Karatay, “1970’lerde Oxford Üniversitesi’nden Prof. Paul White, yağın değil şekerin asıl zehir olduğunu bilimsel olarak ortaya koydu. Hatta ‘Pure, White and Deadly’ yani ‘Saf, Beyaz ve Öldürücü’ adını verdiği kitabında şekerin ölümcül etkilerini anlattı” dedi.
Karatay’a göre, şeker vücutta birikerek trigliserit adı verilen yağlara dönüşüyor ve bu da karaciğer, göbek ve kalça gibi bölgelerde yağlanmaya yol açıyor.“İnsülin, kan şekerini dengelemek için devreye giriyor ama bu da yağ depolanmasına sebep oluyor. Böylece karaciğer yağlanması, kalp hastalıkları, felç, hatta kanser gibi hastalıkların zemini oluşuyor,” dedi.
Ekmek de Şeker Gibi TehlikeliKaratay, rafine karbonhidratların da en az şeker kadar zararlı olduğuna dikkat çekti:
“İki dilim tam buğday ekmeği, bir çorba kaşığı toz şekerden daha fazla kan şekerini yükseltiyor. Ekmek yemiyorum, tam buğday yiyorum demek kendini kandırmaktır. Hepsi vücuda girdiğinde şekere dönüşür.”
Şeker Kanseri Besliyor Karatay, açıklamalarında şekerin sadece obeziteye değil, kanser hücrelerinin gelişimine de zemin hazırladığını belirtti.“Kanser hücreleri çok hızlı çoğalır ve enerjiye ihtiyaç duyar. Şeker onların ana besin kaynağıdır. Pet taramalarında hastaya şekerli sıvı verilmesinin nedeni de budur; kanser hücreleri bu şekeri hemen kapar ve yerleri tespit edilir,” ifadelerini kullandı.
“Yağdan Korkmayın, Şekerden Uzak Durun”Karatay, sağlıklı yağların vücut için gerekli olduğunu vurgulayarak şu tavsiyede bulundu:
“Gerçek tereyağı, zeytinyağı gibi doğal yağlardan korkmayın. Asıl tehlike rafine şekerlerdir. Şeker, hücreleri bozar, vücudu hasta eder ve bağışıklığı çökertir. En tatlı zehir budur.”
Serpil ADAK