Takvimler 10 Ağustos 2025’i gösteriyordu.
Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde meydana gelen 6,1 büyüklüğündeki deprem, yalnızca toprağı değil, bölgedeki binlerce insanın hayatını ve hafızasını da sarstı.
Bugün 10 Ağustos 2026.
Aradan tam bir yıl geçti.
Ancak depremi yaşayanlar için bazı anların üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin, o birkaç saniye hafızadan kolay kolay silinmiyor.
O gün Sındırgı’da başlayan sarsıntı Balıkesir’in birçok noktasında hissedildi. Evlerinde oturanlar kendilerini bir anda dışarı attı, telefonlara sarılanlar yakınlarına ulaşmaya çalıştı. İnsanların aklındaki tek soru aynıydı: “Bir deprem daha olacak mı?”
Depremin en çarpıcı taraflarından biri de budur aslında.
Yer birkaç saniye sallanır, sonra durur. Ancak insanın içindeki tedirginliğin durması çok daha uzun sürer.
Bir kapının gıcırtısı, ağır bir aracın geçişi, avizenin hafifçe sallanması bile o geceyi yeniden hatırlatabilir.
Sındırgı depremi bize bir kez daha gösterdi ki Balıkesir de deprem gerçeğinin dışında değil.
Depremi yalnızca meydana geldiği gün konuşmak, birkaç gün boyunca hasarlı binaları tartışmak ve ardından gündem değişince unutmak yapılabilecek en büyük hatalardan biri.
Çünkü deprem unutmaz.
Biz unutsak bile fay hatları orada durmaya devam eder.
Bu nedenle asıl mesele depremin ne zaman olacağını tahmin etmekten çok, olduğunda ne kadar hazırlıklı olduğumuzdur.
Yaşadığımız binalar güvenli mi?
Toplanma alanlarını biliyor muyuz?
Evlerimizde deprem çantası bulunuyor mu?
Ailemizle bir afet planımız var mı?
Binalarımızın dayanıklılığını gerçekten sorguluyor muyuz?
Bu sorular depremden sonra değil, deprem olmadan önce sorulmalı.
10 Ağustos 2025, Sındırgı ve Balıkesir için takvimde sıradan bir tarih olmaktan çıktı.
Bugün üzerinden bir yıl geçti.
Belki sokaklar normale döndü, günlük hayat devam etti, o gece yaşanan telaşın yerini zamanla başka gündemler aldı. Ancak yaşadığımız coğrafyanın gerçeği değişmedi.
Deprem bize bir yıl önce çok güçlü bir uyarıda bulundu.
Şimdi asıl soru şu:
Biz o uyarıdan ne kadar ders çıkardık?
Çünkü afetlere karşı en büyük gücümüz, korkmak değil hazırlıklı olmaktır.
10 Ağustos'u yalnızca bir depremin yıl dönümü olarak değil, Balıkesir'de deprem bilincinin yeniden hatırlandığı bir gün olarak görmek gerekiyor.
Unutmamak için…
Hazırlıklı olmak için…
Ve aynı acıları yeniden yaşamamak için.
Yorumlar