Kalp ve damar hastalıkları, 40 yaş sonrasında daha sessiz ama daha tehlikeli bir şekilde ilerleyebiliyor. Birçok kişi kendini iyi hissetse de bazı kan değerleri ve ölçümler, henüz belirti vermeden ciddi riskleri ortaya koyabiliyor. Muhammed Keskin, YouTube kanalında yaptığı açıklamalarda özellikle 40 yaş üstü bireylerin mutlaka takip etmesi gereken testleri tek tek anlattı. Bu testler, kalp damar hastalığı riskini erken dönemde yakalamak açısından kritik önem taşıyor.
LDL Kolesterol İlk Sırada Yer Alıyor
40 yaş üzeri bireylerde kalp damar hastalığı riskini değerlendirmede ilk bakılması gereken testlerden biri LDL kolesterol. LDL’nin 160 mg/dL üzerine çıkması, HDL ve trigliserit değerlerinden bağımsız olarak riski artıran önemli bir faktör olarak kabul ediliyor. Bu seviyenin üzerinde çıkan sonuçlar, mutlaka önlem alınması gerektiğine işaret ediyor. LDL kolesterol yüksekliği, damar sertliği sürecini hızlandırarak kalp krizi ve inme riskini artırabiliyor.
Lipoprotein(a) Neden Önemli?
Toplumda nadiren ölçülen ancak kalp sağlığı açısından çok değerli bir başka parametre de Lipoprotein(a). Bu değer doğuştan gelen, yani genetik bir özellik taşıyor ve kolay kolay düşürülemiyor. Günümüzde Lipoprotein(a)’yı doğrudan düşüren bir ilaç bulunmasa da, bu değerin yüksek olması durumunda LDL kolesterolün daha agresif şekilde düşürülmesi öneriliyor. Çünkü Lipoprotein(a) yüksekliği, kalp damar hastalığıyla güçlü şekilde ilişkilendiriliyor.

ApoB Seviyesi Gizli Riski Gösteriyor
ApoB, LDL dahil olmak üzere tüm “kötü” kolesterollerin ana taşıyıcısı olarak kabul ediliyor. Yapılan çalışmalar, ApoB seviyesinin kalp damar hastalığı riskini LDL ve Lipoprotein(a)’dan daha doğru yansıtabildiğini ortaya koyuyor. Ölçümü her sağlık kuruluşunda kolay olmasa da, 40 yaş sonrası için ApoB takibi tedavi kılavuzlarında yer alıyor. Yüksek ApoB, damar içinde zararlı partikül sayısının fazla olduğuna işaret ediyor.
Açlık İnsülin Seviyesi ve İnsülin Direnci
Kan şekeri normal olsa bile açlık insülin seviyesinin yüksek olması, insülin direncinin erken bir göstergesi olabiliyor. Açlık insülininin 12’nin üzerine çıkması, vücudun şekeri kontrol altında tutmak için fazla insülin salgıladığını gösteriyor. Bu durum uzun vadede hem diyabet hem de kalp damar hastalığı riskini artırıyor. Özellikle diyabet tanısı olmayan bireylerde açlık insülin takibi büyük önem taşıyor.
Şah Damarı Kalınlığı ve Diğer Kritik Ölçümler
Kalp damar sağlığını değerlendirmede yalnızca kan testleri değil, bazı fiziksel ölçümler de yol gösterici oluyor. Şah damarının iç çeper kalınlığı olarak bilinen karotis intima-media kalınlığının 1 milimetrenin altında olması iyi, 0,8 milimetrenin altında olması ise ideal kabul ediliyor. Bunun yanı sıra bel çevresi erkeklerde 102 cm, kadınlarda 88 cm altında olmalı. Kan basıncının 125/80 mmHg altında seyretmesi de kalp sağlığı açısından olumlu bir gösterge.

Karaciğer ve Trigliserit Değerleri Ne Anlatır?
Karaciğer yağlanması ile ilişkili ALT ve AST oranları da kalp damar hastalığı riskine dair ipuçları veriyor. ALT/AST oranının 1,5 ve üzerine çıkması, yağlanma zemininde iltihaplanma geliştiğini gösterebiliyor. Trigliserit seviyesinin 150 mg/dL altında olması istenirken, 100’ün altı ideal kabul ediliyor. 500’ün üzerindeki trigliserit değerleri ise ciddi kalp damar riski anlamına geliyor.
Erken Kontrol Hayat Kurtarabilir
Bu testlerin ve ölçümlerin büyük bölümü normal sınırlarda ise kalp damar hastalığı riski de düşük kabul ediliyor. Ancak bir veya birkaçında sapma varsa, düzenli doktor kontrolü ve yaşam tarzı düzenlemeleri büyük önem taşıyor.
Sıla Solaklar VERİM
