Abana Belediyesi’nde uzun yıllar çalıştıktan sonra emekli olan Ahmet Çelik, evinin altındaki küçük bir alanı atölyeye çevirdi. Yaklaşık 5 yıldır burada çalışan Çelik, doğada atıl halde bulunan ağaç parçalarına yeniden hayat veriyor.
Topladığı dalları ve kökleri tamamen el emeğiyle şekillendiren Çelik; baston, abajur, sehpa ve biblo gibi ürünlerin yanı sıra kurt ve geyik gibi hayvan figürleri de yapıyor. Hazırladığı eserleri atölyesinde sergileyen usta, talep olması halinde ürünlerini satışa da sunuyor.
MARANGOZLUK MERAKI ÇOCUK YAŞTA BAŞLADI
Ahmet Çelik’in marangozlukla tanışması çocukluk yıllarına uzanıyor. Henüz 12-13 yaşlarındayken Halk Eğitimi Merkezi tarafından açılan ahşap el sanatları kursuna katılan Çelik, daha sonra babasının yanında çalışarak mesleğin inceliklerini öğrendi.
Belediyede çalışmaya başladıktan sonra marangozluğa uzun süre ara veren Çelik, emekliliğin ardından yeniden ahşapla buluştu.
Deniz kıyısında ve ormanlık alanlarda bulduğu ağaç parçalarını değerlendirdiğini belirten Çelik, çalışmalarında büyük makineler yerine el aletlerini tercih ettiğini söyledi.
Çelik, “Deniz kıyısındaki bir ağacı ya da ormanda bulduğum bir parçayı farklı objelere dönüştürmeye çalışıyorum. Makine kullanmıyorum. El takımları, zımpara ve el testeresi kullanıyorum. Bu nedenle ürünlerin ortaya çıkması uzun zaman alıyor” dedi.
ÜRÜNLERİNİ FUARLARDA SERGİLİYOR
Hobi olarak başladığı çalışmaların zaman içerisinde çoğaldığını anlatan Çelik, hazırladığı ürünleri festival ve fuarlarda da satışa çıkarmaya başladı.
El emeği ürünlere vatandaşların ilgi gösterdiğini belirten Çelik, fiyatların kimi zaman yüksek bulunabildiğini ancak isteyenlere kolaylık sağladığını ifade etti.
Çelik, yaptığı ürünlerin yurt dışına kadar ulaştığını belirterek, “İsteyene yarı fiyatına da veriyorum. O zaman satış oluyor. Daha dün Almanya’ya ürün gönderdim” diye konuştu.
14 YAŞINDA PARMAĞINI KAYBETTİ
Marangozluğun hayatında önemli bir yeri olduğunu anlatan Çelik, mesleğin zor taraflarıyla da küçük yaşta karşılaştı.
14 yaşındayken marangozhanede çalıştığı sırada bir parmağını kaybettiğini ifade eden Çelik, buna rağmen ahşaptan hiçbir zaman kopmadığını söyledi.
“Babamızdan öğrendik bu mesleği. 12 yaşımdan beri marangozlukla uğraşıyorum. Çıraklık yaptım, farklı yerlerde çalıştım. 14 yaşımda bir parmağımı marangozhanede kaybettim. Ağacın bende çok hatırası var” ifadelerini kullandı.
“ATÖLYEME GELİNCE HUZUR BULUYORUM”
Ahmet Çelik için marangozluk yalnızca bir gelir kapısı değil, aynı zamanda emeklilik hayatının en büyük tutkularından biri haline geldi.
Atölyesinde çalışırken huzur bulduğunu söyleyen Çelik, “Bir beklentim yok, hobi amaçlı yapıyorum. Para da kazanıyoruz ama burada asıl huzur buluyorum. Başımda bir usta ya da amir yok. Buradaki her şey benim. Ağaç da benim, makine de benim, yaptığım iş de benim. Mutluluk duyuyorum” dedi.
İHA