Diyetisyen Betül Yolgiden, farklı renklerde sebze ve meyve tüketiminin besin çeşitliliğini artırdığını belirterek, günlük en az 5 porsiyon sebze ve meyvenin tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Mevsiminde ve taze ürünler seçmenin önemine dikkat çeken Yolgiden, beyaz ekmek yerine tam buğday, çavdar ve yulaf gibi tam tahıllı ürünlerin tüketilmesini önererek lif açısından zengin baklagiller, kepekli ürünler ve sebzelerin sindirim sistemini desteklediğini de sözlerine ekledi.
“AŞIRI YEMEK YEMEKTEN KAÇININ”
Şekerli içecekler, tatlılar ve paketli gıdaların sınırlandırılması gerektiğini belirten Diyetisyen Yolgiden, günlük tuz tüketiminin 5 gramı aşmaması gerektiğine dikkat çekti. Sağlıklı yağ tercihine de değinen Diyetisyen, tereyağı ve margarin gibi doymuş yağlar yerine zeytinyağı, ayçiçek yağı, ceviz ve avokado gibi sağlıklı yağların tüketilmesi gerektiğini vurguladı. Kızartma yerine haşlama, buğulama veya fırında pişirme yöntemlerinin tercih edilmesini tavsiye etti. Yeterli su tüketimi konusunda uyarılarda bulunan Yolgiden, kişisel ihtiyaçlara göre değişiklik göstermekle birlikte, günde en az 1,5-2 litre su içilmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca aşırı yemek yemekten kaçınılması, porsiyon kontrolünün sağlanması gerektiğini belirtti. Yavaş yemek yemenin tokluk hissini erken fark etmeye yardımcı olduğunu da ifade etti.

“ARA ÖĞÜNLER İHMAL EDİLMEMELİ!”
Kahvaltının atlanmaması gerektiğine dikkat çeken Diyetisyen Betül Yolgiden, ana öğünlerin yanında sağlıklı ara öğünlerin meyve, yoğurt, kuru yemiş mutlaka eklenmesi gerektiğini söyledi. Paketli, katkı maddeli ve raf ömrü uzun ürünlerin sınırlandırılması gerektiğini belirten Yolgiden, ev yapımı yemeklerin tercih edilmesinin önemine vurgu yaptı. Alkolün sınırlı tüketilmesi gerektiğini, aşırı kafein yerine ise bitki çaylarının tercih edilebileceğini aktardı. Yolgiden, Türkiye’de en yaygın beslenme hatasının beyaz ekmek ve hamur işi bağımlılığı olduğunu ifade etti. Beyaz ekmek, poğaça, simit ve börek gibi yüksek glisemik indeksli ve düşük lifli ürünlerin kan şekerini hızla yükseltip düşürdüğünü, bunun kilo alımı ve uzun vadede insülin direnci ile tip 2 diyabete yol açabileceğini belirtti. Ayrıca et, pilav ve makarnanın çok yaygın tüketildiğini ancak yeşil sebze, salata ve kuru baklagillerin yeterince tüketilmediğini söyledi. Bu durumun sindirim sorunlarına, kabızlığa ve bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olduğunu ifade etti.

ZAYIFLAMAK DA KİLO ALMAK DA BİLİNÇ İSTİYOR!
Zeytinyağlı yemek kültürünün varlığını sürdürmesine rağmen, pratiklik adına yemeklerin derin yağda kızartılması veya fazla tuz kullanılması nedeniyle hipertansiyon ve kalp hastalıkları riskinin arttığını belirten Yolgiden, Türkiye’de yaygın olan çay kültürünün zaman zaman su ihtiyacını tam karşılayamadığını söyledi. Özellikle gençler ve çalışan kesim arasında kahvaltının atlanması ve öğünlerin fast food veya hazır yiyeceklerle geçiştirilmesinin yaygın olduğunu dile getirdi. Son olarak en sağlıklı zayıflama ve kilo alma temposu hakkında bilgiler veren Betül Yolgiden, sağlıklı zayıflamanın kişinin kas kaybı yaşamadan, metabolizmasını yavaşlatmadan sürdürülebilir şekilde haftada 0,5 – 1 kilogram arasında olması gerektiğini belirtti. Sağlıklı kilo almanın ise kas kazanımını ön planda tutarak, sindirim sistemi zorlanmadan, haftada 0,25 – 0,5 kilogram artışla, ayda 1 – 2 kilogram arasında gerçekleşmesi gerektiğini aktardı.
Serpil ADAK
