemlerin artırılması gerektiğini vurguluyor.
HABER MERKEZİ





